arşiv

0, 2015 için arşiv

Açık tenli, renkli gözlü ve çilli iseniz…

Salı, 29 Ara 2015 yorum yok

Türkiye’de tüm kanser türleri arasında 4’üncü sırada yer alan deri kanserlerinde, özellikle açık tenli, renkli gözlü ve çilli bir tene sahip olanların daha fazla risk altında oldukları kaydedildi. Yaşlı nüfusta görülen çoğalmayla birlikte güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasının deri kanserlerindeki artışı körüklediğini belirten Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Adana Araştırma ve Uygulama Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nebil Bal, son yıllarda bu kanser türünde yaklaşık yüzde 5 oranında artış görüldüğünü bildirdi.

Categories: Genel Tags: , , , , , ,

Pet şişeler yasaklanıyor!

Salı, 29 Ara 2015 yorum yok

Dicle Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hamdi Temel ve  doktora öğrencisi uzman Mustafa Abdullah Yılmaz Ortadoğu’da sadece Türkiye’de bulunan Lc ms ıt tof cihazı ile yaptığı araştırmalarda, pet şişelerde kanserojen içeren kimyasal maddeler olduğunu ortaya çıkardı. .Prof. Dr. Hamdi Temel, her gün kullanılan pet sulardan geçen polimer katkıların vücuda dahil olmalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını söyledi. Süper marketten alınan bir pet şişede ölçümleri yaptıklarını ifade eden Temel, “Chimassorb 81, Oleamide, Irgafos 168, kimyasal maddelerini burada gördük. Daha sonra güneş ışınlarına maruz kalan pet şişelerde yaptığımız inceleme de ise bu üç kimyasal maddenin yanında Antioxidant 2246 ve Butylated Hydroxytoluene maddelerini de rastladık” diye konuştu.

KATKI MADDELERİ VÜCUTTA DEPOLANIYORBu tip kimyasal maddelere ömür boyu maruz kalınacağından ötürü iç organların ciddi manada zarar göreceğini dile getiren Temel, “Biz bu katkı maddelerini vücudumuzda depolamaya başlayacağız ve bunlar belli bir oranda vücutta birikecek. Bunlar kimyasal katkı maddeleri olduğu için hücrelere çok büyük zarar verecektir. Chimassorb 81 böbreklerde ve akciğerlerde çok büyük bir tahrip yapıyor. Butylated Hydroxytoluene böbreklere, akciğerlere ve solunum sistemlerine çok büyük zarar veren maddeler. Chimassorb 81 fazla olduğunda bunu yüzünüzü yıkamada kullandığınızda yüzünüzün kuruduğunu, gözlerinizin yaşardığını hissedersiniz” şeklinde konuştu.Harvard Üniversitesi School of Public Health araştırmacıları, öğrenciler üzerinde yaptıkları inceleme ve araştırmalardan ise korkunç sonuçlar elde ettiler. Bu araştırmada; bir hafta boyunca plastik şişelerden su içen öğrencilerin idrarlarındaki incelemede BPA maddesinin yüzde 69 arttığı görüldü. BPA maddesi, dişilik hormonu östrojene benzeyen bir madde. Bu madde büyüme bozukluklarına, doğumsal kusurlara, kalp hastalıkları ile diyabet riski artışına sebep oluyor.PLASTİK ŞİŞELER NEDEN YASAKLANMALI? Pet şişeler hem sağlığa hem çevreye yönelik yüksek riskler içeriyor. Birçok Avustralya kasabası bölgelerinde pet şişe sularının satışını yasakladı. Çünkü; New York merkezli Doğal Kaynakları Koruma Konseyi (NRDF), her üç plastik şişe suyundan birinde sentetik organik kimyasallar ve bakteriler bulunduğunu açıkladı.Kanser hakkında çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Erkan Topuz  ise güneşte duran pet şişelerin kanser riskini arttırdığını söyledi. Erkan Topuz, Pet şişeler kesinlikle güneşte durmamalı. Aksi taktirde plastikteki maddeler suya geçiyor. Ekonomik nedenlerle bunlar plastikten yapılıyor, ama en sağlıklısı cam” ifadelerini kullandı. 

Categories: Genel Tags: , ,

‘Psikoterapi zaman kaybı mı?

Salı, 29 Ara 2015 yorum yok

Ceylan SEVER-Kurthan DEMİR / GAZETE HABERTÜRK

Eyüp Turhan Reyhan, 17 yaşında baş ağrısı ve mutsuzluk şikâyetiyle başvurduğu psikiyatrın ardından ‘40 yıl boyunca’ doktor doktor dolaşan ve tedavi olamadığını belirten bir kitap yazdı. ‘Bir Psikoterapi Mağdurunun Anıları’ isimli kitabında ‘terapi esnasında uyuyan doktor’ bile gördüğünü yazan Reyhan’ın kitabı geniş yankı uyandırdı. Kendisi gibi birçok mağdurun olduğunu belirten Reyhan’ın anlattıklarını uzmanlara sorduk. Beykent Üni. Psikoloji Bölümü Öğr. Üye. Prof. Dr. M. Kerem DOKSAT:‘SORUNLARI OLAN KİŞİLERİN GİTMESİ GEREKEN İLK ADRES PSİKİYATR OLMALI’

TEDAVI yönteminde de, psikiyatrın hastayı suiistimali de söz konusu olabilir. Bütün tedaviler aslında başlangıcına bakıldığında uydurmadır. Örneğin Aaron Beck’in ilk defa kendisinin uydurduğu kognitif bilişsel ve davranışsal psikoterapi… Bunu bütün meslektaşlarımız uyguluyor. Yalnız ben hayatımda 40 sene terapi gören biriyle karşılaşmadım. Kişi klasik psikanalizden geçmiş olabilir; bu tedavi de hiçbir işe yaramaz. Öyle bir meslek ki her türlü suiistimale açıktır. Sonuç olarak iki kişi arasında kapalı kapılar ardında yapılan bir tedavi. Sorunları olan kişilerin gitmesi gereken ilk adres psikiyatr olmalı. Lütfen insanların problemleri varsa önce psikoloğa değil, psikiyatra gitsinler.

Psikolog Dr. Vicdan YÜCEL:

‘HİÇBİR HEKİM HASTA HAKLARINI SUİSTİMAL ETMEZ’

BAZI hastalıklar ömür boyu dahi sürebilir. Diyabetik bir hasta “Ben 40 yaşına geldim artık tedavi olmayacağım” diyebilir mi? Hastanın uzun yıllar tedavi görmesi abes değildir. Önemli olan kitabı yazan kişinin kendini mağdur hissetmesi. Bilerek ve isteyerek hiçbir hekim hastanın haklarını suiistimal etmez. Tedavi yöntemi maalesef bir tane değil, birden fazla yöntem var. Aslolan burada kişinin nasıl bir probleminin olduğunu birkaç görüşmede uzmanın doğru anlaması lazım. Psikolojinin, klinik psikolojinin ve psikiyatrinin birçok yeni yöntemi var ve yöntemler durmadan gelişiyor. 1940’lı ve 1960’lı yıllar arasındaki zamanda hekimler az, hastalar ise çok fazlaydı. Biraz tanınıyorsanız talep de çok oluyor. Sabahlara kadar hasta baktığınız için hasta karşısında uyuklayabiliyorsunuz. Uyuklayan hekimin kim olduğunu biliyorum. Maalesef rahmetli olmuş birisi. Kendisinin uyuklama sebebi de muhtemelen budur.

Marmara Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemal SAYAR:

‘TERAPİST DE RUHSAL SORUNLAR YAŞIYOR OLABİLİR’

BIR psikoterapistin veya psikiyatri uzmanının kendisine acıları nedeniyle danışan bir insana kötü niyetle yaklaşarak onu suiistimal etmesi bekleyeceğimiz bir durum değildir. Genelde şifa mesleklerinde çalışanlar danışanlarına en iyi şekilde yardımcı olmaya çalışırlar. Ancak terapistin ilgisi, bilgisi, görgüsü, tecrübesi farklı ve yetersiz olabilir. Terapistin kendisi de ruhsal sorunlar yaşıyor veya sorunlu bir dönemden geçiyor olabilir. Ama bu mesleğin doğasında hayal kırıklığı da vardır. Terapist çok iyi niyetli olabilir fakat yine de karşısındaki insana yardımcı olamayabilir. Bazen danışanın beklentileri çok yüksektir ve terapist o beklentileri karşılayamaz. Iyi yürümeyen bir terapi ilişkisinde hem danışandan hem de terapistten kaynaklanan sorunlar olabilir.

Uzman Psikolog Alanur Özalp:

‘ZAMAN ZAMAN OLUMSUZLUK YAŞANIR’

‘Zaman zaman olumsuzluk yaşanır’ HER mesleğin icracılarında sorunlar olabilir. Onun için bir mesleği bazı olumsuzluklar üzerinden yargılamak doğru değil. Bu algının oluşmasında hem psikiyatrların hem de hastaların bazı yanlışları var. Bazen bir psikoloğa ya da terapiste gelmesi gereken zamanda gelmeyen hastalar var. Onun için hemen yargılayıcı olmamak lazım. Zaman zaman yaşanan olumsuzlukları biz meslek içerisinde duyuyoruz fakat onlarla ilgili meslek odaları yapılması gereken şeyleri yapıyorlar zaten.

             

Categories: Genel Tags: , , ,

Meğer sarışınlar daha şanslıymış…

Salı, 29 Ara 2015 yorum yok

. Doğal sarışınlarda saç teli sayısının kızıl veya koyu renkli olanlara göre daha fazla olduğunu söyleyen uzmanlar, saç dökülmesi yaşayan sarışınların esmerlere göre daha az endişelenmesi gerektiğini belirtiyor.

Dikkat o şehirde salgın var!

Salı, 29 Ara 2015 yorum yok

Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde son bir hafta içinde tam 11 bin 900 hasta, gribal enfeksiyon yüzünden acil servise başvurdu. Hastanede oluşan hasta yoğunlu nedeniyle, yatak kalmadı, bazı hastalara koridorda serum takıldı. Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde görevli doktor Talat Kardaş, “Günde ortalama 900 hastaya bakarken son bir hafta içinde grip salgını nedeniyle bu sayı bin 700’e çıktı, aşırı yoğunluk var” dedi. Grip salgınına karşı yapılan uyarılarda vatandaşlara soğuktan korunmaları ve bol bol sıvı tüketmeleri öneriliyor.

Categories: Genel Tags: , , , ,

Ünlü oyuncu hırsız çıktı!

Salı, 29 Ara 2015 yorum yok

GAZETE HABERTÜRK

Japonya’nın en sevilen komedi oyuncularından Kenichi Takahashi (44), Tokyo, Saitama ve Kanagawa şehirlerindeki yatılı kız okullarına tatil zamanı gizlice girerek kız öğrencilerin kıyafetlerini çalmakla suçlandı.

Evinden 70 bavul dolusu, kız öğrenci üniforması, bluz, etek ve iç çamaşırları çıkan Takahashi, sorgusunda “20 yıldır cinsel içgüdülerinin tatmin etmek için kullanılmış kadın kıyafetleri çaldığını, kendisini alıkoyamadığını” itiraf etti. Güvenlik kameraları görüntüleri komedyenin kendine ait bir kamyonet ile giysileri okullardan çıkardığını ortaya koydu. Takahashi’nin, 2010 yılında rol aldığı ‘King of Comedy’ dizisi yılın en iyi sit-com’u seçilmişti.

Categories: Genel Tags: , , ,

Çalmadan duramıyorlar

Salı, 29 Ara 2015 yorum yok

“Markete gittiğimde oradaki çikolataları çalmak için inanılmaz arzu duyuyorum. Bunun yanlış olduğunu biliyorum. Direniyorum, geriliyorum. Sonra çalıyorum ve müthiş rahatlıyorum. Ardından ise pişman oluyorum.””Çaldıklarımın hiçbir maddi değeri yok. Ivır zıvır, abur cubur vb. “”Ben hırsız değilim””Çalmak için plan yapmadım. Düşünmedim. Sadece çaldım.”Star Gazetesi’ndeki habere göre, bu sorun, kişinin ihtiyaç duymadığı halde, parasal değeri ile ilişkisiz olarak nesneleri çalma dürtüsünü engelleyememe halidir.Kişi, çalma davranışının olumsuz sonuçlarını bildiği, bu davranışının sonucunda sıkıntı, utanç duyduğu halde dürtülerine karşı koyamamakta, aynı şeyi tekrarlamaktadır.Engellenemez biçimde çalma dürtüsü olan kişi aslında çaldığı nesneyi alacak maddi güce genellikle sahiptir. Çalma davranışını planlamamış olabilir. Bu davranış genellikle aniden ortaya çıkar. Bu sorunda, çalma davranışı birinden intikam almak için yapılmaz.Bu soruna sahip kişiler bu durumdan utandıkları için ve bunun hastalık olduğunu bilmediklerinden çok az bir oranda tedavi arayışına girerler.KADINLARDA DAHA YAYGINÇalma hastalarının (kleptomanların) yaklaşık üçte ikisini kadınların oluşturduğu görülür. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmesinin nedeni, erkeklerin böyle bir durumda bu rahatsızlığa sahip olduklarının fark edilememesi ve bunun sonucu olarak hastaneler yerine cezaevlerine gönderilmeleri olduğu düşünülmektedir.Yakalanan dükkan hırsızlarının yüzde 5 ila 25‘inde kleptomani vardır. Kadınlarda 30-35 yaşlarından, erkeklerde 50-55 yaşlarından daha sık görülmektedir. Büyük çoğunlukla genç ergenlik döneminde başlayan, fark edilmez ise ve tedavi edilmezse uzun yıllar devam etme eğiliminde olan bir sorundur.HASTALIĞIN 3 TÜRÜ BULUNUYORAralıklarla çalıp, uzun süre buna ara verenler, bir süre boyunca çalıp bir süre ara verenler, hayat boyu çalanlar, Çalma Hastalığı (Kleptomani) tedavisi mümkün olan psikolojik sorunlar arasındadır. Her vakayı kendi içerisinde değerlendirmek önemlidir. Bu sorun dürtüsel bir bozukluktur ve altta yatan psikolojik sorunlar vardır.EŞLİK ETTİĞİ BOZUKLUKLARKlinik çalışmalar ve gözlemler çalma sorununun nerdeyse hiçbir zaman tek başına yaşanan bir durum olmadığını göstermektedir. Bu sorunu dile getiren kişilerde, dürtüsel çalma ile beraber psikiyatrik bir ya da birkaç sorunun olduğu görülür:• Depresyon• Takıntılar• Alkol ve uyuşturucu kullanımı• Cinsel işlev bozuklukları• Kişilik Bozuklukları• Dissosiyatif bozukluklar• Yeme bozuklukları• Kompulsif alışverişPROBLEME YOL AÇAN ETKENLERDürtüsel çalma, bazı kişilerde beyinle ilgili fiziksel rahatsızlıklar sonucunda da ortaya çıkabilmektedir:• Epilepsi• Beyin Atrofisi• Demans• Bazı tümörlerAHLAKİ DEĞİL KLİNİK DURUMErişkinlerde, dürtüsel çalma davranışında da çocukluk döneminde yaşanan travmatik deneyimler belirleyicidir.Bu sorunu yaşayan çocuklarda ve ergenlerde görülen belirleyici nedenler arasında da sorunun başlangıcından önce yaşanmış travmatik olayların ya da aile içinde yaşanmış olan şiddet, duygusal istismar, kayıp gibi travmatik durumların etkili olduğunu görürüz.Diğer taraftan, bir süredir devam eden ve halen varlığını sürdüren aile içi sorunların çalma davranışına yol açabildiğini gözlemleriz.Dürtü kontrolünü sağlayan ilaçların yanında psikoterapi girişimleri bu rahatsızlığı büyük oranda tedavi etmektedir. Önemli olan bunun ahlaki durum olmadığını, hastalık olduğunu bilip bir uzmana başvurmaktır.

Categories: Genel Tags: ,

Sigarayı ve alkolü bırakmak riski yüzde 50 azaltıyor

Salı, 29 Ara 2015 yorum yok

Ceyda ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK

“Baş-boyun kanserli birçok hasta tedavinin kozmetik sonuçlarından korktukları için hekime başvurmuyor ve tedaviye geç kalıyor.” Bu sözler Baş ve Boyun Kanserleri Derneği Kurucu Üyesi ve Medical Park Bahçelievler Hastanesi Radyasyon Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Berrin Pehlivan’a ait. Doç. Dr. Pehlivan, “Bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında hem cerrahi hem de radyoterapide uyguladığımız güncel yöntemler, hastalarımızı fonksiyonel ve kozmetik açıdan üzmeden tedavi etmemizi sağlıyor” diyor. Sigara ve alkol alışkanlıklarından vazgeçilmesiyse hastalığın görülme sıklığında yarı yarıya azalma sağlıyor.

Çocuk kitapları nasıl seçilmeli?

Salı, 29 Ara 2015 yorum yok

HABERTURK.COM / SAĞLIK SERVİSİ

Her ne kadar çocuk kitapları çocuklar için alınsa da tercihi yapacak kişi yetişkinlerdir. Bundan dolayı yayın evleri, görsellik kısmını ebeveyne hitap edecek tarzda pazarlama stratejileri geliştirirler. Bir kitabın çocuğun gelişim dönemlerine katkı sağlayabilmesi için başlıca pedagojik kriterlere ihtiyaç duyulur.

Categories: Genel Tags: , , ,

CHP li Bakırköy Belediyesi nde büyük vurgun

Pazar, 27 Ara 2015 yorum yok

ERCAN ÖZTÜRK  Bu satış çok konuşulur. Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu ile CHP Meclis Başkanvekili Ali Rıza Akyüz, bir arazinin satışı yüzünden birbirine girdiler. Mülkiyeti 1 yıl sonra tamamen Bakırköy Belediyesi’ne geçecek olan arazi 1970 yılından beri burayı kullanan Ecmel Sarıalioğlu’na devredildi. Bilirkişi tarafından metrekare bedeli 4 bin lira olarak belirlenen arazi 60 milyona satıldı.   ACEMİLİĞİMDEN FAYDALANDI  Sarıalioğlu devirden iki hafta sonra arsayı 150 milyon liraya vakıf üniversitesine sattı. Başkan Kerimoğlu Ben bu işlerde acemiyim. Bu işleri bilen Ali Rıza Akyüz tarafından kandırıldım dedi. Kerimoğlu’nun sözlerine karşılık Akyüz, Ben arsayı alan kişiyi başkana götürdüm. Bu araziyle ilgili belgelerin hepsinin inceletilmesini söyledim. Benim ne çıkarım olabilir diye konuştu. SATIŞTA BENİM İMZAM YOK  AKŞAM’a açıklamalarda bulunan Akyüz, Ben Başkan Kerimoğlu’na, ‘Emlak İstimlak ve Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde buranın evveliyatıyla ilgili belgeler vardır. Oradan araştıralım’ dedim. Bu satışta benim imzam yok. Kerimoğlu’nun imzası var diye konuştu. 

Categories: Genel Tags: , , , , , ,