arşiv

0, 2016 için arşiv

Obezite kontrol edilirse kanser azalır

Cuma, 08 Oca 2016 yorum yok

Obezite, Türkiye’de ve tüm dünyada pek çok kronik hastalığa yol açarak yaşamı tehdit eden önemli bir sağlık sorunudur. Pek çok kronik hastalığın en önemli nedeni olan aşırı kiloların kontrol altına alınması, yalnızca estetik değil sağlık açısından da gereklidir.”Kilosunu kontrol altında tutan bir kişinin hayatını kontrol altına alabileceği” görüşünden yola çıkan Kilo Kontrol Merkezi uzmanları, obezite ameliyatı olmuş hastalar ile cerrahiye aday kişilerle bir araya geldi. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alihan Gürkan ve Op. Dr. Tolgay Akın, Op. Dr. Halis Müşfik Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Berna Ertuğ, tarafından, aşırı kilo alımının nedenleri ile tedavi yollarını masaya yatırıldı. Toplantıda, aşırı şişmanlık tedavisinde hangi hastanın nasıl bir tedaviden en yüksek oranda yararı görebileceği değerlendirildi. Cerrahi sonrası kilo vermiş ve yaşamları değişmiş hastalar, katılımcılarla deneyimlerini paylaştı.

Categories: Genel Tags: , , , ,

KOAH tan korunma yolları

Cuma, 08 Oca 2016 yorum yok

Solunum yollarını tutan KOAH, nefes darlığı, hırıltılı solunum, nefes verirken ıslığa benzer ses, göğüste baskı hissi ve öksürük gibi belirtiler verir. Astım ya da bronşitle karıştırılabilen bu hastalık önlem alınmadığı takdirde ölüme bile neden olabilir.KOAH,

Birincil nedeni sigara ve duman içerikli maddeler olan KOAH, özellikle sonbahardaki sıcaklık değişimleri ve hava kirliliği nedeniyle çok daha fazla görülür.Aşılarınızı olun: Henüz grip aşısı yaptırmadıysanız mutlaka yaptırın. Ayrıca 5 yılda bir zatürre aşısı olun. Özellikle hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde dışarı çıkmayın: Kirli hava bozuk olan hava yolu sisteminin koruma mekanizmalarını aşarak etkilenmesine ve hastalığın alevlenmesine neden olur.

Sigarayı bırakın: Sigarayı ve her türlü tütünlü mamülü hayatınızdan çıkartın. Bu ürünler KOAH’ın birincil nedeni.Hasta bireylerden uzak durun: Alt ve üst solunum yolları bulaşıcı olup, mikroplar hasta bireylerin öksürüp hapşırmasıyla etrafa yayılır. Nefes alıp verirken de bu mikroplar ya da virüsler hastalığın size geçmesine neden olabilir. Alt solunum yollarına inerek durumunuzu ağırlaştırabilir.El temizliğinize ve hijyene önem verin: Hasta insanlar öksürürken ya da hapşururken ellerini kullanır. Tokalaştığınız ya da hasta kişinin eşyalarını kullandığınız zaman virüsler ellerinize bulaşır ve fark etmeden ellerinizi ağzınıza götürerek hastalığa yakalanabilirsiniz. Bu nedenle ellerinizi sık sık yıkayın.Grip ya da soğuk algınlığı gibi bir hastalığa yakalandığınızda ihmal etmeyin ve mutlaka bir doktora başvurun: Sağlıklı bireylerde hafif atlatılabilen bu hastalıklar mevcut hastalığı kötüleştirebiliyor. Zaman zaman hastaneye yatış gerektirebiliyor. Hatta daha da kötüsü hastalığı ağır olanlarda ölüme bile neden olabilir.Beslenmenize özen gösterin: Dengeli beslenin ve az sıvı tüketin. Bira, şarap, karides, kuru meyve ve işlenmiş patates gibi bazı sülfidli yiyecek ve içecekler astım ataklarına neden olabilir. Eğer böyle bir durum söz konusu ise bu gıdalardan uzak durun. Ayrıca gaz yapan yiyecek ve içecekler de nefes darlığı şikayetini artırabilir. Tıka basa yemek yemeyin ve sık beslenin.

Dışarı çıkarken dikkatli olun: Soğuk ve rüzgarlı günlerde ağız ve burnunuzu bir atkıyla kapatın. Sayet astım hastasıysanız Polen ve küf alerjiniz varsa, polen ve küf düzeylerinin yüksek olduğu zamanlarda sokağa çıkmamaya çalışın Hava raporlarını takip edin.

Categories: Genel Tags: , , ,

Lahmacuna kıyma ayarı

Cuma, 08 Oca 2016 yorum yok

Yozgat Lokantacılar ve Kahveciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Coşgun, tüketicilerin şikayeti üzerine Türk Stardartları Enstitüsü tarafından lahmacundaki protein değeriyle ilgili düzenleme yapıldığını kaydetti.

Düzenleme kapsamında lahmacundaki protein oranının da yüzde 4’ten 6’ya yükseleceğini ifade eden Coşgun, bu sayede artık vatandaşların soğan ve baharat karışımı yerine kırmızı eti bol lahmacun yiyebileceğini belirtti.

TSE’nin düzenlemesiyle lahmacunda et oranının yüzde 25’ten yüzde 35’e çıkarmasıyla “bol soğanlı az kıymalı lahmacun” devrinin kapandığını ifade eden Coşgun, şunları söyledi:

“TSE’nin bu kararıyla Türk mutfağının en lezzetli tatlarından lahmacunda yeni bir dönem başladı. TSE tarafından belirlenen standartlar çerçevesinde lahmacun harcındaki kırmızı et oranı, yüzde 25’ten yüzde 35’e çıkarıldı. Böylelikle bol soğanlı az kıymalı lahmacun devri kapandı. Bol soğan ve yeşillikle yapılan lahmacunların yerini kıyması bol lahmacunlar aldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerinin yapacağı denetimlerde, standartların altında üretim yapan işletmelere 14 bin 700 lira ceza kesilecek. Düzenleme çerçevesinde, lahmacundaki protein oranı yüzde 4’ten yüzde 6’ya yükselecek. Yılda ortalama 3,5 milyar adet tüketildiği tahmin edilen lahmacunla ilgili yapılan düzenlemeyle artık herkes kafasına göre lahmacun yapamayacak.”

“Lahmacun, lahmacun gibi olacak”

İşletmesinde lahmacun üreten restoran sahibi Zafer Özışık, önceden haksız rekabet oluştuğunu kaydederek, “Biz restoranımızda yüzde 35 et oranını uyguluyorduk. Bu uygulama çok iyi oldu. İnsanlar artık sadece soğan ve baharat karışımı yemeyecek. Şimdi lahmacun, lahmacun gibi olacak. Bizim isteğimiz, bunun denetimini yapacak olan kuruluşların denetimlerini sıkı yapması. Herkes yüzde 35 et oranına uysun, vatandaş afiyetle lahmacununu yesin” ifadelerini kullandı.

Categories: Genel Tags: , ,

Sjörgen Sendromu nedir?

Cuma, 08 Oca 2016 yorum yok

En belirgin özeliği ağız ve göz kuruluğu. Zamanla ise halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, eklem ağrıları gibi çok farklı belirtiler verebiliyor. Sjörgen Sendromu adı verilen ve otoimmün sistemin kendi kendine saldırısı ile oluşan bu hastalık iltihaplı romatizmal hastalıkların bazı tipleri ile birlikte oluşabiliyor.44 yaşındaki Habibe Varol, bundan 10 yıl önce tanışmış bu hastalıkla. Yaşadığı sıkıntılı süreci paylaşan Habibe hanım,” Yaklaşık 10 yıl önce yorgunluk belirtileri ile başladı hastalığım. Ağzım, dudaklarım, gözlerim kuruyordu ve çok çabuk yoruluyor, halsiz ve bitkin düşüyordum. Zamanla çok şiddetli eklem ağrıları eklendi ve neredeyse ayakta duramaz oldum. Eklemlerimde şişlikler oluştu ve kolumu bacağımı kullanamaz oldum. Bu süre zarfında İltihaplı romatizma tanısı kondu ve çeşitli tedaviler başlandı ancak sonuç alınamadı. Gerçekten yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir rahatsızlık. Rahatsızlığımın tam adı Sjörgen Sendromu. Telaffuzu bile zor ama insan başına gelince hastalığı ile ilgili araştırma yapmayı da öğreniyor. Ben de yıllarca hep internetten konu ile ilgili araştırma yaptım, her şeyi takip etmeye çalıştım. Bağışıklık sistemini direkt etkileyen bir hastalıktı. Bağışıklık sistem tedavisini de denemeye kadar verdim. Bağışıklık sistemimi olumsuz etkileyen nedenlere dair pek çok testler yapıldı, gıda intoleransım çıkarıldı, şeker arandı. Çıkan sonuçlar doğrultusunda bana uygun bir beslenme programı, vitamin ve mineral destekleri ile bağışıklık sistemimi güçlendirmeye yönelik bir program başlatıldı. İlk aylarda ataklarım devam etti, fakat 3’üncü aydan itibaren halsizlik, yorgunluk gibi belirtiler ortadan kalkmaya başladı. Merdivenleri rahatlıkla inip çıkmaya başladım. Daha ileriki süreçte göz kuruluğum da azalmaya başladı. Bu süreçte aile olarak seferber olduk. Beslenme programım çok önemli, bu yüzden onlar da buna çok dikkat ediyor, hatta beslenmemde balık olduğu için eşim kendi elleri ile balık tutup getiriyor. Bağışıklık sisteminin toparlanması için 2-3 yıllık uzun bir sürecim olduğunu doktorum da bana izah etti. Ama motivasyonum çok yüksek, başaracağıma inanıyorum” dedi.İltihaplı romatizmal hastalıklarda, hastaların bağışıklık sistemini gözden geçirerek bunu onarmaya yönelik girişimlerle, hastanın yaşam kalitesini arttırmanın mümkün olabileceğini ifade eden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ülkü Görmez “Önce tüm diğer hastalıklar gibi bu hastalığın da nedeni araştırılmalıdır. Araştırırken ayrıntılı immünite analizi, insülin direnci, gizli şeker, D vitamin düzeyi, bağırsak mantarı varlığı ve Tiroidler hakkında araştırmalar yapılabilir. Bu doğrultuda da kişiye özel bir program doğrultusunda beslenme şekli düzenlenerek vitamin ve mineral takviyeleri ile bağışıklık sistemi desteklenebilir. Bağışıklık sistemini onarmaya yönelik program kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 2 yıl gibi bir disiplin gerektirir. Hasta uyumu önemli bir kriterdir.” dedi.

Categories: Genel Tags: , ,

6 adımda hafızanızı güçlendirin!

Cuma, 08 Oca 2016 yorum yok

Bir şeyi hatırlayamadığınızda yaşadığınız ‘Acaba yaşlanıyor muyum?’, ‘Yoksa Alzheimer mi oldum?’ endişelerini artık bir kenara bırakın. Aslında unutkan değilsiniz. Sadece hafızanız zayıflamıştır. Uzmanlar, günlük hayattaki stres, depresyon ve endişe gibi nedenlerin hafızamızı zayıflattığını söylüyor.Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak, hafızası yerinde olan birçok sağlıklı insanın neden unutkanlık sorunu yaşadığını, hatırlama güçlüğü çektiğini bilimsel açıdan şöyle açıklıyor:

Categories: Genel Tags: , , ,