arşiv

0, 2016 için arşiv

Baş Ağrısı Geçirme Yolları

Çarşamba, 29 Haz 2016 1 yorum

İLAÇ KULLANMADAN BAŞ AĞRISI NASIL GEÇER ?

1- BAŞ AĞRISI İÇİN DOĞAL ÇÖZÜMLER

Bazen baş ağrılarının sebebi vücudunuzun yeterince su almamış olmasıdır. Bu nedenle , başınız ağrıyorsa, ilk yapmanız gereken şey bol bol su içmektir. İlla susamayı beklemeyin, kafeinli içeceklerden uzak durun ve vücudunuzun su seviyesini yüksek tutun.

Baş ağrılarının bir başka nedeni de duruş bozuklukları ya da boyun ve omuzlardaki gerilmeler olabilir. Bu durumlarda, basit egzersizler işinize yarayacaktır. Boynunuzu çevirme ve omuz egzersizlerini deneyin. Ayrıca gün boyu oturduğunuz koltuğunuzu daha rahat olanıyla da değiştirebilirsiniz.

İlaç kullanmadan baş ağrısını geçirmenin yolları www.ilgincbirbilgi.com 1

Başınız ağrıdığında baskı uygulayabileceğiniz bir nokta, işaret parmaklarınız ve baş parmaklarınız arasında kalan eklem noktalarıdır. Bu  noktaya baş parmağınız ve işaret parmağınız ile uygulayacağınız baskı baş ağrınıza iyi gelecektir. Ayrıca orta parmaklarınızı iki kaşınızın bittiği noktalara koyun ve o kısımdaki hafif yuvarlak boşluklara yerleştirdiğiniz parmaklarınızla, yavaşça daireler çizin. Daireleri önce bir yöne, sonra tam tersi yöne uygulayın. Bu hafif masaj tekniği de başınızın ağrısına oldukça iyi gelecektir.

Burnunuzun hemen üzerindeki dokuyu orta parmağınızı bir gözünüze başparmağınızı da diğerine yakın bir şekilde yerleştirerek sıkın. Yavaşça yukarıya doğru ittirin, böylece kaşlarınızın kenarlarında basıncı hissedeceksiniz ve baş ağrınız hafifleyecektir.

Strese bağlı bir baş ağrısı yaşıyorsanız

Eğer strese bağlı baş ağrınız varsa, yastığınıza bir kaç damla lavanta yağı damlatıp, uyumayı deneyin, bu yöntem işe yarayacaktır. İş veya ofis gibi bir ortamdaysanız, stresinizi azaltmaya çalışın. Gün boyu aç kaldığınız, uykunuzu alamadığınız yada gün içinde normalden fazla iş yaptığınız için başınız ağrıyorsa, bu strese bağlı oluşan baş ağrısı demektir. Kendinize daha çok vakit ayırın ve yavaşlamaya çalışın.

Migrene dayalı bir baş ağrısı yaşıyorsanız

Baş ağrınız migrene dayalı bir ağrı ise, karanlık ve sessiz bir odada yatarak krizi atlatmayı tercih edin. Dinlendiğiniz ortam stres ve gerilimden uzak bir ortam olsun. Bulunduğunuz yerin havadar olmasına özen gösterin. Ağrıdan dolayı ışığa karşı duyarlılığınız arttıysa mutlaka karanlıkta dinlenin.

Sıcak duş, vücudunuzda gevşeme hissi yaratır. Duşa giremiyorsanız, ayaklarınızı sıcak su dolu bir kapta bekletin. Ardından su ılık olana kadar soğuk su ekleyin. Ayak banyosundan sonra çorap giyin ve dinlenmek üzere tekrar yatın. Beyinde yükselen kan akışı bu şekilde ayaklara aktarılır ve baş ağrısı sona erebilir.

Şayet kendinizde güç buluyorsanız, açık havada yürüyüş yapmak da baş ağrısına iyi gelir.

2- BAŞ AĞRISI İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜMLER

Uzmanlar özellikle baş ağrısı konusunda hastaların kesinlikle ilaca sarılmamalarını öneriyor. Ufak bir baş ağrısı için dahi ilaç kullanılması bunu ilerleyen dönemde bir bağımlılık haline getirebilir. Peki baş ağrısı ilaçsız nasıl geçer ? İlaç kullanmadan baş ağrısını geçirmenin bir diğer yolu ise bitkilerden faydalanmaktır.

Baş ağrısına iyi gelen bitkiler şu şekilde sıralanabilir :

İlaç kullanmadan baş ağrısını geçirmenin yolları www.ilgincbirbilgi.com 2

Kedi Otu : Yatıştırıcı ve sakinleştirici etkisi ile bilinen kedi otu, baş ağrısı için de yararlı bir bitkidir. Günümüzde bir çok tablet, hap ve bitki özlü çay içerisine de katılan bu bitki çeşidi rahatsızlığın yatıştırılabilmesi adına başvurulabilecek başlıca bitki türlerinden biridir.

Sarı Kantaron : Özellikle doğal anti-depresan olarak bilinen bu bitki türü moral bozukluğu, motivasyon eksikliği, vb. semptomlara karşı etki eden ilaçların içerisinde kullanılmaktadır. Baş ağrısı açısından rahatlatıcı bir etkiye sahip olan sarı kantaron çay formunda tüketilebilir.

Zencefil : Baş ağrıları için yararlanılabilecek diğer bir bitki çeşidi ise zencefildir. Diğer bitkisel içeriklerden farklı olarak zencefil baş ağrısını geçirmek değil de önlemek amacıyla kullanılabilir. Mide sancıları için de oldukça yararlı bir bitki türüdür.

Nane : Nane, baş ağrısı için çay şekilnde değil de yağ olarak kullanılmalı, ağrıyan noktalara yüzeysel şekilde, sürülerek uygulanmalıdır. Bilimsel bir kanıtı olmasa da bu uygulama şeklinin rahatlatıcı bir etkisi olduğu iddia edilmektedir.

Baş ağrısına iyi gelen bitki çayları

Lavanta, melisa ve papatya gibi sakinleştirici etkisi bulunan çaylar sinirleri yatıştırır, kasları rahatlatır ve stres nedeniyle oluşan baş ağrısına iyi gelir. Bunlar en çok kullanılan bitiler olmasına karşın sizin en uygun çayı yada karışımı bulmak için bir kaç bitkiyi denemeniz gerekebilir. Ancak bu çayları günde 2-3 bardaktan fazla tüketmeniz tavsiye edilmez.

İlaç kullanmadan baş ağrısını geçirmenin yolları www.ilgincbirbilgi.com 3

Migrene dayalı bir baş ağrısı yaşıyorsanız

Tam nedeni bilinmemekle birlikte beyni çevreleyen damarların daralması sonucu oluştuğu söylenen migren ağrıları ışık hassasiyeti, bulantı, terleme ve görme bozuklukları gibi diğer belirtilere yol açabilir. Migren ağrısı için tavsiye edilen zencefil çayı ağrıların hafiflemesine yardımcı olacaktır. Ancak düzenli olarak migren ilacı kullanıyorsanız zencefil çayı bu ilaçlarla etkileşime geçebileceğinden önce doktorunuza danışmalısınız.

Sinüse dayalı bir baş ağrısı yaşıyorsanız

Takımyıldızlar ve Özellikleri

Pazartesi, 27 Haz 2016 yorum yok

Gece gökyüzüne baktığımız zaman üçgen, kare veya haç şekline benzeyen, çok farklı özelliklerde olmalarına karşın, beraberlermiş gibi görünen kümeler halinde parlak yıldızları görürüz. Bu kümelere takımyıldız denir. Örneğin Büyükayı takımyıldızı yedi yıldızın bir araya gelmesiyle oluşmuştur.

Gezengenlerden farklıdırlar. Gezegenler ışıklarını güneşten alırlarken, yıldızlar güneşimiz gibi kendi kendilerine ışık verirler.

8564_1Binlerce yıldır insanlar bu yıldızları, çeşitli cisimlere, hayvanlara ve mitolojik kahramanlara benzettiklerinden değişik isimlerle adlandırmışlardır. Aslında şekilleri ile isimleri arasında çok da fazla benzerlik yoktur. Gökyüzündeki yerlerinin belirlenmesi açısından kolaylık sağlamaktadır. Büyük bir bölümünün isimleri en az 2000 yıl öncesinde Yunanlılar ve Romalılar tarafından konulmuştur ve günümüzde de hala kullanılmaktadır. Ayrıca Çinli ve Arap gökbilimcilerin adlandırdığı takımyıldızlar da bulunmaktadır. Eski adların çoğu Kuğu, Boğa gibi hayvanlardan, Andromeda ya da Perseus gibi Yunan mitolojisi karamanlarından esinlenilerek konulmuştur. Günümüzde ise Saat, Mikroskop gibi isimler kullanılmaktadır.

Gökyüzünü kaplayan 88 takımyıldızı vardır. Bunların yarısı kuzey yarımküreden, diğer yarısı da güney yarımküreden görülebilirler. M.S. 2. Yüzyıl başlarında yaşamış, astronomi ve matematik alanında araştırmalar yapmış olan Yunanlı astronom Batlamyus, Almagest adlı kitabında 48 takımyıldız adı saymış, o tarihten beri bunlara 40 takımyıldız daha eklenmiştir.

8564_2Gökbilimciler hayali sınır çizgileri ile takımyıldızlarının alanlarını belirlemişler ve resmi olarak Latince kelimelerle isimlendirmişlerdir. Yeryüzünden bakıldığında kümeler halinde gördüğümüz takımyıldızlarını oluşturan yıldızlar aralarında aslında çok büyük uzaklıklar vardır. Gerçek bir takım değildirler. İzdüşümleri sanki beraberlermiş gibi görünmelerini sağlar. En büyük takımyıldızı Hydra (Su yılanı), en küçüğü Güney Haçı’dır. En parlak takımyıldızları Büyük Ayı ve Orion (Avcı), en sönüğü ise Mensa (Masa)’dır.

Bazı takımyıldızlarının görülebilmesi saate, mevsime ve konuma bağlıdır. Örneğin kuzey yarımkürede takımyıldızlarının en rahat görülebileceği zaman kış geceleridir. Takımyıldızların bazıları, mesela Güneyhaçı kuzey yarımküreden, Büyükayı da güney yarımküreden görülemez.

Eski zamanlarda insanlar takımyıldızları sayesinde yönlerini buluyorlar, gidecekleri yer ve mesafe hakkında önsezi sağlıyorlardı. Özellikle dünyanın ekseni ile hemen hemen aynı doğrultuda ve gün boyunca yer değiştirmeden duran Kutup Yıldızı’nın gösterdiği yön kuzeydir ve sadece kuzey yarımküreden görülebilir.
Kaynakça:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tak%C4%B1my%C4%B1ld%C4%B1z

Categories: Genel Tags:

Sporda Sık Karşılaşılan Eklem Sakatlanmaları Nelerdir?

Cumartesi, 18 Haz 2016 yorum yok

Sporda ayak bileği, diz ve omuz eklemi sakatlanmaları can sıkıcı sağlık sorunları yaratır. Bununla beraber el eklemleri ve dirseklerde de sakatlanmalar oluşabilir. En az kalça eklemi sakatlıkları görülmesine karşın burada sorunlar daha ciddi olabilir.

Eklem hasarları çoğu zaman komplike sakatlıklar karakterindedir. Örneğin ön çapraz bağ zedelenmeleri ve meniscus yırtıkları birlikte oluşabilir. Öte yandan eklem çevresindeki bağ yaralanmaları ile birlikte hursalar, eklem kıkırdağı ve benzeri dokular zarar görebilir.

Eklem sakatlanmalarında iyileşme uzun bir zamana yayılır. Sporcu açısından antrenman ve karşılaşmalardan uzak kalmanın yol açacağı performans kaybı, sakatlığın kendisinden çok sorun yaratır.

Sporda Sık Görülen Eklem Sakatlanmaları

8563_meniskusMeniskus yaralanması: Futbolla ve sporla özdeşleşmiş bir sakatlanmaymış gibi görülmesine karşın ev hanımlar, dâhil her kesimden insanda görülebilir. Futbolda kramponlar ayağın yere iyi tespitini sağlarlar ancak bu nedenle menuskuslara binen yük artar. Meniskus yırtıkları bacak sabitken dizin rotasyona zorlanmasıyla gerçekleşir. Daha çok iç meniskus “kova sapı yırtığı” tarzında zarar görür. Ön çapraz bağ yırtıklarına çoğu zaman meniskus yırtıkları eşlik eder.

8563_patellaPatella çıkığı: Büyüme çağında gençlerde travma ya da kontrolsüz zorlama ile patellanın yana kaymasıdır. Şiddetli ağrı ve deformite gözlenir.

Diz Burkulması / Bağ yaralanmaları: Ayak bileği sakatlanmalarında olduğu gibi hasarın derecesine göre sınıflandırılır.

Hafif sayılan birinci derece burkulmalarda bazı lifler hasar görmüştür. ikinci derece orta hasarlarda yırtılan lif sayısı daha fazladır. Hareket kaybı vardır. Üçüncü derece ağır yaralanmalarda bağlarda tam kopma olur.

Ayak bileği burkulması: Basketbol, futbol başta olmak üzere voleybol , güreş, judo vb. spor dallarında ayak bileği burkulmaları görülür. calcaneofibular bağ’ interosseus talocalcaneal bağ ya da anterior talocalcaneal bağlar zedelenebilir. Birinci derece burkulmalar hafif, ikinci derecede olanlar orta ve üçüncü derecedekiler ağır burkulma olarak sınıflanır.

Bir sporcu için burkulmalardaki en dramatik yan ayak stabilitesinin bozulmasıdır. Bu nedenle tekrarlayan ayak bileği burkulmaları “bir burkulma, hep burkulma” şeklinde tanımlanır. Burkulmalara bazen çıkık ve kırıklar eşlik edebilir. Çıkıklarda calcaneus ve talus kemikleri arasındaki eklem yüzü zarar görebilir. Burkulmaların tedavisi ve rehabilitasyonu tamamlanmadan sahaya dönülmemelidir.

8563_omuz_cikigiOmuz Çıkığı: Humerus başının omuz eklem yuvası dışına çıkmasıdır. Kol açık pozisyonda iken olan düşme ve diğer zorlamalarla oluşur.

Akromioclavicular ayrılma / Seperasyon: Judo, güreş, futbol gibi sporlarda omuz üstüne düşme sonucu acromioclavicular eklem bağlarında kopma oluşabilir. Sporcu ani şiddetli ağrı duyar. Omuzda deformite görülür. Hareket kaybı olur.

Dirsek Çıkığı: Dirsek kemiğinin humerusla olan eklem bütünlüğünün bozulmasıdır. Güreş ve judo gibi temas sporlarında, daha çok genç sporcularda görülür.

Kayakçı Başparmağı ve Diğer Parmak Yaralanmaları: Başparmakta metacarpophalangeal eklemde bir veya daha çok bağın gerilmesi bazen de kopmasıdır. Kayakçılarda düşmeler sırasında başparmağın batona takılması ile gerçekleşir. Çeşitli top oyunları ve elin sık kullanıldığı sporlarda parmak eklemi yaralanmaları görülebilir.

Omurga Eklem Yaralanmaları: Belirli yükler altında omurgaya ve disklere binen stres inanılmaz değerlere ulaşabilir. Diskler vertikal yüklere karşı yüksek direnç gösterirken rotasyonel streslere aynı oranda karşı koyamazlar. Omurgayı rotasyona zorlayan sportif tekniklerde disk hasarı riski her zaman daha fazladır. Halterciler silkme ve koparma diye bilinen teknikleri uygularken omurgayı koruyamazlar ise disk kayması denen tablo ortaya çıkabilir. Güreşçilerde boyun bölgesinde, kayakçılarda, futbolcularda v.d bel disklerinde benzer sorunlar oluşabilir.

Categories: Genel Tags: