arşiv

0, 2018 için arşiv

Çukur’da ‘Beyefendi’ geri mi dönüyor?

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Show TV’de yayınlanan ‘Çukur’de ‘beyefendi’ karakterine hayat veren ve geçtiğimiz günlerde fenomen yapıma veda ettiği haberleriyle gündeme gelen usta oyuncu Burak Sergen’in dönüş sinyali, dizinin hayranlarını heyecanlandırdı.

Posta Gazetesi’nden Mesut Yar’ın, “Beyefendi Dönüyor mu?” başlıklı yazısı şöyle:

“Çukur (Show TV) dizisinde ‘beyefendi’ karakterini oynayan Burak Sergen’le lafladık. Karakterin ölümünü biraz havada bulduğumu söyledim. Burak Sergen, o müstehzi gülüşü dudağının kenarına yapıştırarak, ‘Belki de bir sondan bahsetmemeliyiz’ dedi.

Vallahi şimdi ben bu açıklamadan hareketle ne fanteziler çıkartırım, bilemiyorum. Ama belli ki yeni sezona gümbür gümbür giriş vizesi alan Çukur her bölümde yaptığı gibi gelecek bölümlerde de seyirciyi ters köşeye yatırmaya devam edecek. Dur bakalım hayırlısı.”

Categories: Genel Tags:

Efsaneleşen fotoğrafı çeken gazeteci o anları anlattı

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Ağır silahlarla saldıran İsrailli askerlere karşı sapanını salladığı fotoğraflarla hafızalara kazınan 29 yaşındaki Fadi Ebu Salah, 2008 yılında İsrail’in gerçekleştirdiği hava saldırısında iki bacağını kaybetti. Buna rağmen hayata sarılan ve çevresine moral kaynağı olup güç veren Fadi Ebu Salah, her gün eşi ve 4 çocuğuyla motosikletine atlayıp, Han Yunus kentinin doğusundaki İsrail sınırına gitti. Burada eylemciler için kurulan çadırları ziyaret edip, Filistin’in haklı davasını yılmadan anlattı.

FİLİSTİN MÜCADELESİNE SİMGE OLDU

O kareyi çeken ve Salah’la tanıştığını söyleyen Reuters foto muhabiri İbrahim Ebu Mustafa, bu acıklı portreyi şu sözlerle anlattı: “Bu sabah bir tanıdığıma selam verdim, günün sonunda adamın cenazesindeydim.”

BM: İKİ BACAĞI YOK NASIL TEHLİKE YARATIR?

Birleşmiş Milletler, İsrail’in Gazzelilere karşı güç kullanımını önceki gün kınadı. Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları Sözcüsü Rupert Colville, Cenevre’de, “çitlere yaklaşmanın vurulmak anlamına gelmemesi gerektiğini” belirterek, “Gazze’de herhangi birinin vurularak öldürülebileceği görülüyor” ifadesini kullandı. Tekerlekli sandalye ile eylemler sırasında aldığı yaralara dayanamayarak yaşamını yitiren Fadi Ebu Salah’ı hatırlatan Colville, “İki bacağı da olmayan bir adam, büyük ve iyi korunmuş bir çitin arkasından ne kadar büyük bir tehdit ifade ediyor olabilir?” diye tüm dünyaya sordu.

Demet Evgar kaza geçirdi; oyunu ertelendi

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Star TV’de yayınlanan Avlu dizisinde Deniz karakterine hayat veren Demet Evgar bir kaza geçirdi.

‘39 Basamak’ isimli tiyatro oyununda da rol alan Evgar’ın geçirdiği kaza sonucu ayak parmağı kırıldı. Evgar’ın set ve oyunu ertelendi.

Evgar, rol aldığı oyunun hesabından yapılan açıklamayı sayfasına taşıdı. Yapılan o açıklama şöyle: “39 Basamak etkinliği hakkında önemli bilgilendirme! 16 ve 17 Mayıs 2018 tarihinde Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleşmesi planlanan 39 Basamak etkinlikleri, Demet Evgar’ın geçirdiği kaza sebebiyle ayak parmağında kırık oluşmasından dolayı 18 ve 19 Haziran 2018 tarihlerine ertelenmiştir.”

Categories: Genel Tags: , , ,

Ahmet Hakan: Barış Atay’ın gözaltına alınmasıyla polis bana

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Barış Atay’ı hedef alan yazısından sonra oyuncunun gözaltına alınmasının aslında polis tarafından kendisine verilen bir mesaj olduğunu iddia etti.

Ahmet Hakan bugün yayımlanan “Benim çağrım polise, savcıya değil Muharrem İnce ve Meral Akşener’eydi” başlıklı yazısında, Barış Atay’ın açıklamalarına ilişkin “Barış Atay’ın sorumsuzca attığı bu “dangalak tweet”, resmen yeni bir kutuplaştırmanın aracı haline gelmiş, getirilmişti” ifadelerini kullandı.

Hakan yazısında şu ifadeleri kullandı: Benim çağrım Muharrem İnce’yeydi, Meral Akşener’eydi.

Ama cevap polisten geldi.

“Şak” diye gözaltına aldılar adamı.

*

Sanırım bana şöyle bir mesaj veriyorlar bu gözaltıyla:

– Yok öyle yağma Ahmet Hakan! Kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı biz de en az Barış Atay kadar severiz.

– Bu oyunu bozamazsın Ahmet Hakan! Bak işte bir gözaltıyla hem kutuplaştırmayı daha da derinleştirdik, hem de seni “tetikçi” durumuna düşürdük!

– Bırak bu normalleştirme çabalarını falan Ahmet Hakan… Sırtını bir yere daya… Ya bizden ol ya da onlardan… Yok öyle arada kalmak falan!”

Yazının tamamı

Categories: Genel Tags: ,

Doğan Holding’ten satış açıklaması

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Doğan Holding, Demirören Medya Yatırımları Ticaret AŞ’ye yapılan satış anlaşması çerçevesinde pay senetlerinin devrinin itibarıyla tamamlandığını ve satış bedelinin nakit olarak alındığını duyurdu.

Doğan Şirketler Grubu Holding AŞ (Doğan Holding), Demirören Medya Yatırımları Ticaret AŞ ile imzalanan “Hisse Satış Sözleşmesi” kapsamında doğrudan veya dolaylı bağlı ortaklıklarının pay senetlerinin satışı ve devrinin bugün itibarıyla tamamlandığını ve satış bedelinin tam ve nakit olarak serbest şekilde hesaplarına intikal ettiğini duyurdu.

Doğan Şirketler Grubu Holding AŞ’nin Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yer alan açıklamasında, “Daha önce kamuya açıkladığımız çerçevede, 6 Nisan tarihinde Şirketimiz ile Demirören Medya Yatırımları Ticaret AŞ arasında imzalanan ‘Hisse Satış Sözleşmesi’ kapsamında, doğrudan bağlı ortaklıklarımız, Doğan Gazetecilik AŞ, Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık AŞ, Doğan TV Holding AŞ, Doğan Haber Ajansı AŞ, Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri AŞ, Doğan İnternet Yayıncılığı ve Yatırım AŞ ve Doğan Media International GmbH (birlikte ‘Devre Konu Şirketler’) ile dolaylı bağlı ortaklığımız Mozaik İletişim Hizmetleri AŞ’de sahip olduğumuz pay senetlerinin tamamının ve kullanılan alım hakkı opsiyonu neticesinde ‘Radyo D’ ve ‘CNN Türk Radyo’nun lisans haklarının Demirören Medya Yatırımları Ticaret AŞ (Alıcı)’ye toplam 893 milyon dolar satış bedeli (Satış Bedeli) üzerinden nakden ve peşin olarak satılmasında, ‘kapanış koşulları’ sağlanmak suretiyle pay senetlerinin satışı ve devri bugün itibariyle tamamlanmış ve satış bedeli tam ve nakit olarak serbest şekilde hesaplarımıza intikal etmiştir.” denildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi: “Satış bedeline ilave olarak 26 milyon dolar ise (toplam satış bedeli tutarı 919 milyon dolar olacak şekilde) yine daha önce kamuya açıklandığı üzere, Doğan TV Holding AŞ’de Commerz Film GmbH’a ait ve Doğan TV Holding AŞ sermayesinin yüzde 6,68’ini temsil eden, ilave kontrol sağlamayan 138 milyon 999 bin 811 adet pay senedinin de Demirören Medya Yatırımları Ticaret AŞ’ye devri ile birlikte ayrıca tahsil edilecektir. Söz konusu pay devirleri kapsamında, ‘kontrol değişikliği’ gerçekleştiğinden, ‘Devre Konu Şirketler’in banka borçlarının kapatılması neticesinde, ‘Devre Konu Şirketler’den yaklaşık 67 milyon dolar tutarında alacaklı hale gelinmiş, en geç 1 Haziran tarihinde ödenecek söz konusu finansal alacaklar için ayrıca alıcı taraftan teminat alınmıştır.”

Diğer taraftan açıklamada, bir liste verilerek söz konusu şirket paylarının/varlıklarının mezkur “Hisse Satış Sözleşmesi” kapsamında ve “Hisse Satış Sözleşmesi”nde düzenlendiği şekliyle devir alınması işlemlerinin de tamamlandığı belirtildi.

Paylarının/varlıklarının devir işlemleri tamamlanan şirketler şunlar: Öncü Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ, Doruk Faktoring AŞ, Doğan Müzik Yapım ve Ticaret AŞ, Doğan Media International SA, Rapsodi Radyo ve Televizyon Yayıncılık AŞ, Blu TV İletişim ve Digital Yayın Hizmetleri AŞ, Glokal Dijital Hizmetler Pazarlama ve Ticaret AŞ, D Yapım Reklamcılık ve Dağıtım AŞ, Net D.

Hürriyet’e yeni yönetici

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Demirören Grubu’nun satın alım anlaşması imzaladığı Doğan Gazetecilik ve Hürriyet Gazetecilik şirketlerinin Yönetim Kurulu, aldığı kararla, yönetim kurulunda değişikliğe gidileceğini duyurdu. Şirketlerin yönetim kurulu üyeliğine, Türkiye gazetesini de bünyesinde barındıran, İhlas Grubu’nun eski yöneticisi, Demirören Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal getirildi.

Odatv’nin haberine göre Kamuoyunu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, “Şirketimiz Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Mutlu’nun Yönetim Kurulu Üyeliği’nden istifa etmiş olduğu görülerek, Zafer Mutlu’dan boşalan Yönetim Kurulu Üyeliği görevine, yapılacak ilk Genel Kurul Toplantısı’nda pay sahiplerimizin onayına sunulmak üzere Mehmet Soysal’ın Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmasına karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

ÜÇ YENİ İSİM
Hürriyet Gazetecilik şirketinin konuyla ilgili KAP açıklaması şöyle:

“Şirketimiz Yönetim Kurulu Üyesi Vuslat Sabancı’nın Yönetim Kurulu Üyeliği’nden istifa etmiş olduğu görülerek, Vuslat Sabancı’dan boşalan Yönetim Kurulu Üyeliği görevine, yapılacak ilk Genel Kurul Toplantısı’nda pay sahiplerimizin onayına sunulmak üzere Mehmet Soysal’ın Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmasına, şirketimiz Yönetim Kurulu Üyesi Béatrice de Clermont Tonnerre’in Yönetim Kurulu Üyeliği’nden istifa etmiş olduğu görülerek, Béatrice de Clermont Tonnerre’den boşalan Yönetim Kurulu Üyeliği görevine, yapılacak ilk Genel Kurul Toplantısı’nda pay sahiplerimizin onayına sunulmak üzere Uğur Nabi Yalçın’ın Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmasına, şirketimiz Yönetim Kurulu Üyesi Kai Georg Diekmann’ın Yönetim Kurulu Üyeliği’nden istifa etmiş olduğu görülerek, Kai Georg Diekmann’dan boşalan Yönetim Kurulu Üyeliği görevine, yapılacak ilk Genel Kurul Toplantısı’nda pay sahiplerimizin onayına sunulmak üzere Oktay Demir’in Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmasına karar verilmiştir.”

Categories: Genel Tags: , , ,

Gazetecilerin yıpranma sürelerinin 3.5 yıldan 5 yıla

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, AKP iktidarının, gazeteci örgütlerinin isteği üzerine hazırlanan yıpranma payına ilişkin önergeyi reddettiğini söyledi. Yarkadaş, “Meclis’in son oturumunun son önergesini de reddettiler” dedi.

TBMM 26. Dönem’in son Genel Kurulu 100. oturumla sona erdi. AKP’nin getirdiği torba yasanın görüşüldüğü genel kurulun son oturumunun son önergesi ise CHP Milletvekili Barış Yarkadaş tarafından verildi.

Gazetecilerin yıpranma sürelerinin 3.5 yıldan beş yıla çıkarılmasını teklif eden önergeye ilişkin konuşan Yarkadaş, AKP’lilerden de destek istedi. Yarkadaş, genel kurulda yaptığı konuşmada “Gazetecilerin yıpranma payı süresinin beş yıla çıkarılmasını istiyoruz. Her yıl için doksan gün yıpranma payı istiyoruz. Bu uygulamanın emeklilikteki yaş haddinden de düşürülmesini talep ediyoruz” dedi.

GAZETECİ VEKİLLER DE DESTEKLEDİ

Yarkadaş’ın teklifi AKP’lilerin oylarıyla reddedildi. CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş ise AKP’nin tavrını eleştirdi. CHP’li vekil, şunları söyledi:

“Genel Kurul’a sunduğum önergeye, gazeteci milletvekillerimiz Enis Berberoğlu, Tuncay Özkan, Atilla Sertel, Utku Çakırözer, Mustafa Balbay ve Eren Erdem de destek verdiler. Gazetecilik meslek örgütlerimizin isteği üzerine genel kurula sunduğum önerge, AKP’nin direnciyle karşılaştı. Üstelik, gazeteci meslek örgütleri, bu konuda Başbakan Binali Yıldırım ile de görüşmüş ve destek istemişlerdi. Başbakan, tüm gazetecilerin önünde ‘İlgileneceğim, arkadaşları uyaracağım’ demişti. Buna rağmen, AKP grubu önergemi reddetti. AKP giderayak, gazetecilerin önemli bir sorununun daha çözülmesine engel oldu.”

CHP’li Yarkadaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu önergeyi reddetmeleri yüzünden, gazetecilerin yıpranma süresi 3.5 yılda kaldı. Oysa bu süre eskiden 5 yıldı. AKP bu hakkı da budadı. Gazeteciler AKP yüzünden 1.5 yıl daha yıpranacak. Neyse ki; 24 Haziran seçimleri geliyor. Biz 24 Haziran sonrası, bu düzenlemeyi meslek örgütlerinin istediği hale getireceğiz. Meslektaşlarımız AKP yüzünden geçmişe oranla, beş kat daha fazla yıpranıyor. Seçimin ardından, gazetecilerin özgürce gazetecilik yapabildiği ve emekli olmak bile istemeyecekleri bir medya düzenini sağlayacağız. Meslektaşlarımız 38 gün daha dişlerini sıksınlar, baskı dönemi sona erecek.”

Saray Ekibi!

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

İtiraf edeyim, Muharrem İnce’nin aday olmasını.. Olsa da böyle bir performans göstermesini beklemiyordum. Yanılmışım.

Kılıçdaroğlu, partideki rakibini aday gösterdi. Çok kritik bir eşiği, çok önemli bir adımla aştı.

Muharrem İnce de, dostunu düşmanını şaşırttı.

Yandaş medyaya, AKP’nin kurmaylarına bakıyorum da.. Muharrem İnce’ye karşı politika üretemiyorlar. Muharrem İnce’yi “neresinden tutacaklarını” bilemiyorlar! Nereden ve nasıl saldıracaklarını kestiremiyorlar. Alevi değil. Kavgacı değil. Hem Kürtler’e mesaj veriyor, hem ulusalcılara. Ezan okunurken susuyor. Kendisiyle de Erdoğan’la da alay edebiliyor.

Yandaş / yanaşma medya ne yapsın! Hiçbir şey bulamayınca, “ekibi yok” teşhisine sarıldı. İnce’nin ekibi yokmuş. Ekonomide, dış politikada, kültür – sanatta danışmanlarının kim olduğu belli değilmiş. Falan filan.

Bunları yazıp söyleyenlerin Saray danışmanlarını gördüğü yok herhalde!

Malum, Erdoğan’ın -son dönemin en mayınlı alanı- ekonomide danışmanları çok ilginç isimler.

Yiğit Bulut’u defalarca yazdım. Sizler de yakından biliyorsunuz. Tekrarlamaya gerek yok.

Son günlerde adı öne çıkan Cemil Ertem’e gelince..

Hazret, daha Mart sonunda yaptığı tespitle tarihe geçti: “Dolar 4’e çıktı algısı yanlış. 3.85’in üzerindeki çıkışlar oldukça spekülatif çıkışlar. Dalgalı kurda temellere uygun dengeye geleceğiz.”

Geldik beyefendi. Bu sözlerin üzerinden sadece bir buçuk ay geçti. Ama dolar, sizi duymamış olacak, 4.50 dolaylarında salınıp duruyor!

Bu “başdanışman” bey, Erdoğan’ın son İngiltere ziyaretini de aynı ferasetle takdim etti. Ona göre,”ziyaret ve özellikle iş çevreleriyle yapılan toplantı bazı “merkezleri” oldukça rahatsız” etmiş!

O ziyaret sırasında doların uçtuğunu.. Bunda, Erdoğan’ın Merkez Bankası’nın bağımsızlığını yok sayan görüşlerinin de payı olduğunu.. Zaten gerek BBC gerekse Bloomberg yayınlarındaki soruların bile Türkiye’nin halini ortaya koyduğunu fark etmemiş.

* * *

Yüksek irtifada oksijen azlığından görüş bulanıklaşır ya! Bu beyefendilerde de öyle oluyor anlaşılan. Aşağıdaki satırlar da Erdoğan’ın muhteşem ekibinden Cemil Ertem Bey’e ait:

Erdoğan, hem iş çevreleriyle yaptığı toplantıda hem de sonrasında gerçekleşen canlı yayında, bütün sorulara içtenlikle cevap verdi; dileyen dilediğini sordu.”

Bizim buralarda iş çevreleri de gazeteciler de soru sormayı bilmiyor herhalde. Baksanıza, dileyen dilediğini sorabilirmiş.. Sorunca da Erdoğan içtenlikle cevap verirmiş.

Fotoğraf bu konuda size net bir fikir verecektir. Erdoğan Londra’da, özenle seçilip heyete dahil edilmiş Türk gazetecileri toplamış. O anlatmış, gazeteciler dinlemiş. Elbette “içtenlikle”!!!

* * *

Saray’ın ekonomi başdanışmanı Cemil Ertem, bu tabloya bakıp da “hakikaten bizimkiler elin İngilizi gibi soramıyor azizim” diye iç geçirmiş midir? Bilemem.

Kendisinin ekonomik alandaki liyakatı hakkında da bir fikrim yok.

Elbette, ekipce Türkiye’yi getirdikleri ekonomik / toplumsal yıkıma bakıp bir fikir sahibi oluyoruz. O ayrı!

Merak ettiğim, “nasıl bir insan” Türkiye’de medyaya / emekçilere / iş dünyasına yönelik baskının farkında olmaz? “Nasıl bir insan” bir an olsun durup “yahu sahiden Türkiye’de Erdoğan’a neden dileyen dilediği soruyu soramıyor” diye düşünmez? “Nasıl bir insan” inşaat sektöründen başka umudu kalmamış bir ülkede işlerin yolunda gittiğini, İngilizler’in, Kraliçe’nin falan bizi takdir ettiğini zanneder?

Geçiniz.

Muharrem İnce’nin de böyle bir ekibi olacaksa hiç olmasın daha iyi!!

* * *

Saray ekibi ekonomiyi yönetemiyor, dış politika danışmanları çoktan pert oldu da Erdoğan siyasette toz mu attırıyor! Hadi canım siz de!

Hürriyet’te Nuray Babacan’ın -iç sayfalara küçücük sıkıştırılmış- müthiş haberi siyasi danışmanların nerelere / ne hallere geldiğini anlatıyor:

“İktidar partisi, seçim çalışmalarında vatandaşın nabzını tutmak ve ona göre politika geliştirmek için ‘anlık-günlük strateji’ belirleyecek.Tüm söylemler ve alınan kararlar, telefon anketiyle halka sorulacak. Kampanya boyunca kullanılacak söylem ve başlıklar, günün gelişen koşullarına, muhalefetin kullandığı dile ve gündem oluşturacak konulara göre belirlenecek. Yapılan konuşmaların ve geliştirilen söylemin ‘sosyal kırılganlık algısı’ anlık ölçülecek. Ona göre politika değiştirilecek veya geliştirilecek.”

* * *

Dünyada para bolken.. AB Erdoğan’ı desteklerken.. Liberaller, Gülen’le birlikte AKP’nin değirmenine su taşırken.. Bu ülkenin vatandaşlarının alın teriyle, vergisiyle yaratılmış ne kadar fabrika / tesis / banka varsa haraç mezat satılıp parasıyla gösteriş yapılırken.. Erdoğan’ı ASRIN LİDERİ diye takdim etmek kolaydı.

Hadi bakalım, şimdi “anlık politikalarla yürümeye çalışan” partiyi ve liderini parlatın da görelim!

Ha bir de Cemil Ertem parlatayım derken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz-enflasyon ilişkisi hakkında söyledikleri bugün tam da çağdaş bilimsel iktisat teorisinin konusudur. Aksi iddialar da bilim dışı safsatadan ibarettir” demez mi!

Ekonomistler bir gül bir gül..

Nohuta artık kıyma bile koyamayan vatandaş bir gül bir gül..

O kadar olur yani!

Ne televizyonlar kapattım zaten kapalıydılar

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Birleşik Haziran Hareketi’nin #kapatgitsin şeklindeki televizyon kapatma kampanyasının duyurularını okuduğumda evdeki televizyonla biraz bakıştık. Sonra en son ne zaman normal televizyon yayını izlediğimi hatırlamaya çalıştım. En son Beşiktaş maçının ikinci yarısını canlı izlemiştim. Çünkü birinci yarısında yoldaydım, telefondaki canlı yayından takip etmiştim. Eve gelince de ekranı büyütmek için televizyondaki yayına geçmiştim. Sonraki televizyon açtığım an ise yattığım yerde tablette takılırken sosyal medyada Muharrem İnce, CnnTürk’te canlı yayına bağlandı dedikleri andı.

İnce’nin ince ayarını ve dosdoğru medya eleştirisini izledikten sonra televizyonu yeniden kapatıp sosyal medyaya döndüm. Oradan sıkılınca da dizi ve filmleri yayınlayan meşhur platforma seyirttim ve ekran yine büyüdü (ki TV kumandasında kendi logosuyla tuşu var). Buradan çıkardığım hisse, televizyon artık benim için sadece bir ekran büyüklüğü konusuydu. Çok ekranlı yaşıyordum.

Kitleleri kendim gibiler üzerimden değerlendirmek gibi bir yanılgıya düşmeyeceğim, Birleşik Haziran Hareketi’nin farkındalık kampanyasını da önemsiyor ve bu kampanyanın amacının geleneksel medyadaki tekelleşmeye dikkat çekmek olduğunu anlıyorum. Ancak bu tip kampanyaların farkındalık yaratma ötesinde bir sonucu olup olmayacağını tartışmak isterim bu haftaki Köşe Vuruşu’nda.

Televizyon ölmedi
İnternetin ve sosyal medyanın yükselişiyle birlikte en sık döndürülen öngörü artık televizyonun da tıpkı basılı gazeteler gibi yavaş yavaş eriyeceği şeklindeydi. Son yıllarda bunun böyle olmayacağı fark edilmeye başladı. Harvard Üniversitesi’nin NiemanLab isimli gazetecilik laboratuvarında 2018’in gazeteciliğiyle ilgili öngörülerden biri, sanılanın aksine televizyonun ölmediği, kazandığı şeklindeydi. İranlı medya analisti Hossein Derakhshan imzalı bu öngörüde televizyonun kazanışı, internetin aslında televizyona dönüşmesiyle açıklanıyordu. İnternet artık bir Neo-TV’ydi. Düşününce evet, çok şey videolar üzerinden dönüyor sadece akışa müdahil olabiliyoruz. Araç olarak TV’yi kapatmak kolay elbette ama aslen bir Neo-TV olan interneti kapatabilir miyiz? Düşüncesi bile fantastik.

Televizyon: Öldüren eğlence
Neil Postman, belki de alıntılanmamış cümlesi kalmayan Televizyon: Öldüren Eğlence (Türkçe’de Ayrıntı Yayınları, 1994) klasik kitabında 1984 yılında Amerika’da yapılan bir aylık “TV KAPAMA” kampanyasından söz açar. O yıllar, televizyonun etkilerinin enine boyuna tartışıldığı yıllardır. Times’ın haberine göre “düğme kapama” kampanyası medyada geniş yer almıştır. Kampanya katılımcılarından biri kampanyanın medyada geçen yılki kadar çok yer alıp almayacağını merak etmektedir. Postman buradaki ironik duruma dikkat çeker. “İnsanların televizyon izleyerek televizyon izlemekten vazgeçmeleri gerektiğini öğrenecekleri” umulmaktadır. Birleşik Haziran Hareketi’nce başlatılan TV kapama kampanyasının artık bir Neo-TV olan sosyal medyada duyurulması, sosyal medyada dikkat çekip trend olmasıyla ilgili yansımaları okuduktan sonra tam da Postman’ın bu ironik hatırlatması aklıma düştü. Zaten klasik anlamda televizyon izlemekten vazgeçmiş bir kitle, neden vazgeçtiğini hatırlıyordu.

Bazı Türkiye gerçekleri
Konda’nın Baran Alp Uncu tarafından hazırlanan ve yenice yayınlanan Seçmen Kümeleri isimli çalışmasında Türkiye geneliyle AKP seçmeni karşılaştırılıyor. Buna göre AKP seçmenlerinin %36’sı hiç internete girmiyor. Türkiye genelinde bu oranın %29 olduğu düşünülürse, internete Türkiye genelinden daha uzak bir kitleyle karşı karşıyayız. Tüm AKP seçmenlerinin %14’ü Twitter %44’ü Facebook kullanırken bu oran Türkiye genelinde Twitter için %20, Facebook için %51. Aslında bu oranlar, botlar ve troller devreye girmeyince, sosyal medyada muhalefetin neden üstün geldiğini anlamak için de bir veri. Bu insanlar haberi hangi televizyonlardan alıyor derseniz, AKP seçmenlerinin haberleri izlemeyi en fazla tercih ettiği televizyon kanalları sırasıyla %26 oranıyla ATV, %19 ile TRT ve %17 ile A Haber. Bu araştırmaya göre Türkiye geneline baktığınızdaysa en çok haber izlenen kanal %19 ile Fox Tv çıkıyor. Oysa Fox Tv’nin AKP seçmenindeki karşılığı %4. Yani kutuplaşmanın boyutları araştırmaya da yansıyor.

TRT’ye ayrı parantez
Benim bu tarz araştırmalarda asıl önemsediğim taraf TRT. Çünkü TRT’yi elektrik faturalarımıza, televizyon hatta akıllı telefon alışverişlerimize bile yansıyan vergilerle hepimiz finanse ediyoruz. Aynı araştırma, o TRT’nin haberlerinin Türkiye genelindeki izlenme oranını %9 olarak veriyor. Bu oran AKP seçmeninde %19. Yani haber konusunda Türkiye genelinin %91’ine hitap etmeyen bir TRT var. Halk, parasını kendi ödediği kanalı çoktan kapatmış. Çünkü yanlı yayın yapmayı geçtik, Türkiye’de ikinci bir parti yokmuş gibi hareket eden bir yayın politikası var.

AKP seçmenine hitap edilebilir mi?
“BHH’nin TV kapatma kampanyası neden sadece muhalefete hitap etsin belki iktidar partisine oy verenlere de ulaşabilir?” sorusu tartışma konusu yapılabilir. Bunun çok gerçekçi olmadığını görmek zor değil. Yukarıdaki araştırmanın haber izleme sonuçları da gösteriyor. Ancak yine aynı araştırma diyor ki, AKP seçmenlerinin %20’si duruma göre bazen medyaya baskı yapıldığını düşünüyor, %36’sı bazen baskı yapıldığı kanaatine sahip. %44’ü baskı yapılmadığını düşünse de, AKP seçmeni içinde en az %20’lik bir kesim, medyada bir şeyler döndüğünün farkında. Ayrıca sosyal medyaya erişim kısıtlamaları nedeniyle rahatsızım diyen bir %20’lik AKP seçmeni de var. Bu rakamlar kritik. Hem gençlerin neden AKP’den uzak olduğunu açıklıyor hem de kutuplaştırıcı iletişim olmadığında belki de tercihini değiştirecek bir kitle olduğunu fısıldıyor. Bu yüzden BHH’nin kampanya açıklamalarındaki en önemli kısım bence, “Çayları Demle Komşu Misafirliğe Geliyoruz” vurgusu. Çünkü medyayla ve sosyal medyadan atar yaparak ikna edilemeyecek bir kitle söz konusu. Kampanya medyadaki eşitsiz dağılımı yüz yüze anlatmak için bir fırsat olabilir.

Kampanyayı düzenleyenler farklı düşünüyor olabilir ama benca BHH’nin #KapatGitsin kampanyası aslen TV’leri kapatmayı değil, bir kesim tarafından neden kapatıldığını hatırlama işlevi taşıyor. Aslında TV boykotu, normal ülkelerde reklamverenler üzerinde etkili olur ve reklam kısıtlamalarına yol açabilir. Ancak Türkiye’de tv’lerin kârlılığı gibi bir şey pek söz konusu olmadığı, çoğunun zaten farklı şekillerde finanse edildiği, hatta en büyük reklamverenlerin de devlet iştirakleri olduğu düşünülünce bu tarz boykotların ekonomik sonuçlar vermesini beklemek nafile olur. Bu kampanya bir hatırlatma ve farkındalığı artırma kampanyası olarak okunabilir. Çünkü ne televizyonlar kapattım zaten kapalıydılar…

Oyuncusu hapis cezası alan Kanal D dizisi final kararı aldı

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Ünlü oyuncuların uyuşturucu davasında karar verildi Ünlü oyuncuların uyuşturucu davasında karar verildi

Kanal D’nin cumartesi akşamları yayınlanan ‘İnsanlık Suçu’ dizisi için sürpriz bir şekilde final kararı alındı.

Gizem Karaca ile Kaan Yıldırım’ın başrolünü oynadığı Pastel Film imzalı dizinin çekimleri Adana’da başlamış, İstanbul’a taşınmıştı. Adana’da zor bir hayat yaşayan Cemal’in İstanbul’a oldukça varlıklı olan amcasının yanına taşınmasıyla yaşanan olayları anlatan dizi 19 Mayıs Cumartesi akşamı 8. bölümde ekrana veda edecek.

Dizinin başrol oyuncusu Gizem Karaca’ya 5 yıldır süren uyuşturucu davasında hapis cezası verilmesinin hemen ardından bu kararın alınması manidar bulundu.

Ancak Kanal D yönetiminin bir süredir zaten ‘Arka Sokaklar’ hariç bütün dizilerini bitireceği de gündeme gelmişti.

Categories: Genel Tags: , , ,