ana sayfa > Genel > Ahdim olsun…

Ahdim olsun…

Salı, 08 May 2018 yorum ekle yorumlara git

Dün gazetelerin çoğunun manşeti böyleydi. Bazıları sonuna bir “ki” de eklemiş; AHDİM OLSUN Kİ.

Tabii kastettikleri bir şarkı değil; Sezen Aksu’dan, Ebru Gündeş’ten dinledikleri. Kastettikleri AKP ve MHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’ın manifestosunu açıklarken vatandaşa verdiği sözler…

O sözleri dinler, manşet yaparken şarkıyı dinlemek de iyi giderdi: “Geçti yıllar ah geç aydım / Anladım ki boşa gün saydım / Baka kaldım giden güne / Ben hep düne ait kaldım …. Pişmanlıklar, düşmanlıklar / Bitmez dilimin amanları / Çocukluğum kavruk / Gençliğim savruk / Yetişkinliğimden hiç hayır yok / Hayat kadere inat seni / Sil baştan yaşayacağım / Ahdım olsun

İyi valla, 16 yıllık iktidarda, çocukluk savruk gençlik kavruk geçsin, yetişkinlikte bir hayır olmasın, sil baştan yaşanacak yeni hayatta tarafsız adalet sözü, eksiksiz demokrasi sözü ver!

Bunlar bunca yıl yapılmadıysa, ve yapacağım diye ahdettiğinize göre şimdi de yoksa, ve yaptıklarınız yapacaklarınızın garantisiyse, o ahitler iktidar sözcüsü medyaya manşet olmaktan başka neye yarar?

Bana medyanı söyle sana ne olduğunu söyleyeyim! Son yılların toplum analizleri epeyce bu ilke üzerinden ilerliyor; bir ülkenin medya sistemine, medyasına bakarak onun siyasal sisteminin adını koyabiliyorsunuz.

Sabah akşam aynı kişinin konuştuğu, bir seçim kampanyası sırasında bütün medyanın sadece iktidarın etkinliklerini verdiği, devlet televizyonunun muhalefeti görmediği bir medyanız varsa, o ülkenin siyasal sistemine üç aşağı beş yukarı aynı anlama gelen birkaç isim verebilirsiniz ama asla demokrasi diyemezsiniz!

Ahdedilen şeylerden biri “eksiksiz demokrasi” ya, onun için seçim sonunu beklemeye gerek yok!

Şimdiden, aynı havuza doluşmuş gazete ve televizyonlara ve de vatandaşlardan topladığı paralarla yayın yapan TRT’ye göz ucuyla işaret vererek muhalefetin adaylarına da eşit söz hakkı vermesini sağlayabilirsiniz.

Bütün “eksiksiz demokrasi”lerde seçim zamanlarının olmazsa olmazı olan adayların vatandaşlar karşısında tartıştığı, kendilerine yönelik bütün sorulara yanıt verdiği, böylece demokratik tercihlerini sağlıklı olarak yapmalarına hizmet edecek programlar yaptırabilirsiniz.

Yeter ki isteyin; siz isterseniz göreceksiniz onlarca televizyon yüzlerce gazeteci sıraya girecek böyle bir program için.

Eksiksiz bir demokrasi sözü veriyorsanız, hadi şimdiden bir adım atın, “bana medyanı söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” diyenleri susturup samimiyetinizi dosta düşmana gösterin.

Bakın bu aşırı doz ters teper, sabah akşam hangi kanalı açsa aynı sesi duyanlar ona tepki göstermeye de başlarlar. Uyarayım!

Üstelik sabah akşam duyulan aynı sesle vatandaşın birebir yaşadıkları arasında uçurum varsa, 7/24 sizi anlatan medyadan bir fayda görmeyi unutun.

Hafta sonunda dünyanın değişik yerlerinden dostlarım aradı; telaşları seslerine, mesajlarını yazdıkları sözcüklere yansıyordu: “Ankara’yı sel götürmüş, nasılsınız?

Demek Türkiye’nin başkentinde 10-15 dakika yağan yağmurun nelere yol açtığı dünya televizyonlarında da haber olmuş.

O yağmurun Mamak’ı vurduğu Cumartesi günü “son başbakanBinali Yıldırım AKP Kadın Kolları İl Kongresi’nde konuşuyordu. Diyordu ki; “Ankara bizim için hep önemli olmuştur. … 6 yıl öncesine göre bugün başka bir Ankara var. Ankara’da devletin güler yüzüyle hizmet ettiği bir hükümet var. Başkent Ankara dev projelerin, dünya çapındaki yatırımların kararının verildiği bir yerdir. Ankara’ya 16 yılda çok önemli yatırımlar yaptık. Yollar, konutlar, barajlar, göletler, şehir hastaneleri, okullar, yurtlar, üniversiteler açtık.

Yıldırım’ın bu sözlerini canlı canlı dinleyen kimi vatandaşlar; Ankara’nın Mamak ilçesinde 12 dakika süren yağmurun sele yol açtığını, selin onlarca aracı önüne katıp sürüklediğini, 20’ye yakın işyeri ve 150’nin üzerinde aracın hasar gördüğünü, sele kapılan 3 kişinin yaralandığını da bizzat gördüler.

Gün gelir, vatandaşlar da “Ahdim olsun ki” derler; “Artık medyanın anlattığı hikâyelere değil, yaşadıklarıma inanacağım!

Not: Geçenlerde BirGün yazarları bu gidişle Meclis’te grup kuracak demiştim. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu da CHP ‘den aday adayı oldu. Siyasete kalite getireceğine inanıyor, başarı diliyorum.

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok