ana sayfa > Genel > ‘Psikoterapi zaman kaybı mı?

‘Psikoterapi zaman kaybı mı?

Salı, 29 Ara 2015 yorum ekle yorumlara git

Ceylan SEVER-Kurthan DEMİR / GAZETE HABERTÜRK

Eyüp Turhan Reyhan, 17 yaşında baş ağrısı ve mutsuzluk şikâyetiyle başvurduğu psikiyatrın ardından ‘40 yıl boyunca’ doktor doktor dolaşan ve tedavi olamadığını belirten bir kitap yazdı. ‘Bir Psikoterapi Mağdurunun Anıları’ isimli kitabında ‘terapi esnasında uyuyan doktor’ bile gördüğünü yazan Reyhan’ın kitabı geniş yankı uyandırdı. Kendisi gibi birçok mağdurun olduğunu belirten Reyhan’ın anlattıklarını uzmanlara sorduk. Beykent Üni. Psikoloji Bölümü Öğr. Üye. Prof. Dr. M. Kerem DOKSAT:‘SORUNLARI OLAN KİŞİLERİN GİTMESİ GEREKEN İLK ADRES PSİKİYATR OLMALI’

TEDAVI yönteminde de, psikiyatrın hastayı suiistimali de söz konusu olabilir. Bütün tedaviler aslında başlangıcına bakıldığında uydurmadır. Örneğin Aaron Beck’in ilk defa kendisinin uydurduğu kognitif bilişsel ve davranışsal psikoterapi… Bunu bütün meslektaşlarımız uyguluyor. Yalnız ben hayatımda 40 sene terapi gören biriyle karşılaşmadım. Kişi klasik psikanalizden geçmiş olabilir; bu tedavi de hiçbir işe yaramaz. Öyle bir meslek ki her türlü suiistimale açıktır. Sonuç olarak iki kişi arasında kapalı kapılar ardında yapılan bir tedavi. Sorunları olan kişilerin gitmesi gereken ilk adres psikiyatr olmalı. Lütfen insanların problemleri varsa önce psikoloğa değil, psikiyatra gitsinler.

Psikolog Dr. Vicdan YÜCEL:

‘HİÇBİR HEKİM HASTA HAKLARINI SUİSTİMAL ETMEZ’

BAZI hastalıklar ömür boyu dahi sürebilir. Diyabetik bir hasta “Ben 40 yaşına geldim artık tedavi olmayacağım” diyebilir mi? Hastanın uzun yıllar tedavi görmesi abes değildir. Önemli olan kitabı yazan kişinin kendini mağdur hissetmesi. Bilerek ve isteyerek hiçbir hekim hastanın haklarını suiistimal etmez. Tedavi yöntemi maalesef bir tane değil, birden fazla yöntem var. Aslolan burada kişinin nasıl bir probleminin olduğunu birkaç görüşmede uzmanın doğru anlaması lazım. Psikolojinin, klinik psikolojinin ve psikiyatrinin birçok yeni yöntemi var ve yöntemler durmadan gelişiyor. 1940’lı ve 1960’lı yıllar arasındaki zamanda hekimler az, hastalar ise çok fazlaydı. Biraz tanınıyorsanız talep de çok oluyor. Sabahlara kadar hasta baktığınız için hasta karşısında uyuklayabiliyorsunuz. Uyuklayan hekimin kim olduğunu biliyorum. Maalesef rahmetli olmuş birisi. Kendisinin uyuklama sebebi de muhtemelen budur.

Marmara Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemal SAYAR:

‘TERAPİST DE RUHSAL SORUNLAR YAŞIYOR OLABİLİR’

BIR psikoterapistin veya psikiyatri uzmanının kendisine acıları nedeniyle danışan bir insana kötü niyetle yaklaşarak onu suiistimal etmesi bekleyeceğimiz bir durum değildir. Genelde şifa mesleklerinde çalışanlar danışanlarına en iyi şekilde yardımcı olmaya çalışırlar. Ancak terapistin ilgisi, bilgisi, görgüsü, tecrübesi farklı ve yetersiz olabilir. Terapistin kendisi de ruhsal sorunlar yaşıyor veya sorunlu bir dönemden geçiyor olabilir. Ama bu mesleğin doğasında hayal kırıklığı da vardır. Terapist çok iyi niyetli olabilir fakat yine de karşısındaki insana yardımcı olamayabilir. Bazen danışanın beklentileri çok yüksektir ve terapist o beklentileri karşılayamaz. Iyi yürümeyen bir terapi ilişkisinde hem danışandan hem de terapistten kaynaklanan sorunlar olabilir.

Uzman Psikolog Alanur Özalp:

‘ZAMAN ZAMAN OLUMSUZLUK YAŞANIR’

‘Zaman zaman olumsuzluk yaşanır’ HER mesleğin icracılarında sorunlar olabilir. Onun için bir mesleği bazı olumsuzluklar üzerinden yargılamak doğru değil. Bu algının oluşmasında hem psikiyatrların hem de hastaların bazı yanlışları var. Bazen bir psikoloğa ya da terapiste gelmesi gereken zamanda gelmeyen hastalar var. Onun için hemen yargılayıcı olmamak lazım. Zaman zaman yaşanan olumsuzlukları biz meslek içerisinde duyuyoruz fakat onlarla ilgili meslek odaları yapılması gereken şeyleri yapıyorlar zaten.

             

Categories: Genel Tags: , , ,
  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok