arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘bir’

Elektrik fiyatlarında gizlediğimiz herhangi bir husus yok

Pazartesi, 08 Şub 2016 yorum yok

Anadolu Ajansı Enerji Masası’na konuk olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, enerji piyasası gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Belirli fiyat unsurlarının, özellikle zamlar gibi söylentilere ve dedikodulara sebep olacak hususların gizlenmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Şunu net olarak söylüyorum. Gizlediğimiz herhangi bir husus yok. Zam yüzde 6,8. Fakat birileri çıktı yüzde 20-30 diyen oldu yüzde 250-300 diyen de oldu. Bu iddianın yalan olduğu şuradan belli; rakam veremiyorlar. Eğer bizim yüzde 6,8’e ‘yanlış’ diyorsanız, ‘bu gerçekle bağdaşmıyor’ diyorsanız bunun karşılığında şunu söylersiniz: Yok bu değilse yüzde 20 dersiniz ve neticede bu bir matematik hesabı olduğu için herkes ona inanır. Biri 20 diyor, biri 30 diyor, 250 diyen var. Bu gerçekten insafsızlık” diye konuştu.

Yılmaz, faturaların değişmesinin olağan olduğunu, her fatura değişikliğinin zam anlamına gelmediğinin altını çizerek, “Şimdi bu ay kendi evimde 36 liralık enerji tüketebiliyorum. Gelecek ay bu 70 liraya çıkabilir. Ne kadar enerji kullanırsam o kadar bedel geliyor. Şimdi iki faturayı, ödenecek miktarı karşılaştırarak, bakın işte zam yüzde 200, yüzde 20, yüzde 30 demek adil değil. Yani ne kadar tüketirsen tüket 60 lira, 100 lira diye bir husus söz konusu değil. Ne kadar tüketirsen o kadar enerji bedeli ödeyeceksin. Önemli olan, geçtiğimiz ayda alınan bedelle tüketim miktarını bölerek, birim fiyatı bulduktan sonra (güncel faturanızda bulduğunuz birim fiyatla) iki birim fiyat arasındaki fark eğer yüzde 6,8’i aşıyorsa bununla ilgili her türlü şikayete açığız. Zerre kuruş farkı çıksın, biz bunun hesabını bütün dağıtım şirketlerinden sorarız ” değerlendirmesinde bulundu.

“Biz, tüketicinin tek kuruş hakkını hiçbir şirkete yedirmeyiz”

Yılmaz, EPDK’nın hesaplama sistemindeki fatura ile tüketiciye gelen faturanın farklı olması durumunda kendilerini başvurulması çağrısında bulunarak, “Biz bu hususta tüketicinin tek kuruş hakkını hiçbir şirkete yedirmeyiz. Bizim varlığımız zaten biraz da tüketiciler içindir. Bütün şirketler kar amaçlı kurulan şirketlerdir. Kar amaçlı kurulan şirketlerin tüketiciyi 50 kuruş da olsa 1 lira da olsa ezmesine müsaade etmemiz mümkün değildir. Çünkü 38 milyon abone var. Her birinden ayda bir lira fazladan bedel alınsa 38-40 milyon eder. Biz bunun hesabını veremeyiz. Bu çok ağır bir şey. Biz bunun hesabını buradaki denetimlerde de Allah katında denetimde de veremeyiz” diye konuştu.

“Tüketiciyi mağdur edecek zammı yapmak ne kadar doğru?”

Dağıtım şirketlerinin yükselen dolar kuru nedeniyle finansal açıdan zor durumda kaldığı ve daha yüksek bir zam beklediği yönündeki soruya ise Yılmaz, “Bu zamların hepsi dağıtım şirketlerine giden bir zam değil. İletimden kaynaklanan zam var, dağıtımdan kaynaklanan zam var. Bir de enerji fiyatlarından TETAŞ’tan dolayı gelen zamlar var. Bunlar yaklaşık olarak hepsi 3’te 1 oranında” diye yanıt verdi.

Yılmaz, Türkiye’deki tüm dağıtım şebekesinin yenilenmesi hususunda ne kadar zam yapılırsa o kadar yatırımın yapılacağı yönündeki yaklaşımların ise çözüm olmadığı değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin yaşlanan bir elektrik şebekesi olduğunun altını çizen Yılmaz, “Burada rehabilitasyona gitmek lazım, bir kısmında iyileştirme yapıp, bir kısmını değiştireceğiz. Gerçekten ömrü tükenmiş olan, 70 yaşında olan şebekelerimiz var. Bunları değiştirirken de birden bire Türkiye’nin ekonomisini sıkıntıya sokabilecek, enflasyonu zora sokup, tüketiciyi mağdur edecek zammı yapmak ne kadar doğru? Biz bunların hepsini dikkate alarak, uzmanlarımız, tarife dairemiz, elektrik dairemiz ve yatırımlarla ilgili gruplarımız bu konuda bir senedir yoğun olarak çalıştılar. Gerçekten adil bir nokta bulduğumuzu düşünüyoruz” dedi.

5 yılda 18 milyar liralık yatırım Yılmaz, gelecek 5 yılda yaklaşık 18 milyar liralık bir yatırımla mevcut şebekenin iyileştirileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Yapmış olduğumuz zamla ilgili kimsenin kafasında herhangi bir negatif unsur oluşmasın. Bazı vatandaşlarımız şikayetçi oluyor fiyatlara niye yüzde 6,8 yaptınız diye. Dağıtım şirketlerine yüzde 6,8 zam yapmadık. Bakın geçen sene, Türkiye’nin iletim sistemi çöktü. Burada birtakım altyapıda eksiklikler de var. Yatırımların zamanında yetişmemesi gibi birçok sebepler olabilir. Neticede iletim yatırımlarının eksik kaldığı hususlar oldu. Burada yaklaşık yüzde 2 civarında iletime para veriyoruz. İletim sistemini, hatlarını rehabilite ettiğimiz takdirde inşallah geçen yıl yaşadığımız problemleri yaşamayacağız. Bunun gibi TETAŞ’ın da sıkıntısı vardı. 2 senedir yapılamayan zamlardan dolayı devletin karşıladığı bütçe vardı. Neticede bu şirketlerin de yaşaması lazım. Aksi takdirde kendi evimizde elektrik tüketemeyiz. Biz bunların hepsini dikkate alarak dağıtım için 2-2,5 oranında zam yaptık. Bu para da dağıtım şirketlerinin ceplerine gitmiyor. Bununla 18 milyarlık yatırım yapacaklar, işletme giderini karşılayacaklar. Türkiye çapında 10 binlerce çalışan var”

“İslam dünyası bir büyük imtihanla daha karşı karşıya

Cumartesi, 19 Ara 2015 yorum yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Şeb-i Aruz 2015 programında, “İslam dünyası bir büyük imtihanla daha karşı karşıyadır. Bir yandan mezhepçilik fitnesinin ateşlendiğini görüyoruz. Diğer yandan ise küçük çıkarlarını tarihi sorumluluklarının önünde tutma anlayışından vazgeçemeyenlere üzüntü ile şahit oluyoruz” dedi. Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen Şeb-i Aruz 2015 programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Programa İstanbul Valisi Vasip Şahin, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, sanatçılar Sami Özer, Alişan ve davetliler katıldı. Program sanatçıların ilahi dinletisiyle başladı. Yapılan açılış konuşmalarının ardından kürsüye davet edilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Vuslatının 742. seneyi devriyesinde hazreti Mevlana’yı rahmetle yad ediyorum. Bu güzel Şeb-i Aruz programını düzenleyen derneğimize, kültür ve turizm bakanlığımıza, İstanbul Büyükşehir Belediyemize ve katkı veren kuruluşlarımıza ve sanatçılarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Mevlana aşkını, coşkusunu, heyecanını yaşamak, daha da önemlisi onu anlamak üzere buraya gelen sizlere şükranlarımı sunuyorum” dedi.”SEMANIN TURİSTİK BİR META DÜZEYİNE İNDİRGENMESİ GİBİ CİDDİ BİR TEHDİTLE KARŞI KARŞIYAYIZ”Mevlana Hazretlerinin emanetlerinden olan bazı eserler ve semanın son dönemlerde turistik bir meta haline dönüştürüldüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Maalesef son dönemde Mevlana hazretleri ve onun bize manevi emanetleri olan eserlerinin Semasının turistik bir meta düzeyine indirgenmesi gibi ciddi bir tehditle karşı karşıyayız. Mevlana hazretleri Mesnevi’nin ikinci cildinin gecikişini anlatırken ne diyor; ‘Biri aşıklık nedir diye sordu. Bizim gibi olursan anlarsın dedim. Aşk hesapsız sevgidir. Onlar sever tamam da onu sevenler hani’ evet mesneviyi, semayı, Mevlana’yı anlamak için onun gibi olmaya çalışmak onu sevmek lazımdır” diye konuştu.”MESNEVİ BİR AFORİZMALAR DERLEMESİ DEĞİL”Mesnevinin bir aforizmalar derlemesi olmadığını ifade eden Erdoğan, “Bir kez daha hatırlatmak isterim ki; Mesnevi bir aforizmalar derlemesi değil. Hazreti Mevlana’nın değimiyle ruhlara cila olarak yazılmış bir ayet ve hadis tefsiri kitabıdır. Sema görsel bir şölen değil, insanın ruhu ve bedeni ile tam bir teslimiyette Rabbine yönelişin ifadesidir. Mevlana hazretlerini bu şekilde anlamayan ve onu bu şekilde anmayan her kez büyük bir yanlışın içerisindedir. Bu tören dahil Mevlana’yı anma amacıyla düzenlenen tüm etkinliklerin Sema gösterilerinin bu anlayışıyla yeniden ele alınması gerektiğine inanıyorum” dedi.”İSLAM DÜNYASI BİR BÜYÜK İMTİHANLA DAHA KARŞI KARŞIYADIR”İslam dünyasının büyük bir imtihanla karşı karşıya olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizde tüm Müslümanlarla birlikte milletimiz bakımında da çok önemli ve hayati bir gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Asırlık sorunlar, yeni ve daha karmaşık bir şekil alarak Müslümanlar aleyhinde büyüyor. İslam dünyası bir büyük imtihanla daha karşı karşıyadır. Bir yandan mezhepçilik fitnesinin ateşlendiğini görüyoruz. Diğer yandan ise küçük çıkarlarını tarihi sorumluluklarının önünde tutma anlayışından vazgeçemeyenlere üzüntü ile şahit oluyoruz. Bu emareler içinden geçtiğimiz imtihanın başarılı bir yönde ilerlemediğini işaret ediyor. Mevlana hazretleri diyor ki ‘koyunun kurttan kaçmasına şaşılmaz, şaşılacak şey koyunun kurda gönül vermesidir’ maalesef hem ülkemizde hem de tüm İslam dünyasında kendi inancına, kendi medeniyetine, kendi varlığına düşmanlık edenlere gönüllü hizmet edenler bulunduğunu görmenin üzüntüsü içerisindeyiz” diye konuştu.”SURİYE’DE DAEŞ BAHANESİYLE YÜRÜTÜLEN GÜÇ MÜCADELESİ, AT İZİNİN İT İZİNE KARIŞTIĞI TRAJİK BİR OYUNUN OYNANDIĞI TİYATROYA DÖNÜŞTÜ”Suriye’de yaşanan iç savaşa değinen Erdoğan, “Suriye’de 400 bin masum insan katlediliyor. 12 milyon insan evinden, yurdundan ediliyor. Müslümanım diyen birileri hala zalimin yanında yer almayı ve zulmü teşvik etmeyi sürdürüyor. İslam’a ait söylemlerle, sembollerle, Müslümanlara karşı tarihin en büyük savaşlarından birini yürüten DAEŞ gibi örgütler bahane edilerek Müslümanlara darbe üstüne darbe vuruluyor. Hemen yanı başımızda Suriye’yi bombalayan bir ülkenin operasyonlarına bakıyoruz. Yüzde 10 oranında DAEŞ’i, yüzde 90 oranında içinde Türkmen kardeşlerimizin de bulunduğu grupları yani Müslümanları hedef aldığını görüyoruz. Lütfen artık kimse kimseyi kandırmasın. Suriye’de, DAEŞ bahanesiyle yürütülen güç mücadelesi at izinin it izine karıştığı trajik bir oyunun oynandığı tiyatroya dönüştü. Herkes rol yapıyor, her kez rol kapmanın peşinde koşuyor ama ölen insanlar gerçek. Ölen bebekler, çocuklar, kadınlar, aksakalı ihtiyarlar, yıkılan evler, ibadethaneler, tarihi eserler gerçek. Bombalar bambaşka hesaplar için atılıyor. Ama bunların patladığı yerde dökülün kanlar, kararan hayatlar var” şeklinde konuştu.Doğu ve Güneydoğu’daki olayları da örnek göstererek “artık uyanma zamanıdır” diyen Erdoğan, “Doğu’da, Güneydoğu’da Fatih Sultan Camii maalesef ateşe veriliyor. Kurşunlu Camii kurşunlanıyor. Okullar yakılıyor, ibadethaneler aynı şekilde ve öğretmenler terki diyor ediyor. Bütün kardeşlerimiz oraları terk ediyor. Acaba bu teröristler bunu kim adına ve ne gaye ile yapıyor. Ve bunlar yeri geldiğinde şunu söylüyor; ‘devlet yukarıdan helikopterle bombaladı’ diyor. Bu nasıl iş ki yukarıdan bombalayacaksın minare ve kubbeler yıkılmayacak ama alttan yan taraftan kapılar ve camlar ateş alacak. Kimi aldatıyorsunuz ya. Artık bize uyanmak zamanıdır” dedi.Erdoğan, “Irak’ta, Suriye’de ve diğer ülkelerde DAEŞ denilen istismar aracını suretle ortadan kaldırmak mecburiyetindeyiz. Aynı şekilde ülkemizin içinde de benim Kürt kardeşime en büyük eziyeti yapan, ülkemizin istikrarını tehdit eden bölücü terör örgütünü en küçük bir müsamahaya izin vermeden devreden çıkarmak zorundayız. Ve bu anlamlı geceden buradan sesleniyorum; bunu devreden çıkarıncaya kadar silahlı kuvvetlerimiz, emniyet güçlerimiz hep birlikte bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu ülke bir huzur ülkesidir, refah ülkesidir. 78 milyon insanımızın huzur ve güvenine kast edenlere bu ülkede yer olmayacaktır. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım hep beraber olalım” diye konuştu.(İHA)

HABERİN RESİMLERİ

Haberin Alındığı Kaynak» İhlas Haber Ajansı

Terör örgütüne bir darbe daha

Perşembe, 17 Ara 2015 yorum yok

Tunceli Valiliği, Hozat ilçesi Aliboğazı bölgesinde devam eden operasyonla ilgili bir açıklama yaptı.Tunceli Valiliği’nden yapılan açıklamada, güvenlik güçlerince Hozat ilçesi Aliboğazı bölgesinde yapılan arama ve tarama faaliyetinde açık arazide 2 adet sırt çantası ele geçirildiği belirtilerek, “Sırt çantalarının içerisinde 1 adet dolu roketatar sevk fişeği, 6 adet roketatar sevk fişeği boş kabı ve bir miktar muhtelif yaşam malzemesi bulunmuştur. Cumhuriyet savcısının talimatı ile ele geçen malzemeler ve mühimmat muhafaza altına alınmış, diğer malzemeler yerinde imha edilmiştir” denildi.İlde terörist unsurlara yönelik düzenlenen operasyonlara devam edileceği belirtildi.(İHA)Haberin Alındığı Kaynak» İhlas Haber Ajansı

Categories: Genel Tags: , , , ,

Önemli bir karar zamanı

Perşembe, 17 Ara 2015 yorum yok

Fenerbahçe’nin yanı sıra Paris Saint Germain ve Milan’ın da ilgilendiği golcü oyuncunun babası Valdemir Silva’nın geçtiğimiz gün sosyal medya hesabından yayınladığı “Önemli bir karar zamanı, Tanrı yolumuzu aydınlatır” mesajı da söylentileri desteklerken, Brezilya basını da Santos’un yıldızının artık kariyerini Avrupa’da sürdüreceğini haberlerine taşıdı. 19 yaşındaki golcü oyuncunun 2019 yılına kadar Santos ile sözleşmesi bulunuyor. 

(SPORX)

Categories: Genel Tags: , , ,

Beşiktaş a bir kaleci şoku daha!

Salı, 15 Ara 2015 yorum yok

Berabere kalsa dahi UEFA Avrupa Ligi’nde 2. tura yükseleceği Sporting Lizbon maçını kaleci Tolga Zengin’in hataları yüzünden kaybeden Beşiktaş, aynı şanssızlığı az daha Galatasaray derbisinde de yaşayacaktı.Tolga Zengin’in kadroya alınmaması sonrasında kaleye geçen Günay Güvenç, 54. dakikada inanılmaz bir gol yedi. Beşiktaş savunmasının arkasına atılan uzun top sonrasında ceza sahasını terkeden Günay, defanstaki arkadaşlarıyla anlaşamayınca topu uzaklaştıramadı.Genç kalecinin hatalı vuruşu sonrasında topu önünde bulan Sneijder, boş kaleye topu aşırttı ve Galatasaray’ı 1-0 öne geçirdi.Günay, yediği hatalı golün ardından büyük üzüntü yaşarken, takım arkadaşları gelip kendisini teselli etti.Taraftarların da verdiği destekle toparlanan Günay, ilerleyen dakikalarda kalesine atılan iki kritik şutu kurtarmayı başardı.Günay Güvenç maç sonrasında taraftarların isteği üzerine tribünlere 3’lü çektirdi.

Categories: Genel Tags: , , , , ,

Böbrek kanserinin bir nedeni de…

Pazar, 13 Ara 2015 yorum yok

Üroonkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Talha Müezzinoğlu, böbrek kanserinin erken tanı konulduğunda tedavisi mümkün olurken geç kalındığında ise ölümle sonuçlandığını söyledi.Avrupa’da her yıl yaklaşık 90 bin yeni böbrek kanser tanısı konulduğunu ve yaklaşık 35 bin kişinin bu hastalığa bağlı yaşamını yitirdiğini ifade eden Müezzinoğlu, böbrek tümörünün yapısının saldırgan olduğuna ve diğer organlara hızla yayılabildiğine dikkati çekti. Müezzinoğlu, tümör erken ve küçük boyuttayken tespit edildiğinde, hastaların yüzde 90’ının 10 yıl yaşayabildiğini vurguladı.Her sağlıklı kişinin yılda bir kez kapsamlı muayeneden geçmesi; yüksek risk grubunda bulunanların tütün kullanımını bırakması, tütün ürünlerinin dumanına maruz kalmaktan kaçınması ve kilo vermesi gerektiğini vurgulayan Müezzinoğlu, gelişigüzel ağrı kesici kullanılmasının da önemli ölçüde kanser riskini artıran etken olduğunu söyledi.Müezzinoğlu, böbrek hücreli kanserin, böbrekte kanı süzen ve idrar oluşturan dokulardan kök aldığını belirterek, “Böbrek kanseri, büyüdükçe etrafında yer alan lenf bezleri, karaciğer, kalın barsak ve pankreasa yayılabilir. Bunun yanında, ana tümörden kopan tümör parçaları vücudun diğer uzak taraflarına giderek yerleşebilir” bilgisini verdi.Böbrek kanserine karşı belirtilere duyarlı olunması gerektiği uyarısında bulunan Müezzinoğlu, şunları kaydetti:”Erken evrelerde nadiren şikayetlere neden olmakta ve sinsi ilerlemektedir. Böbrek kanserlerinin çoğunluğu başka nedenlerle yapılan rutin değerlendirmeler sırasında tesadüfen tanı almaktadır.Böbrek kanseri varlığında, idrarda kan görülmesi, karın bölgesinde kitle hissedilmesi, tek taraflı yan ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık (anemi), yorgunluk, açıklanamayan ateş, bacaklarda ve ayak bileklerinde şişme görülmektedir. Bu bulgular ile karşılaşıldığında, hekime başvurulması gerekir.””ŞİŞMANLIK BÖBREK KANSERLERİNİN DÖRTTE BİRİNDEN SORUMLU”Müezzinoğlu, böbrek kanserlerinin genellikle 60 yaşlarında görüldüğünü ifade ederek, “Sigara, böbrek kanserlerinin üçte birine yol açmaktadır. Sigara içerisindeki kimyasallar böbreklerde idrarla atılır ve bu sırada böbrek hücrelerine etki ederek kanser gelişmesine yol açar” diye konuştu.Tütün ürünlerinin dışında çalışılan ortamda, asbestoz, kadmiyum, benzen ve kurşun gibi çözücülere maruz kalan kişilerde de böbrek kanseri riskinin arttığına dikkati çeken Müezzinoğlu, şöyle devam etti:”Ayrıca şişmanlık, böbrek kanseri için kanıtlanmış bir risk faktörüdür ve dörtte birinden sorumludur.Uzun süre diyaliz alan hastalarımızda da böbrek kanser riski artmaktadır. Tedavi görse de yüksek tansiyon hastalarının böbrek kanser riski arttığı için sık aralıklarla kontrol olması önerilmektedir. Kalıtsal olarak ise von Hippel-Lindau hastalığı, tuberoz skleroz hastalığı ve polikistik böbrek hastalığı olan kişilerde böbrek kanseri gelişim riski artmaktadır.”

Categories: Genel Tags: , , , ,

Bir kivi bir kilo portakala denk geliyor

Cuma, 11 Ara 2015 yorum yok

Türkiye’de Karadeniz Bölgesi’nde üretimi oldukça yaygınlaşan kivinin, vitamin ve mineral yönden oldukça zengin olduğu belirtildi.

Categories: Genel Tags: , , , , ,

Avrupa Diyabet Federasyonu Başkanı bir Türk

Cuma, 11 Ara 2015 yorum yok

. Prof. Karadeniz, Avrupa bölgesinin ilk Türk Başkanı, aynı zamanda kuruluşundan bu yana görev alan ilk kadın başkanı.

Prof. Karadeniz 4 yıl süre ile bu görevini sürdürecek. Uluslararası Diyabet Federasyonunun en bildik bölgesi olan Avrupa Bölgesi İngiltere’den Kazakistan’a kadar olan bölgede Diyabetle mücadele programlarının geliştirilmesi, diyabetli hasta bakım kalitesinin yükseltilmesi ve ülkeler arası koordinasyonun oluşturulması görevlerini üstlenecek.Prof. Dr. Şehnaz Karadeniz kimdir?Dr. Karadeniz 1996’da kurulan ve 1997 yılında Uluslararası Diyabet Federasyonu üyeliğine kabul edilen Türkiye Diyabet Vakfı (TURKDIAB) Kurucu Üyesi ve mütevelli Heyeti Üyesi’dir. Kuruluşundan itibaren Vakfın sosyal ve bilimsel aktivitelerinde aktif olarak yer almaktadır. Hasta Hakları Hukuk Bürosu Kurutu Üyesi, 1999’dan beri Diyabet Merkezleri Konsültan Göz Hekimi ve 2003’ten beri Uluslararası İlişkiler Koordinatörü2dür. 2004’ten beri diyabetli Türk göçmenlere destek amaçtı DIABLIVA Projesini koordine etmektedir. 2009 yılında başlatılan, T.C. Sağtık Bakantığ himayelerinde, Uluslararası Diyabet Federasyonu (lDF} ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bötgeteri’nin desteği ite sürdürülen; Ulusal Diyabet Programı’nı geliştirme, uygulanma ve takibinde sivil toplumun nasıl destek verebileceği açısından diyabet ve diğer kronik hastalıklara model olarak gösterilen “Diyabet 2020: Vizyon ve Hedefler-Türkiye” Projesi’nin uluslararası ilişki koordinasyonunu sürdürmektedir. Dr. Karadeniz 2007 yılından beri Uluslararası Diyabet Federasyonu Avrupa Bölgesi (lDF Europe) Yönetim Kurulu’nda Üye, 20’t2 yılından beri de Gelecek Dönem Başkanı olarak yer almaktadır; Kasım 2015’de lDF Europe Başkanlığını devralmıştır.2014-2017 dönemi European Association for the Study of Diabetes (EASD) Konsey Üyeliğine seçilmiştir. Halen İstanbul, Florence Nightingate Hastanesi’nde Göz Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapmaktadır, Ayrıca İstanbul Bilim Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi’dir.

Categories: Genel Tags: , , , , ,

Kaliteli bir uyku için günde iki bardak için

Cuma, 11 Ara 2015 yorum yok

Uzmanlar, özellikle sütün içinde bulunan vitaminlerin düzenli uykuyu sağlayan temel besin maddeleri olan B6, B12 maddelerini içerdiğini belirterek düzenli süt tüketiminin uyku üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekiyor.

İnsanlar için ortak bir gereksinim olan uykunun yaşamımızın ortalama 1/3’ünü oluşturduğunu söyleyen uzmanlar, uykunun vücudun kendisini yenilediği, sağlıklı ve uzun yaşamın temeli olan, nefes alma, yemek yeme kadar önemli bir gereklilik olduğunu vurguluyor. Sütte serotonin maddesinin uyku kalitesini olumlu etkilediğini söyleyen uzmanlar, her yaşta insanın günde 2 bardak süt içmesi gerektiğini belirtiyor.

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç; cinsiyet, yaş, fiziksel aktivite ve beslenmenin uykuyu etkileyen faktörler olduğunu söylerken, belli besin ve içeceklerin uykuyu etkilediğinin altınızı çizdi.

İnsanların gereksinim duydukları uykunun yaş, cinsiyet, beslenme, aktivite, sağlık durumu, çevresel ortam ve bireysel özelliklere göre farklılık gösterdiğine dikkat çeken Prof. İnanç, “Uyku gereksinimi küçük çocuklarda günde 10-12 saat, sağlıklı bir erişkinde 6-9 saat, yaşlı bireylerde 6,5 saat kadardır” dedi.

Belli besin ve içeceklerin alımının uykuyu etkilediğinin bilindiğini kaydeden İnanç, “Kafein, uyarıcı bir maddedir ve yatmadan önce kafein içeren içeceklerin (kahve, çay, kola) alınması uyumayı zorlaştırır. Çalışmalar yağ ve rafine karbonhidratlardan zengin beslenmenin, yetersiz sebze tüketmenin ve düzensiz öğünlerin uyku üzerinde olumsuz etkisi olduğunu göstermiştir” diye konuştu.

Birçok batı ülkesinde inek sütünün uyku veren etkisi nedeniyle sakinleştirici bir besin olarak kabul edildiğini hatırlatan Prof. Dr. Neriman İnanç, “Süt kaliteli uykuda etkili olan melatonin triptofan, B6, B12 vitamini içeren temel besin kaynaklarından birisidir. Düzenli uyku olmadan sağlıklı bir zihinsel ve bedensel çalışmadan bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle gereken zamanda, gerektiği kadar uyanık kalabilmek için kaliteli uykuda etkili tek besin olan sütü her yaş grubunun mutlaka tüketmesi gerekmektedir” dedi.

Categories: Genel Tags: , , , , , ,

Erdoğan: Güçlü bir duruş sergileyemezsek…

Cuma, 04 Ara 2015 yorum yok

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gerçekleşen 2015 Yılı TÜBİTAK Ödülleri’nin tevdi töreninde konuştu. “Güçlü bir ekonomiye, güçlü bir devlet yapısına, güçlü bir toplum yapısına sahip değilseniz, bu sorunların her biri sizi, rüzgarın önündeki bir yaprak gibi savurur, hiç beklemediğiniz, istemediğiniz yerlere sürükler” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihi ve coğrafi olarak zayıf olma şansı olmadığını, güçlü olmaya mecbur olduğumuzu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her zaman ifade ediyorum; eğer güçlü olmazsak, güçlü bir duruş sergileyemezsek bizi bu coğrafyada bir gün bile barındırmazlar” diye konuştu.