arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Cumhurbaşkanı’

Saray Ekibi!

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

İtiraf edeyim, Muharrem İnce’nin aday olmasını.. Olsa da böyle bir performans göstermesini beklemiyordum. Yanılmışım.

Kılıçdaroğlu, partideki rakibini aday gösterdi. Çok kritik bir eşiği, çok önemli bir adımla aştı.

Muharrem İnce de, dostunu düşmanını şaşırttı.

Yandaş medyaya, AKP’nin kurmaylarına bakıyorum da.. Muharrem İnce’ye karşı politika üretemiyorlar. Muharrem İnce’yi “neresinden tutacaklarını” bilemiyorlar! Nereden ve nasıl saldıracaklarını kestiremiyorlar. Alevi değil. Kavgacı değil. Hem Kürtler’e mesaj veriyor, hem ulusalcılara. Ezan okunurken susuyor. Kendisiyle de Erdoğan’la da alay edebiliyor.

Yandaş / yanaşma medya ne yapsın! Hiçbir şey bulamayınca, “ekibi yok” teşhisine sarıldı. İnce’nin ekibi yokmuş. Ekonomide, dış politikada, kültür – sanatta danışmanlarının kim olduğu belli değilmiş. Falan filan.

Bunları yazıp söyleyenlerin Saray danışmanlarını gördüğü yok herhalde!

Malum, Erdoğan’ın -son dönemin en mayınlı alanı- ekonomide danışmanları çok ilginç isimler.

Yiğit Bulut’u defalarca yazdım. Sizler de yakından biliyorsunuz. Tekrarlamaya gerek yok.

Son günlerde adı öne çıkan Cemil Ertem’e gelince..

Hazret, daha Mart sonunda yaptığı tespitle tarihe geçti: “Dolar 4’e çıktı algısı yanlış. 3.85’in üzerindeki çıkışlar oldukça spekülatif çıkışlar. Dalgalı kurda temellere uygun dengeye geleceğiz.”

Geldik beyefendi. Bu sözlerin üzerinden sadece bir buçuk ay geçti. Ama dolar, sizi duymamış olacak, 4.50 dolaylarında salınıp duruyor!

Bu “başdanışman” bey, Erdoğan’ın son İngiltere ziyaretini de aynı ferasetle takdim etti. Ona göre,”ziyaret ve özellikle iş çevreleriyle yapılan toplantı bazı “merkezleri” oldukça rahatsız” etmiş!

O ziyaret sırasında doların uçtuğunu.. Bunda, Erdoğan’ın Merkez Bankası’nın bağımsızlığını yok sayan görüşlerinin de payı olduğunu.. Zaten gerek BBC gerekse Bloomberg yayınlarındaki soruların bile Türkiye’nin halini ortaya koyduğunu fark etmemiş.

* * *

Yüksek irtifada oksijen azlığından görüş bulanıklaşır ya! Bu beyefendilerde de öyle oluyor anlaşılan. Aşağıdaki satırlar da Erdoğan’ın muhteşem ekibinden Cemil Ertem Bey’e ait:

Erdoğan, hem iş çevreleriyle yaptığı toplantıda hem de sonrasında gerçekleşen canlı yayında, bütün sorulara içtenlikle cevap verdi; dileyen dilediğini sordu.”

Bizim buralarda iş çevreleri de gazeteciler de soru sormayı bilmiyor herhalde. Baksanıza, dileyen dilediğini sorabilirmiş.. Sorunca da Erdoğan içtenlikle cevap verirmiş.

Fotoğraf bu konuda size net bir fikir verecektir. Erdoğan Londra’da, özenle seçilip heyete dahil edilmiş Türk gazetecileri toplamış. O anlatmış, gazeteciler dinlemiş. Elbette “içtenlikle”!!!

* * *

Saray’ın ekonomi başdanışmanı Cemil Ertem, bu tabloya bakıp da “hakikaten bizimkiler elin İngilizi gibi soramıyor azizim” diye iç geçirmiş midir? Bilemem.

Kendisinin ekonomik alandaki liyakatı hakkında da bir fikrim yok.

Elbette, ekipce Türkiye’yi getirdikleri ekonomik / toplumsal yıkıma bakıp bir fikir sahibi oluyoruz. O ayrı!

Merak ettiğim, “nasıl bir insan” Türkiye’de medyaya / emekçilere / iş dünyasına yönelik baskının farkında olmaz? “Nasıl bir insan” bir an olsun durup “yahu sahiden Türkiye’de Erdoğan’a neden dileyen dilediği soruyu soramıyor” diye düşünmez? “Nasıl bir insan” inşaat sektöründen başka umudu kalmamış bir ülkede işlerin yolunda gittiğini, İngilizler’in, Kraliçe’nin falan bizi takdir ettiğini zanneder?

Geçiniz.

Muharrem İnce’nin de böyle bir ekibi olacaksa hiç olmasın daha iyi!!

* * *

Saray ekibi ekonomiyi yönetemiyor, dış politika danışmanları çoktan pert oldu da Erdoğan siyasette toz mu attırıyor! Hadi canım siz de!

Hürriyet’te Nuray Babacan’ın -iç sayfalara küçücük sıkıştırılmış- müthiş haberi siyasi danışmanların nerelere / ne hallere geldiğini anlatıyor:

“İktidar partisi, seçim çalışmalarında vatandaşın nabzını tutmak ve ona göre politika geliştirmek için ‘anlık-günlük strateji’ belirleyecek.Tüm söylemler ve alınan kararlar, telefon anketiyle halka sorulacak. Kampanya boyunca kullanılacak söylem ve başlıklar, günün gelişen koşullarına, muhalefetin kullandığı dile ve gündem oluşturacak konulara göre belirlenecek. Yapılan konuşmaların ve geliştirilen söylemin ‘sosyal kırılganlık algısı’ anlık ölçülecek. Ona göre politika değiştirilecek veya geliştirilecek.”

* * *

Dünyada para bolken.. AB Erdoğan’ı desteklerken.. Liberaller, Gülen’le birlikte AKP’nin değirmenine su taşırken.. Bu ülkenin vatandaşlarının alın teriyle, vergisiyle yaratılmış ne kadar fabrika / tesis / banka varsa haraç mezat satılıp parasıyla gösteriş yapılırken.. Erdoğan’ı ASRIN LİDERİ diye takdim etmek kolaydı.

Hadi bakalım, şimdi “anlık politikalarla yürümeye çalışan” partiyi ve liderini parlatın da görelim!

Ha bir de Cemil Ertem parlatayım derken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz-enflasyon ilişkisi hakkında söyledikleri bugün tam da çağdaş bilimsel iktisat teorisinin konusudur. Aksi iddialar da bilim dışı safsatadan ibarettir” demez mi!

Ekonomistler bir gül bir gül..

Nohuta artık kıyma bile koyamayan vatandaş bir gül bir gül..

O kadar olur yani!

BDS Türkiye gönüllüsü Dr. Nicola El-Saafin: Filistin davası

Cumartesi, 19 May 2018 yorum yok

ZEYNEP KURAY [email protected] @zeynokuray

Filistin için İsrail’e Boykot Girişimi-BDS Türkiye gönüllüsü Dr. Nicola el-Saafin, Türkiye’de Filistin davasına bir seçim malzemesi olarak yaklaşılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. İktidarın bir yandan Filistin halkının yanında olduğunu iddia ederken diğer taraftan ise İsrail ile en üst düzey ilişkilerini sürdürdüğüne dikkat çeken Saafin, bu tutarsızlığın İsrail’e kazanım sağladığını kaydetti.

Miting düzenleyenler ticaret de yapıyorlar
İstanbul’da doğan Dr. Saafin, BDS Türkiye içinde 12 yıldır ülkesindeki işgal ve zulme karşı mücadele veriyor. 70’inci yılına giren Nakba’nın (Büyük Felaket) sadece tarihten ibaret olmadığını, Filistin halkının işgal edilen topraklarına geri dönüş mücadelesinin kuşaktan kuşağa süreceğinin de beyanı olduğunu vurgulayan Dr. Saafin, “Filistin halkı yeniden fedakârlık, birlik ve tarihsel haklar için mücadelenin ön plana çıkması gerektiğini savunuyor ve bu yönde de eylemlerine devam ediyor” dedi.

Türkiye siyasetinde Filistin’in genellikle kullanılan bir dava olduğuna işaret ederek, Gazze’deki son katliamın hemen akabinde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yenikapı’da miting düzenleyecek olmasının bunun en somut göstergesi olduğunu kaydetti. Filistin davasına bir seçim malzemesi olarak yaklaşmanın kendisinin bir felaket olduğunun altını çizen Saafin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye hükümeti bir yandan Filistin halkının yanında olduğunu beyan ediyor, diğer taraftan ise İsrail ile geçmişten gelen ilişkilerini devam ettirmekte ısrar ediyor. Tepkisi söylemden öteye geçmiyor. İsrail ile ilişkilerin kesilmesi, anlaşmaların iptal edilmesi gibi gerçek adımları atmıyor. Büyük elçiyi geçici olarak geri çekmek gibi tavırların hiçbiri İsrail için bir şey ifade etmiyor. Siyasi iktidar Kudüs Filistin halkına iade edilmediği müddetçe tüm ilişkilerin kesilmesini savunursa o zaman farklı olur. Ama şu an kurulan ilişki İsrail’e kazanım sağlıyor.”

İki ülke ilişkileri üst düzeyde sürüyor
İsrail ile Türkiye’nin ilişkilerinin en üst düzeyde seyrettiğine, ekonomik olarak Türkiye’nin İsrail’in beşinci büyük ortağı olduğuna işaret eden Saafin, bu açıdan İsrail’in Türkiye tarafından hiçbir cezalandırma politikasına tabi tutulmayacağının da ortada olduğunu belirtti. Mavi Marmara saldırısının ardından bozulan ilişkileri “normalleştirmek” için başlatılan süreci de hatırlatan Saafi, Filistin halkıyla gerçek dayanışma adımlarının bu anlaşmalardan geçmediğini kaydetti.

Diplomatik ilişkiler kesilsin
Saafin, Türkiye-İsrail ilişkilerinin genel tablosunu şöyle ortaya koydu: “Filistin halkıyla gerçek bir dayanışma içinde olunacaksa, o zaman Türkiye hükümetinin İsrail ile tüm ticari, askeri, diplomatik ilişkilerini kesmesi gerekiyor. Türkiye şu anda İsrail’e büyük ekonomik katkılarda bulunuyor. Ekonomik, politik, askeri, kültürel ilişkilerin kesilmesi lazım. Türkiye’nin İsrail ile kültürel etkinlikleri aynen devam ediyor.”

Kudüs fitilini ateşleyen ABD Başkanı Donald Trump’ın kararını da değerlendiren Saafin, Ortadoğu’nun bir kaos döneminden geçtiği bugünlerde emperyalistlerin fırsattan istifade kendi yayılmacı politikalarını devreye soktuğunu belirtti. ABD ve İsrail’in bölgede istediği gibi at koşturduğunu ifade eden BDS Sözcüsü Saafin, tarihsel bir şehri ele geçirerek işgallerini meşrulaştırmaya çalıştıklarını vurguladı. Saafin, siyonizme ve emperyalizme karşı mücadeleyi yükseltme çağrısında bulunan Dr.Saafin, hangi saldırıyı yaparlarsa yapsınlar Filistin halkının, tarihsel hakları için mücadele etmeye devam edeceğini ve dünyadaki özgür halkların Filistin halkıyla dayanışmayı sürdüreceğini vurguladı.

Fransız bakan eşcinsel olduğunu açıkladı

Cumartesi, 19 May 2018 yorum yok

Homofobi kaynaklı fiziksel saldırıların son bir yılda yüzde 15 oranında arttığı Fransa’da, Dijital Gelişmelerden Sorumlu Bakan Münir Mahcubi eşcinsel olduğunu açıkladı. Mahcubi, “Homofobi, topluma zarar veren bir hastalık” dedi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, Fransa’da Dijital Gelişmelerden Sorumlu Bakan Münir Mahcubi eşcinsel olduğunu açıkladı. Uluslararası Homofobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü vesilesiyle açıklama yapan Mahcubi, homofobik saldırıların yükselişte olduğu bir dönemde eşcinsellere daha fazla görünürlük sağlamaya yardım edeceğini söyledi.

34 yaşındaki Mahcubi Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Homofobi bizi bazen, sadece nefretten kaçınmak için adapte olmaya ve yalan söylemeye zorlar. Homofobi, topluma zarar veren bir hastalık; okulları istila ediyor, aileleri zehirliyor, arkadaşlarınızı kaybetmenize yol açıyor” ifadelerini kullandı.

Faslı bir göçmen ailenin çocuğu olan Mahcubi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ekibine katılmadan önce başarılı bir teknoloji girişimcisiydi.

Fransa’da istatistiklere göre, homofobi kaynaklı fiziksel saldırılar son bir yılda yüzde 15 oranında artmış durumda.

Bozdağ’dan İnce’ye ‘Gülen’ yanıtı

Cuma, 18 May 2018 yorum yok

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin “Gülen’in iadesi usulüne uygun edilmemiş” sözlerine yanıt verdi.

Bozdağ’ın açıklamaları şöyle:

“CHP cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, ABD’den arandığını ve kendisine, Türkiye’nin teröristbaşı F. Gülen’in iadesi için usulünce başvuruda bulunmadığını, söylendiğini dün bir TV.’ye açıkladı.Ama arayanın kim olduğunu,açıklamadı. Sayın İnce,keşke ABD’den arayanın dediğinin doğru mu yalan mı olduğunu tespit için Adalet Bakanlığını arayıp işin aslını/doğrusunu öğrenseydi,kendisini yalancının yalancı şahidi durumuna düşürmezdi.Belli ki Sayın İnce,ABD’den arayana inanmış ve onun ağzıyla Türkiye’yi suçluyor.”

‘ABD’DEN ARAYAN KİMSE YALAN SÖYLÜYOR’

“İşin aslını ve doğrusunu ben size söyleyeyim Sayın İnce! Sizi ABD’den arayan her kimse,yalan söylüyor. Siz de sorgusuz ABD’den arayan yalancıya inanıp beyanını kamuoyu ile paylaşıyorsunuz;kendinizi yalancıya gönüllü kullandırıyorsunuz,yalancıya yalancı şahitlik yapıyorsunuz. Türkiye’nin teröristbaşı ve 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü’nün bir numaralı faili Gülen’i iade talebi,ABD ile Türkiye arasındaki ikili anlaşmaya uygundur. Teröristbaşı Gülen’in iade için geçici tutuklanması ve iade taleplerinde,bir eksiklik ya da yanlışlık yoktur. Türkiye,FETÖ kurucusu ve yöneticisi ve 15 Temmuz 2016 Darbe Teşebbüsü dahil pek çok suçun bir numaralı faili teröristbaşı F. Gülen’i ABD’den usulüne uygun talep etmiştir. Türkiye’nin talebinde, herhangi bir eksiklik ya da yanlışlık yoktur. Herşey usule ve anlaşmaya uygundur. Türkiye’nin talepnamesinde yer alan delillerin standardı da aramızdaki anlaşmanın aradığı delil standardını fazlasıyla karşılamaktadır. ABD yönetimi,teröristbaşı F.Gülen hakkındaki Türkiye’nin iade talebini ve eki delil dosyalarını,bugüne kadar ABD adli makamlarına göndermedi.”

‘SİZİ ARAYAN ABD’Lİ Mİ TÜRK MÜ?’

“Sayın İnce, siz,alenen yalan söylüyorsunuz ve ABD’den arayan her kimse onun ağzından utanmadan ülkenize iftira ediyorsunuz. Klasör klasör önderilen dosyalar, Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız,Adalet Bakanlarımız,Dışişleri Bakanımızın görüşmeleri ve medyada yazılanlar, her şey ortada. Bu gerçeklere rağmen söyleneni doğruluğunu tahkik etmeden ve hatta tahkike ihtiyaç duymadan kullanmanız,kendinizi alenen kullandırmanızdır. ABD’den arayan sizi kolayca kullanırsa,Allah muhafaza Cumhurbaşkanı olduğunuzda da ABD’den arayanlar daima sizi kullanacak,demektir. Sayın İnce, unutma ki Türk halkı kendini kullandıranı da başkalarının kullandığını da, yalancıyı da, müfteriyi de sevmez. Böylelerine lider gözüyle de bakmaz.Hele hele başka ülkeden telefonla arayanların kullandığını kukla olarak görür. Kuklaları da Cumhurbaşkanı seçmez. Sayın İnce, sizi ABD’den arayan ABD’li mi Türk mü? Eğer arayan ABD’li ise CIA’dan mı yoksa FBI’den mi veya Adalet Bakanlığından mı veyahut da başka bir ABD’li mi? Sizi arayan Türk ise FETÖ üyesi mi veya FETÖ beslemesi mi ya da başkaca bir Türkiye düşmanı mı? Sahi kim?”

‘KAÇIŞ YOK’

“Sayın İnce, sizi ABD’den arayanı neden açıklamadınız? Adının bilinmesinden bir çekinceniz mi var? Adının bilinmesinden yana bir endişeniz yoksa,bundan sonra açıklamayı düşünüyor musunuz? Yoksa adının bilinmesi size zarar mı verir? Sahi ABD’den arayanın adını neden gizliyorsunuz? Milletin gözünün içine baka baka yalan söyleyen birini görmek isteyen Muharrem İnce’nin yüzüne bakmalıdır. Çünkü milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyor. Pes artık,pes. Bu kadarı da olmaz yahu! FETÖ kurucusu ve yöneticisi 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü dahil pek çok suçun birinci derecede faili teröristbaşı Gülen ve onun bilumum teröristlerini dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, hangi deliğe girerlerse girsinler;bulacağız,getireceğiz,yargıya teslim edeceğiz. Kaçış yok.”

BİR AÇIKLAMA DA ADALET BAKANLIĞINDAN

Bozdağ’ın sözlerinin ardından İnce’nin iddiasına yönelik bir açıklama da Adalet Bakanlığından geldi.

Adalet Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yalova Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin, Fetullah Gülen’in ABD’den usulüne uygun şekilde istenmediği iddiasıyla ilgili, “Fetullah Gülen ile ilgili olarak, bugüne kadar yedi ayrı iade talepnamesi ve tutuklama talepleri usulüne uygun bir şekilde ABD makamlarına iletilmiştir” denildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi.

“Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Milletvekili Sayın Muharrem İnce’nin dile getirdiği, Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen’in Amerika Birleşik Devletleri’nden iadesinin usulüne uygun şekilde istenmediği iddiaları üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılmasında yarar görülmüştür. İade talepleri yargı mercileri tarafından hazırlanmakta olup, bakanlığımızın bu süreçteki rolü Türk adli mercileri ile yabancı makamlar arasında irtibatı kurmak ve sürecin uluslararası sözleşmelere uygun biçimde ilerlemesini sağlamaktır. Yakalama kararı ile suça ilişkin bilgi ve delilleri içeren bu talepnameler, Dışişleri Bakanlığı kanalıyla muhatap ülkelere iletilmektedir. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile ilgili olarak, bugüne kadar yedi ayrı iade talepnamesi ve her bir talepnameye konu suçlar bakımından tutuklama talepleri ABD makamlarına bu çerçevede ve usulüne uygun bir şekilde iletilmiştir.”

‘İNCE’NİN İDDİALARI GERÇEK DIŞIDIR’

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

“Fetullah Gülen hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden önce işlediği suçlarla ilgili dört ayrı dosya üzerinden hazırlanan iade talepnameleri, 19 Temmuz 2016 tarihli yazılarımız ekinde Dışişleri Bakanlığımız kanalıyla ABD makamlarına iletilmiştir. 15 Temmuz darbe girişimi ve Sayın Cumhurbaşkanımıza suikast teşebbüsüyle ilgili olarak da üç ayrı dosya üzerinden hazırlanan talepnameler ise 23 Temmuz 2017 ve 20 Kasım 2017 tarihlerinde muhatap devlete iletilmiş ve örgüt elebaşının iadesi istenilmiştir. İade taleplerimizin tamamı, iki ülke arasında yürürlükte olan ‘Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri Arasında Suçluların Geri Verilmesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardımlaşma Antlaşması’nda belirlenen usule uygun bir şekilde ve iade için yeterli delillerle birlikte ABD makamlarına iletilmiştir. Talepler, içerik ve usul bakımından, ülkemiz ve ABD arasındaki ikili antlaşmada öngörülen şartları bütünüyle karşılamaktadır. Süreci yakından takip eden başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Sayın Başbakanımız, Adalet ve Dışişleri Bakanlarımız da yüksek düzeyli resmî temaslar vesilesiyle bir araya geldikleri muhataplarına taleplerimizin karşılanması ve örgüt elebaşının bir an evvel iadesi yönündeki beklentimizi defaatle dile getirmişlerdir.

Tam, eksiksiz ve usulüne uygun bir şekilde iletilen iade taleplerimizin ABD makamlarınca bir an evvel yerine getirilmesi halen beklenmektedir.

Sayın İnce’nin kaynağı belirsiz iddiaları tamamen gerçek dışıdır. Kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki bu talihsiz açıklamanın, Fetullah Gülen’in iade süreci ile ilgili olarak zaman zaman ortaya atılan asılsız haber ve beyanatlar zincirinin yeni bir halkası olduğu görülmektedir.”

‘Eşit propaganda imkanına sahip olunması, seçimin adil

Cuma, 18 May 2018 yorum yok

Diyarbakır Barosu tarafından 24 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleriyle ilgili ‘seçim hakkı ve seçim güvenliği’ konulu basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Baro Başkanı Ahmet Özmen, 24 Haziran seçimlerine seçim güvenliği, serbest seçim hakkı, eşit koşullarda propaganda hakkı ve serbestisi, OHAL koşullarına dair tartışma ve itirazlarla girildiğini söyledi. Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan, HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın, eşit koşullarda propaganda hakkı için serbest bırakılması gerektiğini savunan Özmen, şunları söyledi:

“Bilindiği üzere eşit ve adil bir seçim demokrasinin vazgeçilmez temel unsurudur. Bir seçimin adil, demokratik ve meşru olmasında propaganda sürecinin demokratik ve herkesin eşit propaganda imkanlarına sahip olması, en az oy verme ve sayım işleminin dürüstlüğü kadar belirleyicidir. Başta tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın serbest propaganda hakkının engellenmesi olmak üzere eşit koşullarda propaganda hakkının tesisi için siyasi tarafların bu haksızlığın giderilmesi için sorumluluk almaları gerektiği aşikardır. Bu bağlamda tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın eşit koşullarda seçime katılımını sağlamak için tutukluluğunun gözden geçirilerek serbest bırakılması çağrımızı yineliyoruz. Demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru olan seçimler temel olarak özgür, güvenli ve baskıların olmadığı bir ortamda vücut bulmaktadır. OHAL koşulları altında bu ortamın sağlıklı olmadığı gün gibi ortada olup, medyanın tek bir siyasi anlayışı, ittifakı ve propagandayı seçmenlere ulaştırma gayreti de yine demokrasinin bu ayağını sakatlamaktadır.”

AİHM’İN ‘ROBOSKİ’ KARARINA TEPKİ

Başkan Özmen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Şırnak’ın Roboski ilçesine bağlı Ortasu köyü Irak sınırında, 28 Aralık 2011 tarihinde gerçekleştirilen hava operasyonunda hayatını kaybeden 34 köylü için yapılan başvuruyu ‘kabul edilemez’ bulmasını da eleştirdi. Kararı hukuki bulmadıklarını dile getiren Özmen, şunları söyledi:

“2001 yılında savaş uçakları tarafından bombalanarak katledilen 34 vatandaşımızın AİHM’e başvurusuna ilişkin AİHM tarafından bir karar verildi. Diyarbakır Barosu olarak bu kararın adil ve İnsan Hakları Mahkemesi ismini taşıyan bir mahkeme tarafından verilmiş olduğunu doğru bulmadığımızı vicdanen, ahlaken, hukuken gibi ciddi eleştirilere tabi tuttuğumuzu bilinmesini istiyoruz. Başvuru, bir ‘kabul edilemezlik’ kararı ile reddedildi. Yani esasın incelenmesine geçilmeden bir usuli noksan üzerinden bir ‘kabul edilemezlik’ kararı ile esasa ‘ret’ kararı verildi. Tüm kamuoyu önünde gerçekleşen savaş uçaklarıyla 34 sivil masun insanın katline sebep olan olayda bir usuli eksikliğin 34 canın önünü konulması, yaşam hakkının esastan incelenmesine geçilmemesine biz hukuken doğru bulmuyoruz. Diyarbakır Barosu olarak 34 canımızın başvurusunun reddedilmesine ilişkin tüm üyelerimizle beraber bir kampanya yürüteceğiz.”

(DHA)

Başbakan Yıldırım’dan ‘yetki tasarısı’ açıklaması

Cuma, 11 May 2018 yorum yok

Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla çeşitli kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde (KHK) yapılması gereken değişiklikler için hazırlanan yetki yasası tasarısını değerlendiren Yıldırım, “Tamamen anayasa çerçevesinde yapıldı o nedenle rahatız.” dedi.

Başbakan Yıldırım açıkladığı paketle ilgili soruya, “Konuşuldu, Meclis’te kabul edildi. Çok kapsamlı. Cumhurbaşkanı onayladıktan sonra hayata geçecek. Başka kapsamlı bir düzenleme çalışması yok” diye yanıt verdi.

Başbakan Binali Yıldırım “Ermenistan yıllardan beri sürdürdüğü Türkiye’ye yönelik hasmane tutumundan, Türkiye’nin toprak bütünlüğü, sınırlarına yönelik yanlış tutumlarından vazgeçiyorsa, her şeyden vazgeçiyorsa, yeni bir sayfa açmak istiyorsa bunlarla ilgili detayları görüp ona göre karşılık veririz” dedi.

Dolar/TL yeniden 4,30’u aştı

Cuma, 11 May 2018 yorum yok

ABD enflasyon verilerinin beklenenden düşük gelmesiyle küresel piyasalarda gerileyen dolar, jeopolitik gelişmelere paralel olarak içeride yeniden yükselerek 4.3071 liraya çıktı. Euro da 5.1482 liraya kadar yükseldikten sonra açılışa göre yüzde 1.74 artışla 5.1315 lira düzeyine çekildi.

ABD’de, oynak gıda ve enerji fiyatlarının yansıtılmadığı “çekirdek enflasyon”un Nisan’da aylık yüzde 0.1 ve yıllık yüzde 2.1 ile beklentilerin altında kalması, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artışını hızlandırmak yerine, “kademeli” yapacağına ilişkin beklentileri güçlendirdi.

Bu gelişmeyle, dolar endeksi yüzde 0.29 düşüşle 92.45’e kadar gerilerken, euro/dolar paritesi de 1.1953 düzeyine yükseldi.

Doların küresel piyasalarda zayıflaması Türkiye’ye de yansıdı ve önceki gün 4.3744 lira ile yeni tarihi zirveyi gören dolar bugün erken işlemlerde 4.24 – 4.25 aralığına çekildikten sonra piyasanın açılmasıyla 4.29-4.30 lira aralığına döndü. Önceki gün 5.1794 lira ile, 5.1941 liralık tarihi zirvesine yaklaşan euro da, yeni güne 5.05 – 5.06 lira aralığında başladıktan sonra 5.12-5.14 lira aralığından işlem görüyor.

Borsa İstanbul Endeksi (BİST100) de dün günü günlük yüzde 1.59 artışla 102 bin 380 puandan kapadıktan sonra haftanın son işlem gününde yüzde 0.58 düşüşle 101 bin 791 puana geriledi.

‘Yörüngeye döndük…’

İş Yatırım’ın, “Yörüngeye döndük” başlıklı günlük piyasa bülteninde, “Beklentilerden düşük gelen ABD enflasyonu ve dolardaki gerilemeyi arkasına alan küresel piyasalar toparlanmaya devam ediyor” denildi ve şu değerlendirme yapıldı:

“ABD, İsrail – İran gerginliğiyle yükselen petrol fiyatları küresel risk iştahını zayıflatamadı.

“Türkiye varlıkları uzun bir aradan sonra yeniden dünyanın yörüngesine girdi.

“Ekonomi yönetiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Londra’da yatırımcılarla buluşarak güven tazeleyeceği mesajı üzerine Türk lirası, Borsa İstanbul ve DİBSler en iyi performans gösteren gelişmekte olan ülke varlıkları oldu.

“Wall Street ve Asya borsalarındaki işlemler Borsa İstanbul’da yukarı yönlü seyrin devam edeceğini gösteriyor.”

(DHA)

Demirtaş’ın adaylığının iptal edilmesi için YSK’ye yapılan

Cuma, 11 May 2018 yorum yok

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım, YSK’ya verdiği dilekçede Demirtaş’ın, PKK yöneticileriyle olan bir fotoğrafına yer vererek, adaylığının iptal edilmesini istedi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, YSK, yapılan başvuruyu reddetti.

NE OLMUŞTU

HDP’nin tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın adaylığının iptal edilmesi için Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’ya başvuru yapıldı.

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım, YSK’ya verdiği dilekçede Demirtaş’ın bir fotoğrafına yer verdi. Yalım dilekçesinde şu ifadeleri kullandı:

“HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın Kandil Dağı’nda eli kanlı PKK’lı teröristler ile çektirdiği fotoğraf. Demirtaş için başka bir şey söylemeye gerek var mı? Teröristler ile fotoğraf çektiren Demirtaş Cumhurbaşkanlığına nasıl aday olur? Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı Adaylığının iptal edilmesini arz ederim.”

LeMan’ın bu haftaki kapağı: İnce’nin Demirtaş’ı ziyareti

Perşembe, 10 May 2018 yorum yok

Leman dergisinin bu haftaki kapağında 24 Haziran seçimleri yaklaşırken CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin, HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ı Edirne Cezaevi’nde ziyaret etmesi yer aldı.

Kapının önünde öfkeli duran ‘birisi’, Demirtaş ve İnce’nin koğuşta oturup çay içtiği anda “Kapıyı kitlesek mi acaba 24 Haziran’a kadar” ifadelerini kullanıyor.

Bu arada, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ı, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etti.

leman-in-bu-haftaki-kapagi-ince-nin-demirtas-i-ziyaret-etmesi-461502-1.

Yıldız Tilbe, CHP’ye şarkı yapacak

Perşembe, 10 May 2018 yorum yok

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şayet bir gün milletimiz tamam derse ancak o zaman biz kenara çekiliriz” sözlerinin ardından sosyal medyada “T A M A M” fırtınası esti.

“T A M A M” paylaşımları Twitter’da dünya listesine girerken Yıldız Tilbe’nin, sözlerinde “1-2-3-4 tamam, daha da katlanamam” kelimeleri geçen Kandıramazsın Beni isimli şarkısı da en çok paylaşılanlar listesine girdi.

Medya Tava’da yer alan habere göre; paylaşımların ardından muhalefetin de ilgisini çeken şarkı için partiler harekete geçti. Ancak edinilen bilgiye göre CHP şarkının kullanım hakkı için prodüksiyon şirketi ile anlaşmaya vardı. Söz müziği Yıldız Tilbe’ye ait olan şarkı önümüzdeki günlerde CHP’nin seçim şarkısı olarak meydanlardan çalınacak.