arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Diyarbakır’

‘Eşit propaganda imkanına sahip olunması, seçimin adil

Cuma, 18 May 2018 yorum yok

Diyarbakır Barosu tarafından 24 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleriyle ilgili ‘seçim hakkı ve seçim güvenliği’ konulu basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Baro Başkanı Ahmet Özmen, 24 Haziran seçimlerine seçim güvenliği, serbest seçim hakkı, eşit koşullarda propaganda hakkı ve serbestisi, OHAL koşullarına dair tartışma ve itirazlarla girildiğini söyledi. Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan, HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın, eşit koşullarda propaganda hakkı için serbest bırakılması gerektiğini savunan Özmen, şunları söyledi:

“Bilindiği üzere eşit ve adil bir seçim demokrasinin vazgeçilmez temel unsurudur. Bir seçimin adil, demokratik ve meşru olmasında propaganda sürecinin demokratik ve herkesin eşit propaganda imkanlarına sahip olması, en az oy verme ve sayım işleminin dürüstlüğü kadar belirleyicidir. Başta tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın serbest propaganda hakkının engellenmesi olmak üzere eşit koşullarda propaganda hakkının tesisi için siyasi tarafların bu haksızlığın giderilmesi için sorumluluk almaları gerektiği aşikardır. Bu bağlamda tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın eşit koşullarda seçime katılımını sağlamak için tutukluluğunun gözden geçirilerek serbest bırakılması çağrımızı yineliyoruz. Demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru olan seçimler temel olarak özgür, güvenli ve baskıların olmadığı bir ortamda vücut bulmaktadır. OHAL koşulları altında bu ortamın sağlıklı olmadığı gün gibi ortada olup, medyanın tek bir siyasi anlayışı, ittifakı ve propagandayı seçmenlere ulaştırma gayreti de yine demokrasinin bu ayağını sakatlamaktadır.”

AİHM’İN ‘ROBOSKİ’ KARARINA TEPKİ

Başkan Özmen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Şırnak’ın Roboski ilçesine bağlı Ortasu köyü Irak sınırında, 28 Aralık 2011 tarihinde gerçekleştirilen hava operasyonunda hayatını kaybeden 34 köylü için yapılan başvuruyu ‘kabul edilemez’ bulmasını da eleştirdi. Kararı hukuki bulmadıklarını dile getiren Özmen, şunları söyledi:

“2001 yılında savaş uçakları tarafından bombalanarak katledilen 34 vatandaşımızın AİHM’e başvurusuna ilişkin AİHM tarafından bir karar verildi. Diyarbakır Barosu olarak bu kararın adil ve İnsan Hakları Mahkemesi ismini taşıyan bir mahkeme tarafından verilmiş olduğunu doğru bulmadığımızı vicdanen, ahlaken, hukuken gibi ciddi eleştirilere tabi tuttuğumuzu bilinmesini istiyoruz. Başvuru, bir ‘kabul edilemezlik’ kararı ile reddedildi. Yani esasın incelenmesine geçilmeden bir usuli noksan üzerinden bir ‘kabul edilemezlik’ kararı ile esasa ‘ret’ kararı verildi. Tüm kamuoyu önünde gerçekleşen savaş uçaklarıyla 34 sivil masun insanın katline sebep olan olayda bir usuli eksikliğin 34 canın önünü konulması, yaşam hakkının esastan incelenmesine geçilmemesine biz hukuken doğru bulmuyoruz. Diyarbakır Barosu olarak 34 canımızın başvurusunun reddedilmesine ilişkin tüm üyelerimizle beraber bir kampanya yürüteceğiz.”

(DHA)

HDP mitingine saldırıyla ilgili 3 yıl sonra olay yerinde keşif

Cuma, 18 May 2018 yorum yok

HDP’nin 5 Haziran 2015’te Diyarbakır’da düzenlediği seçim mitingine dönük düzenlenen, 5 kişinin hayatını kaybettiği, 400’e yakın kişinin de yaralandığı patlamayla ilgili davaya bakan hakim, 3 yıl sonra olay yerinde inceleme yaptı.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingine yönelik yapılan 5 kişinin yaşamını yitirdiği, 400’e yakın kişinin de yaralandığı bombalı saldırıya ilişkin mağdur avukatlarının talebi üzerine Diyarbakır 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bir önceki duruşmada aldığı karar gereği patlamanın meydana geldiği alanda inceleme yapıldı.

Müşteki avukatlarının da hazır bulunduğu incelemede bombayı yerleştiren IŞİD’li Orhan Gönder’in Merkez Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden miting alanına geçişinin nasıl olduğu gözlemlendi.

Davaya bakan hakim, incelemeden sonra tutanak tutup alandan ayrıldı.

Yapılan inceleme daha sonra rapor haline getirilecek. Art arda yaşanan iki bombalı saldırıda alanın güvenliğini sağlayan polislerin kusurları da göz önünde bulundurulacak.

SKANDALIN ÜSTÜ ÖRTÜLDÜ

Saldırıların faili tutuklu Orhan Gönder, IŞİD’le bağlantılı olduğu gerekçesiyle aranıyordu. Buna rağmen Gönder, Suriye’deki IŞİD kamplarında 6 ay eğitim aldıktan sonra 6 Mayıs 2015’te Türkiye’ye giriş yapıp, 2 Haziran’da Diyarbakır’a geçti. Gönder’in Diyarbakır’da kaldığı otele 3 Haziran’da gelen polisler, ‘yoklama kaçağı’ olduğu gerekçesiyle tutanak tuttuktan sonra otelden ayrıldı.

Patlamayla ilgili Gönder’in yanı sıra İsmail Korkmaz, Mustafa Kılınç, Burhan Gök ile firari şüpheli İlhami Balı yargılanırken, bunun dışında kimseye soruşturma açılmadı.

Failler hakkında, 5’er kez ağırlaştırılmış ömür boyu ve 4 bin 101’er yıldan 6 bin 318’er yıla kadar hapis cezası talep isteniyor.

(MA)

Batman’da aranan 2 çocuk, Kapadokya’ya gezmeye gitmiş

Cuma, 11 May 2018 yorum yok

Batman’ın İpragaz Mahallesi’nde yaşayan, Batman Zeki Şanal Ortaokulu öğrencileri Furkan Aydın ve Azad Kaya, 7 Mayıs Pazartesi günü, okula gideceklerini söyleyerek, evlerinden ayrıldı. İki arkadaş, bir daha evlerine dönmedi. Okula da gitmedikleri belirlenen Aydın ile Kaya’dan haber alamayan aileleri durumu polise bildirdi. Batman Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kayıp çocukların bulunması için çalışma başlattı. Yürütülen çalışmalar sonucu 4 gündür kayıp olarak aranan Furkan Aydın ve Azat Kaya, Nevşehir’in Kapadokya bölgesinde bulundu.

İki arkadaşın, internette gördükleri Kapadokya ve Peri Bacaları fotoğraflarından etkilenip, merak ettikleri için Kapadokya’ya gezmeye gittikleri ortaya çıktı. Yanlarına 5 bin 500 lira alan çocukların Kapadokya’da çadır kurup, balon turu yaptıkları, internette kayıp olarak arandıklarına dair haberleri görünce de polise giderek, teslim oldukları öğrenildi. Polis ekiplerinin bilgi vermesi üzerine Nevşehir’e giden aileler, çocuklarını alıp, Batman’a döndü.

‘DİYARBAKIR, MALATYA, KAYSERİ VE NEVŞEHİR’E GİTTİK’

İnternette Kapadokya’dan fotoğraflar görüp, merak ettiklerini anlatan Furkan Aydın, “Arkadaşım Azat ile internetten Kapadokya’yı inceledik. Gitmek için plan yaptık. Evden aldığım 5 bin 500 lira ile önce Diyarbakır’a daha sonra Malatya, Kayseri ve Nevşehir’e gittik. Kapadokya’da çadır alıp, kurduk ve balonla gezdik. Daha sonra internete girdiğimizde ailelerimizin bizi aradığını haberlerini okuduk. Daha sonra taksiye binip, bizi çocuk polis merkezine bırakmasını istedik. Polisin ailelerimize haber vermesiyle ailemiz bizi almaya geldi. Çok pişmanım” diye konuştu.

Oğluna kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren baba Selahattin Aydın ise “Çok mutluyum, paranın önemi yok. Çocuğuma ‘Öf’ bile demedim. Bir maceraya girdiler. 7 çocuğum var. Sağ salim eve geldiği için bugün mevlit vereceğim” dedi.

batman-da-aranan-2-cocuk-kapadokya-ya-gezmeye-gitmis-462340-1.

‘AİLEMİZİ ÜZDÜĞÜMÜZ İÇİN ÜZGÜNÜZ’

Arkadaşı Furkan Aydın ile aynı sınıfta okuyan Azat Kaya ise “Çok merak ettiğimiz Kapadokya’yı gezmek, görmek için Furkan’la anlaştık. Merakımızı gidermek için evden kaçtık. Gezimiz güzeldi; ancak ailemizi üzdüğümüz için üzgünüz. Böyle olacağını tahmin etmiyorduk. Ayrıca Kapadokya’da hatıra fotoğrafı çekmek için ise fotoğraf makinesi aldık. Kapadokya çok güzeldi” diye konuştu.

(DHA)

Göbekten fotoğraf çekim tekniği!

Perşembe, 10 May 2018 yorum yok

2000-2004 yılları arasında çalışıp, sonrası -İmbros “Burada Yalnız Ölüm Var”- adını koyduğum foto-röportaj belgeseline başlarken, adanın kadim halkı Rumlarla tanışıklık kurana, iletişimimi geliştirene kadar birkaç ay kameramı göbek hizasına getirip onlara belli etmeden fotoğraf çektiğimi anımsıyorum. Kaba tabirle özel hayatlarına izin almadan burnumu soktuğum için, etik nedenlerle bu fotoğrafları sergimde ve kitabımda kullanmadım. Göbekten çekim dediğimiz teknikte kadrajı tutturmak için öncesinde bir süre deneme yapmanız gerekir. Bu çekimle elde edilen fotoğrafların, kişiyi daha doğal yansıttığını söyleyebilirim. (Fotoğrafçılar arasında genel kabul şudur; kurulan iletişimin geliştirilmesiyle fotoğrafçının kendisi, bir zaman sonra onlardan biri gibi olur, onlarla birlikte gündelik hayatın akışı içindeyken fotoğrafçı çekimlerini yapar.)

Aynı tekniği Mehmet Özer’in yürütücülüğünü yaptığı Toplumcu Gerçekçi Belgeselci Fotoğraf Atölyesi ile birlikte Diyarbakır’da yaptığımız fotoğraf çalışmasında da kullandım. Orada tercihimi fotoğraf çekerek değil de, kayıp yakınları ve tutuklu aileleriyle yaptığım sözel tarih çalışmalarına kaydırmıştım. Ancak boş olduğumda fotoğrafçılara katılıyordum ve sokak aralarından geçerken göbek hizamda taşıdığım kameramla çekim yapıyordum. Yaklaşık on sekiz ay süren çalışmalar sonunda “Surdibi Düşleri” adlı sergiye ve basılı kitabına hiç fotoğraf vermedim. Normal teknikle çekilen bir kız çocuğu fotoğrafı hariç. Hepsi arşivimdedir. Sokaklar, evler ve insanlarla ilgili bu tip edindiğim -İmbros ve Diyarbakır’daki- görsellerden; öykülerimde geçen sokakların, mekânların ve sosyal yaşamın betimlemelerinde yararlandım.

Geçenlerde bir yazı okurken göbekten çekim tekniğiyle ilgili Alexander Rodchenko’nun bir sözüne rastladım. ‘Konstrüktivizm, Fotoğraf ve Sinematografi’ başlıklı yazı (skopdergi-Sayı 11/Christina Lodder, Çeviri; Ali Artun, Elçin Gen)

1923’lerde Rodchenko grafik tasarımlarının bazılarında fotomontajı kullanıyordu. (Mayakovski’nin bir şiiri için yaptığı eserleri.) Sonrasında fotomontajı afişlerinde de kullanmaya başladı. Vertov’un Kino-Pravda’sı için yaptığı afişte film karelerini kullandı.

“Fotoğrafta eski bakış açıları var, bir yerde ayakta durup dosdoğru karşıya bakan birinin bakış açıları; ben buna “göbekten çekilmiş fotoğraf” diyorum: fotoğraf makinesini karnınızda tutarak çekilen fotoğraf. Tıpkı yoldaşlarım olan yeni fotoğrafçılar gibi ben de bu bakış açısıyla savaşıyorum ve savaşmaya devam edeceğim. ‘Göbekten çekilen’ hariç, bütün bakış açılarından çekilen fotoğraf – ta ki hepsi kabul görene kadar! Çağdaşlığın en ilginç yanı ‘yerden yukarı doğru’ ve ‘yukardan yere doğru’ bakabilmek; bizim de bunlar üzerinde çalışmamız lazım,” diyordu.

Rodchenko’nun sıra dışı bakış açıları bulma çabası, Vertov’un çığır açtığı şaşırtıcı karelerle yakınlık içindedir.

…beş sene sonra Novyi Lef’te, kendi fotoğraf yöntemlerini neredeyse tam olarak Vertov’un kullandığı terimlerle açıklar. Fotoğrafları aracılığıyla dünyaya dair farklı bir algı oluşturmak istediğinin altını çizer. “Işık altında saydam nesneleri fotoğraflama” arzusuyla çektiği sürahi fotoğrafları için şöyle der:

“Bu tür deneyler, etrafımızdaki sıradan nesneleri normal görme biçimlerimizi değiştirme imkânı sunuyor. Fotoğraf makinesinin merceği, sosyalist toplumdaki kültürlü insanın gözbebeğidir. Çalışmalarımı ilerleterek, nesneleri görme biçimlerimizde yeni olanaklar yaratmayı umuyorum.”

Rodchenko, sıradan nesneleri normal görme biçimlerini değiştirmeyi, sıra dışı bakış açıları bulma çabasına bağlıyor ve buna gerekçe olarak da dünyaya dair farklı bir algı oluşturmak isteğini ileri sürüyordu. Bu anlamda göbekten çekilmiş fotoğraflara; karşıdan bakanın olduğu gibi gördüğü düz bakış açısı olarak yorumluyor, çağdaşlığın ise, farklı açılardan bakabilmek olduğunu söylüyordu.

Şimdi bundan sonra yazacaklarım Vertov ve Einsentein’ın, kurguya bakışlarındaki farklılıklar ve bunların nedenleri ve sonuçları değil. -ancak bu tartışmalar ve paylaşımlar mutlaka okunmalı ki Rodchenko, Mayakovski’nin bir şiiri için yaptığı fotomontaj çalışmaları ve Kino-Pravda’da Vertov’la çalışmaları olan biri… Farklı açılardan bakmak dediğini, bir de bu kurgu tartışmalarıyla da değerlenmek gerekir, bunu biliyorum. Fakat ben şimdilik oralara girmeyeceğim…

İlk olarak söyleyeceğim şey şudur ki; dikkatimi çeken Rodchenko’nun -en azından benim okuduklarımda- göbekten fotoğrafları; bizim toplumlardaki gibi etik bir mesele haline getirmediği. -kaldı ki, bu tip fotoğraflar iletişimi ilerlettiğinizde sahiplerinin izniyle kullanılabilir.- İkinci olarak göbekten fotoğraf denilen teknikle çekilen fotoğrafların kurmacayı barındırmadığı.

Diyarbakır’da öğrenci servisi şarampole yuvarlandı: En az 16

Pazartesi, 07 May 2018 yorum yok

DHA: Diyarbakır’ ın Çermik ilçesine bağlı Karataş mahallesinde öğrenci servisi şarampole yuvarlandı. Kazada ilk belirlemelere göre 16 öğrenci yaralandı.

Categories: Genel Tags: ,

Ayşe öğretmen tahliye edildi

Cumartesi, 05 May 2018 yorum yok

Çocuklar ölmesin” dediği için 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılıp, 6 aylık bebeği Deran ile birlikte Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne konulan öğretmen Ayşe Çelik tahliye edildi.

Telefonla bağlandığı Beyaz Show’da “Çocuklar ölmesin” dediği için hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla açılan davada 1 yıl 3 ay hapis cezası verilen ve 6 aylık bebeği Deran ile birlikte Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne konulan öğretmen Ayşe Çelik, tahliye edildi.

MA’nın haberine göre, Çelik’in avukatı Mahsuni Karaman, Diyarbakır İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulunarak müvekkilinin cezasının “denetimli serbestlik” tedbiri ile infaz edilmesini talep etmişti. İnfaz Hakimliği, Karaman’ın talebini değerlendirerek Çelik’in tahliye edilmesine karar verdi.

Avukatı Mahsuni Karaman, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada ise üç gün önce Ayşe Çelik’in cezasının denetimli serbestlikle infazı için talepte bulunduklarını ve mahkemenin de kararını bugün verdiğini söyledi. Karaman, tahliyeyle ilgili kararın ayrıntılarının ise Pazartesi günü belli olacağını ve Çelik’in şu an cezaevinden tahliye edilerek, evine ulaştığını belirtti.

Bir güzel haber de ben vereyim. Ayşe Öğretmen tahliye oldu:))

— Mahsuni Karaman (@av_mkaraman) 4 Mayıs 2018

TGS, 1 Mayıs’ta 4 ilde meydanlarda

Salı, 01 May 2018 yorum yok

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda 4 ilde meydanlara çıkıyor. Medya çalışanları Gazeteciler Sendikası ile yürüyerek daha yüksek maaş, insanca çalışma koşulları ve tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılması gibi taleplerini dile getirecek.

Kutlamaların İstanbul’daki adresi Maltepe miting alanı. Türkiye Gazeteciler Sendikası saat 10’da Mecidiyeköy Cevahir AVM önünden otobüs kaldıracak, TGS korteji 11’de Kartal Cevizli durağında oluşturulacak. Ankara Hipodrom ve İzmir Alsancak İGC önündeki buluşmaların saati 12.

DİYARBAKIR’DA BİR İLK

Sendika bu yıl Diyarbakır’da ilk kez kortej oluşturarak 1 Mayıs’a katılacak. Geçen yıl kentte bir ofis açarak bölge illerindeki faaliyetini arttıran TGS’nin Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral hazırlıklarla ilgili şunları söyledi: “Gazetecilerin örgütü olarak bu yıl Diyarbakır’da da 1 Mayıs alanında olacağız. Daha önceki yıllarda emekçi arkadaşlarımızın mitinglerini haberci olarak izliyorduk. Gönlümüzden yürüyüş içinde olmak geçse de, 1 Mayıs’ı sadece haber yapmak için takip ediyorduk. Bu yıl Diyarbakır’da ilk kez Sendika pankartı ile yürüyeceğiz. Taleplerimizi dile getireceğiz. Bizim için tarihi bir gün olacak. Bu nedenle 1 Mayıs mitingine katılma olanağı bulunan basın mensubu arkadaşlarımızı saat 12’de Ayhan Durağı’na bekliyoruz. İki dilde tek bir mesajımız olacak: #GazetecilikSuçDeğildir ve #RojnamevanîNeSûce.

#1Mayıs

HDP grup toplantısını Diyarbakır da yapacak

Pazartesi, 14 Ara 2015 yorum yok

HDP, bölgede ve Sur’da yaşananlara dikkat çekmek için Salı günkü grup toplantısını Diyarbakır’da yapma kararı aldı.

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, bölgede yaşanan gelişmeler ve Sur’da yaşanan çatışmalar ile ilgili Diyarbakır’da basın toplantısı düzenledi. Yüksekdağ, “Bugüne kadar 5 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Toplamda 1.5 ay sokağa çıkma yasağı uygulandı. Kara tablonun tek nedeni kazılan hendekler değildir. Hendekler biçiminde bir mücadele yönteminin uygulanmasını bizler de onaylamıyoruz ama hendek denilen şey bir sonuçtur sadece” dedi. Yüksekdağ, HDP’nin salı günü yapılacak grup toplantısını Diyarbakır’da yapacağını da sözlerine ekledi.