arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘kanun’

Bakan Soylu’dan ‘seçim güvenliği’ açıklamaları

Cuma, 11 May 2018 yorum yok

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı”na katıldı.

Bakan Soylu, 24 Haziran seçimlerindeki güvenlik çalışmaları konusunda “Mevzuat itibarıya birtakım yenilikler var. Ayrıca yaşanan gelişmelerden, yapılan açıklamalardan anlıyoruz ki dünyanın hemen her yerinden, uluslararası toplum tarafından da yakından takip edilen bir seçim. Dolayısıyla her zamankinden daha ağır bir sorumluluk bizi beklemektedir. Haliyle her zamankinden daha büyük bir dikkat, daha fazla bir özen göstermek durumundayız” dedi. Bakan Soylu, “Seçim güvenliğini üç noktada ele alıyoruz. Birincisi kampanya ve propaganda döneminin güvenliği. İkincisi seçim günü oy verme güvenliği ve üçüncüsü de seçim akşamı oy sayımının güvenliği, sonuçların, listelerin, evrak ve oy pusulalarının ilgili yerlere sağlıklı ve seçim hukukuna uygun bir şekilde iletilmesi” diye konuştu.

DİJİTAL SUÇLAR

Kampanya döneminde alınacak tedbirlere değinen bakan Soylu, “Miting alanları, toplanma alanları, stand çalışmaları, broşür dağıtımı Ramazan nedeniyle iftar programları tedbirlerini kapsayacak. Ayrıca dijital ortamdaki güvenliği de tesis etmek maksadıyla, özellikle sosyal medyada terör örgütü propagandası veya başka türlü provakasyonların ortaya getirilmesi, dijital seçim çalışmalarını engellemeye yönelik siber suçların takibini yapmak maksadıyla da, ilgili birimlerimiz görevleri başında olacaktır. Elbette ki burada dikkat edeceğimiz en önemli konu, güvenliği bahane edip ifade özgürlüğünün önüne geçmemektir. Hayatımızın genel gidişatını yönetme yetkisini, ne kadar vergi vereceğimizi, nasıl bir kanun anlayışıyla yaşayacağımızı belirleyecek kişileri seçiyoruz. Bu önemli bir karardır. Esas olan özgürlüğü temin etmektir. Güvenlik, özgür bir ifade ve tercih ortamını sağlamak için vardır. Bu itibarla bizim temel sorumluluğumuz, birilerinin başkalarının özgürlük alanına müdahil olamayacağı, tercihlerin özgürce yapılabileceği güvenli bir ortamı tesis etmektir” şeklinde konuştu.

“TEDBİRLERİ DIŞARIDAN İZLEYECEK, KONTROL EDECEK BİRİMLER OLUŞTURACAĞIZ”

“Kampanya döneminde basına açık ve kapalı toplantılarda güvenlik tedbirlerini alırken, üçüncü bir göz kullanacağız” diyen Bakan Soylu, “Alınan tedbirleri dışarıdan izleyecek, kontrol edecek birimler oluşturacağız” dedi.

ÇOCUKLARIN BROŞÜR DAĞITMASI

Soylu, ayrıca seçim kampanyalarında 18 yaşından küçüklerin seçim broşürü, seçim materyali, afiş gibi malzemeleri dağıtmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Çalışmalarda bazen aşırı tepkiler gösterildiğini, gerginlikler yaşanabildiğini ifade eden Bakan Soylu, “Mahallenin küçük çocuklarının ellerine siyasi parti broşürleri tutuşturup onları tanımadıkları insanların önüne, evine, kapısına yollamak, çocuklarımız açısından bir risk içeriyor. Çocuklarımızı koruma adına böyle karar almış olduk” dedi.

“531 BİN 7 PERSONEL SEÇİM GÜNÜ GÖREV BAŞINDA OLACAK”

Bakan Soylu “Seçim günü tedbirleri kapsamında da kolluk birimlerinin bütün izinleri kaldırılacak. Hali hazırda 264 bin 526 emniyet personeli, 195 bin 695 jandarma, 50 bin 793 güvenlik korucusu ve 19 bin 993 gönüllü güvenlik korucusuyla beraber toplam 531 bin 7 personel seçim günü görev başında olacak” diye konuştu.

74 HELİKOPTER 18 İHA KULLANILACAK

74 helikopter, 18 İHA ve 6 insanlı keşif uçağı ile 765 TOMA’nın gerek seçim günü gerekse kampanya döneminde kullanılacağını belirten Bakan Soylu, “Bu süreçte emniyet birimlerindeki daha küçük dronelar da bu süreçte kullanılacak. Güvenlik, acil durum merkezi, izleme merkezleri, jandarma istihbarat ve emniyet istihbarat birimleri, güvenlik kamera sistemleri entegre şekilde yer alacak” dedi.

“SİLAHLA SEÇİM SANDIKLARININ YANINA GİDİLEMEYECEK”

Soylu, “Özellikle seçim günü, üzerinde silah bulunan kişilerin seçim sandıklarının bulunduğu binalara girişlerine izin verilmeyecektir. Aynı şekilde üzerinde propaganda etkisi olan rozet, amblem vs. bulunduran kişilere de sandık mahalline girmelerine, her seçimde olduğu gibi bu seçimde de müsaade edilmeyecektir. Güvenlik kameraları ve aydınlatma konusu hassasiyet göstereceğimiz konuların başında gelmektedir. Mevcut güvenlik kameralarının sağlıklı çalışmasına, sandık kurullarının olduğu, oy torbalarının depolanacağı yerlerin aydınlatılmasına ilişkin tedbirler alınacaktır. Yaz olması münasebetiyle havanın geç kararacağı göz önüne alınmaktadır. Ama seçim sonuçlarının sayım ve dökümü maalesef ilerleyen saatlere kadar devam etmektedir. Biz işimizi kış tutacağız, yaz çıkarsa bahtımıza. Erken biterse havanın aydınlığında seçim sayımı ve teslim işleri bitirilecek” diye konuştu.

“BAŞARIYI 24 HAZİRAN’DA BÜTÜN ARKADAŞLARIMIZLA BİRLİKTE TEKRARLAYACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Bakanlık olarak 16 Nisan referandumunda iyi bir sınav verdiklerini belirten Bakan Soylu, “Gerek kolluk birimlerimiz gerekse idari birimlerimizle hem kampanya döneminde hem de seçim günü akşamına kadar, bakanlığımız, özgür ifade ortamını ve seçim güvenliğini temin etme hususunda ülkenin her köşesinde başarılı olmuştur. İnşallah bu başarıyı 24 Haziran’da bütün arkadaşlarımızla birlikte tekrarlayacağımıza inanıyorum. İnanıyorum ki bütün vatandaşlarımız, huzur içinde, kardeşlik içinde sandığa gidecekler, iradelerini sandığa yansıtacaklar ve bir bayram havası içinde geçecek olan bu seçim döneminin sonunda, kazanan, herşeyden önce demokrasimiz ve ülkemiz, kazanan asil milletimiz olacaktır” dedi.

(DHA)

Başbakan Yıldırım’dan ‘yetki tasarısı’ açıklaması

Cuma, 11 May 2018 yorum yok

Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla çeşitli kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde (KHK) yapılması gereken değişiklikler için hazırlanan yetki yasası tasarısını değerlendiren Yıldırım, “Tamamen anayasa çerçevesinde yapıldı o nedenle rahatız.” dedi.

Başbakan Yıldırım açıkladığı paketle ilgili soruya, “Konuşuldu, Meclis’te kabul edildi. Çok kapsamlı. Cumhurbaşkanı onayladıktan sonra hayata geçecek. Başka kapsamlı bir düzenleme çalışması yok” diye yanıt verdi.

Başbakan Binali Yıldırım “Ermenistan yıllardan beri sürdürdüğü Türkiye’ye yönelik hasmane tutumundan, Türkiye’nin toprak bütünlüğü, sınırlarına yönelik yanlış tutumlarından vazgeçiyorsa, her şeyden vazgeçiyorsa, yeni bir sayfa açmak istiyorsa bunlarla ilgili detayları görüp ona göre karşılık veririz” dedi.

Erkekler 30 kadın öldürdü

Salı, 08 May 2018 yorum yok

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Nisan 2018 raporuna göre, geçen ay erkekler 30 kadını öldürdü. Raporda, 30 kadından 10’unun kendi hayatlarına dair karar almak istediği için öldürüldüğü belirtildi.

Çarpıcı veriler

»Kadınların 11’i evli olduğu erkek, 6’sı birlikte olduğu erkek, 1’i imam nikahlı olduğu erkek, 2’si oğlu ve 2’si akrabası tarafından öldürüldü.

»Öldürülen kadınların 10’u 35-65 yaş arasındayken, 7’si 25-35 yaş arasındaydı. 6’sının yaşı tespit edilemedi.

»Bu ay kadınların 14’ü erkekler tarafından ateşli silah kullanılarak öldürüldü.

3 kadın yaşam mücadelesi veriyor

»Adana’da barda oturan 19 yaşındaki Dilek K., kimliği belirlenemeyen bir erkek ile tartışmaya başladı. Aynı kişi tarafından pompalı tüfekle saldırıya uğrayan Dilek K. ağır yaralandı, kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesi veriyor.

»Tekirdağ’da evli olduğu erkeğe boşanma davası açan Hediye B., hakkında 6 ay uzaklaştırma kararı bulunan aynı şahıs Eyüp B. tarafından delici aletle ağır yaralandı.

»Kayseri’de Sibel İ., ayrıldığı erkek Fuat Duygulu tarafından kesici aletle ağır yaralandı. Sibel İ.’nin hastanedeki tedavisi sürerken sanık Duygulu tutuklandı.

Cinsel şiddet sürüyor

2018 nisan ayında 15 kadına cinsel şiddet uygulandı. Kadınların 5’i tanımadığı erkek, 7’si öz babası, 2’si öğretmeni ve 1’i akrabası tarafından cinsel şiddete maruz kaldı.

»Adana’da 27 yaşındaki D.B, evli olduğu kişinin kardeşi tarafından evinde cinsel saldırıya uğradı. Sanık tutuklandı.

»İstanbul’da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi L.M, bindiği otobüste durakta inmek istediği halde otobüs şoförü tarafından alıkonuldu, cinsel tacize uğradı. Şoför yakalandı.

Neden öldürüldüler?

Nisan ayında öldürülen kadınlardan 10’u kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü; 10’unun ölüm nedeni cinayet şüphesi taşırken, 5’inin failinin neden öldürdüğü bilinmiyor. Ayrıca bu işlenen kadın cinayetlerinden 2’si, kadın boşanmak istediği için gerçekleşirken; kadınlardan 2’si ekonomik nedenlerle ve 1’i ayrılmak istediği için öldürüldü.

»Kadınlar yakınları tarafından öldürülmeye devam ediyor. Kadınların 11’i evli olduğu erkek, 6’sı birlikte olduğu erkek, 1’i imam nikahlı olduğu erkek, 2’si oğlu ve 2’si akrabası tarafından öldürüldü.

»Öldürülen kadınların 10’u 35-65 yaş arasındayken, 7’si 25-35 yaş arasındaydı. 6’sının yaşı tespit edilemedi.

»İstanbul’da D.H, boşanmak istediği için evli olduğu V.H. tarafından sokak ortasında ateşli silahla öldürüldü.

»Nevşehir’de yüksek lisans öğrencisi Kübra Y. ayrılmak istediği için, birlikte olduğu öğretim görevlisi Sadettin Baştürk tarafından öldürüldü.

6284, kadınları koruyor

Nisan ayında öldürülen kadınların 26’sının koruma kararının olup olmadığı tespit edilemezken; 4’ünün boşanma davası var.

Şiddet uygulayanlara uzaklaştırma gibi birçok yaptırımı düzenleyen; kadınlara maddi yardımdan kimlik değiştirmeye birçok hak tanıyan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren 6284, etkin uygulandığı takdirde kadınları koruyor.

6284 sayılı Koruma Kanunu etkin uygulansaydı 9 çocuk annesiz kalmayacaktı. Öldürülen kadınların 26’sının çocuğu olup olmadığı bilinmezken 4’ünün çocuğu bulunuyordu.

Bu ay kadınların 14’ü erkekler tarafından ateşli silah kullanılarak öldürüldü. Bu da silahlanmanın artmasının kadın cinayetlerindeki etkisini göstermektedir.

»Sivas’ta Fatma Yapmaz,boşanma davası açtığı için evli olduğu Ahmet Yapmaz tarafından av tüfeğiyle öldürüldü. Fail Ahmet Yapmaz, Fatma Yapmaz’ı öldürdükten sonra çocuklarını da yaraladı.

»Gaziantep’te 23 yaşındaki Sevda A., çalıştığı yerde birlikte olduğu erkek tarafından kesici aletle öldürüldü, fail hâlâ bulunamadı.

***

Çocuk istismarı devam ediyor

Çocuk istismarına dair basına yansıyan haberlerden sadece 51 çocuğun bu suça maruz kaldığına ulaşıldı. Ancak gerçek rakamlar bundan çok daha fazla olduğu düşünülüyor. 51 çocuktan 26’sı okulda, 10’u evde istismara uğradı.

»Aydın’da iki kız kardeşin iki yıl boyunca öz babaları 45 yaşındaki İsmail E. tarafından istismara uğradığı ortaya çıktı.

»Batman’da 3 çocuğun dayı ve amcaları tarafından istismara uğradıkları ortaya çıktı, savcılık yayın yasağı getirdi.

»İstanbul Sarıyer’de 15 kız öğrenciye istismarda bulunan sınıf öğretmeni S.K tutuklandı.

***

Kadınlar ayrımcılığa tabi tutuluyor

Kadın Muhasebeciler Derneği, 5 Mayıs 2018 tarihinde konferans düzenledi. İstanbul Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki Marmara Üniversitesi Mezunları Derneği Lokali’nde yapılan toplantının konusu “Kadının Dünü Bugünü ve Cumhuriyet’in kadına getirdikleri”ydi. Açılış konuşmasını Kadın Muhasebeciler Derneği Başkanı Gülüzar Özev’in yaptığı konferansta kadınların mesleki ve kadın olmaktan kaynaklı sorunları anlatıldı. Konuşmacılar Şair Berrin Taş, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Süreyya Özkan, Eğitim Sen 3 No.lu Eğitim Sekreteri Öğretmen Meral Gülşen‘di.

Konferansta kadınların geçmişten bu yana ayrımcılığa tabi tutulduğu ezildiği, günümüzde ise kadın cinayetlerinin arttığı üzerine yorumlarda bulunuldu.

Bu gidişata dur demek için her kadının sorumlu hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Okula giden kız çocukları sayısında düşme yaşandığı söylendi. Yeni hazırlanan Medeni Kanun tasarısında daha çok kadınları ilgilendiren nafaka hakkının beş yıllık sürede kaldırılması düşünüldüğü ileri sürüldü.

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cemile Kuzu’nun ve diğer aydın ve STK önderlerinin yer aldığı toplantıda, serbest kürsü gerçekleşti. Serbest kürsüde (İstanbul) Kadın Muhasebeciler Derneği’nin ev sahipliğinde, İzmir’den, Bursa’dan, Edirne’den, Doğu Beyazıt’tan, Eskişehir’den ve diğer illerden gelen kadın muhasebeciler sorunlarını tartıştılar, görüşlerini bildirdiler.

Kadınlar; mesleğin giderek yapılamaz hale geldiğini, bir yandan angaryalar artarken diğer yandan mükellefin ücretleri vermediğini, kadınlar olarak hem evde hem de işte olmak üzere iki defa yorulduklarını, onca çalışmaya karşılık söz hakkı ve yönetim hakkı verilmediğini anlattılar. Ülke sorunlarının hem mesleğe hem de kadınlara yansıdığının bilincinde olunması gerektiğini kaydettiler. Sorunların çözüm süreçleri noktasında ortak çalışmalar yapılması gerektiğini söylediler.

***

Adana’da kadına şiddet

Adana’da arkadaşından şiddet gören kadın hastaneye kaldırıldı. Merkez Seyhan ilçesinde bir evden kadın çığlığı geldiğini duyan vatandaşlar, polise haber verdi.

Olay yerine gelen ekipler, yaptıkları incelemede evdeki Fatma Beyza A’nın (21) evde bulunan bir erkek tarafından darbedildiğini belirledi.

Kadın, 112 Acil Servis ekiplerince Seyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Polis, evde bulunan ve kadının arkadaşı olduğu belirtilen B.H’yi gözaltına aldı.

Muhalefete sansür uygulayan TRT hakkında suç duyurusu

Salı, 08 May 2018 yorum yok

TRT’ye Cumhurbaşkanı adayları Meral Akşener ve Muharrem İnce’ye yer verilmediği iddiasıyla suç duyurusu yapıldı.

Medyaradar’ın habeine göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu yapan İsmail Saygılı, dilekçesinde:

“Türkiye Radyo Televizyon kurumu bir kamu kurumu basın yayım organıdır. Basın demokratik toplumlarda dördündü kuvvettir. TRT Halkın ortak sesi ve yöneticilerin gözü kulağıdır.Kamu kurumu olması nedeniyle kanun, tüm halkımızın vergileriyle ve her vatandaşın tükettiği elektrik bedeli üzerinden gelir sağlamaktadır. Hem kanun hem de icra cebir vergi nedeniyle TRT, her haber ve yayımlarında 80 milyon vatandaşa karşı sorumludur. Bir yurttaş olarak ben, TRT’nin Cumhurbaşkanı adaylarının mitinglerine ve basın toplantılarına yer vermemesi nedeniyle hak kaybına uğramaktayım” sözlerine yer verdi.

Gazi Üniversitesi’nde ‘bölünme’ protestosu

Pazartesi, 07 May 2018 yorum yok

Ankara’da Gazi Üniversitesi öğrencileri ve öğretim üyeleri, okul bahçesinde yaptıkları eylemle üniversitelerin bölünmesini öngören kanun tasarısına tepki gösterdi.

Gazi Üniversitesi öğrencileri ve öğretim üyeleri, ellerinde, ‘Üniversiteme dokunma’ yazılı pankart ile ‘Gazi bizimdir bizim kalacak’ sloganları attı. Grup adına basın açıklaması yapan Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mustafa Alkan, “Gazili olmak ayrıcalıktır. Bu bizim sloganımızdır. Böyle bir kurumun bir gün içinde adının değiştirilerek başka isim adına aktarılmasını doğru bulmuyoruz. Bu fakülteler 40 yıllık marka. On binlerce makale yazdık. Bu makalelerin altında Gazi yazıyor. Fakat bir gün geliyor adınız değişiyor. Biz kurumsal kimliğimizi sürdürmek istiyoruz. Başka hiç bir art niyetimiz yok. Siyasi iddiamız yoktur. Üniversitemizin bölünmesine karşıyız. Allah için bunu yapmasınlar. Biz kurumlarımızı sürdürebilseydik bugün en az 700 yıllık üniversitelerimiz olacaktı. Tıpkı Harvard gibi kimlikli üniversitelerimiz olacaktı. Bizler bunu istiyoruz. Dünyada ilk 350 sıradayız, yapmayın” diye konuştu.

gazi-universitesi-nde-bolunme-protestosu-460769-1.

Öğrenciler adına konuşma yapan Sanat Tarihi Bölümü öğrencisi Kübra Balcı ise, Gazi Üniversitesi’nin 92 yıllık köklü bir çınar olduğunu ifade ederek, “Bu ulu çınar yaklaşık bir asırdır birçok vatansever, namuslu insan yetiştirmiş olup, hala yetiştirmeye devam etmektedir. Bahsi geçen isim değişikliği Gazi Üniversitesi’nin köklü geleneğini büyük marka geleneğini hiçe saymaktır. Gazi Üniversitesi öğrencileri olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün bize miras bıraktığı bu büyük değere sahip çıkmayı bir vazife olarak addediyoruz” dedi.