arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘olmaz’

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz da 32.bölüm fragmanında beklenmedik olay!

Pazar, 17 Nis 2016 yorum yok

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi bu hafta da nefes kesen bir bölümle ekranlara gelecek. Dizinin yayınlanan 32.bölüm fragmanında beklenmedik bir olay yaşanıyor. Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’ın 32.bölüm fragmanında Hızır’ın yaptığı planlara karşılık Ünal’da boş durmuyor. İşte dizinin yeni bölümünde yaşanacaklar.

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz son bölümde neler yaşanmıştı? Mahmut’un ölümüyle birlikte herkes derin bir nefes alır. Ancak bu rahatlama çok uzun sürmeyecektir; çünkü Viktor henüz kana doymamıştır. Ticaret yapmak adına Ünal Kaplan’ın masasına davet edilen Viktor ve masanın eski üyeleri bir araya gelseler de başlattıkları savaşı bitirme niyetinde değillerdir. Kapanmak bilmeyen hesaplar, nihayete ermeyen düşmanlıkların kaçınılmaz sonunda yine acı, keder ve ihanet vardır… En büyük musibetten kurtularak huzur bulan Hızır Çakırbeyli’nin mutluluğu Meryem’in de eve dönüşüyle ikiye katlanır. Ailesinin bir arada olmasını çok özlemiştir ve artık her şey eskisinden daha güzel olacaktır. Onların hayal ettiği güzel günler Nazlı’nın hayallerinin yıkılmasına yol açar. Hızır’ın tercihleri Nazlı’nın seçeceği yolu belirleyecektir.

Peki Eşkıya Dünyaya Hükümdar 32. bölümde başka neler yaşanıyor? İşte dizinin yeni bölüm fragmanı ve Eşkıya Dünyaya Hükümdar 32. bölüm kısa özeti

Ünal Kaplan’ın güç gösterisi bir yıkıma daha sebep olur. Ölüm Hızır’ın çevresinde bir çemberdir artık. Önce Selim sonra Ahmet’in ölümüyle dost kaybının acısı eksik olmaz yüreğinden. Her ne kadar masa tekrardan toplanmış, dost düşman el sıkışmış olsa da kimse kimseye güven vermez. Eskiden ihanetin yer bulamayacağı masada şimdilerde sadakatten eser yoktur. Viktor’un yerine masaya oturacak Moskof Özkan ismi de Hızır’ı huzursuz eder. O’nun gelişiyle birlikte masaya pislik bulaşacak, belki de ticaret yön değiştirecektir. Hızır bunlarla uğraşırken bir de kendine kurulan yeni oyunu fark ettiğinde işler yine karışır. Meryem artık yuvasındadır. Geçmişin üstüne bir çizgi çekip ailesini tekrardan bir arada tutmak onun görevidir. Kurtulması gereken son bir şey kalmıştır o da Nazlı ve bebeği! Şehri terk etmesi beklenen Nazlı ise kucağında bebeğiyle ailenin kapısında belirir. Uzun zamandır beklenen mutlu aile tablosunun canlandırıldığı Pazar kahvaltısında yaşanan bu gelişme herkeste şok etkisi yaratacaktır.

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz son bölümde neler yaşanmıştı? Mahmut’un ölümüyle birlikte herkes derin bir nefes alır. Ancak bu rahatlama çok uzun sürmeyecektir; çünkü Viktor henüz kana doymamıştır. Ticaret yapmak adına Ünal Kaplan’ın masasına davet edilen Viktor ve masanın eski üyeleri bir araya gelseler de başlattıkları savaşı bitirme niyetinde değillerdir. Kapanmak bilmeyen hesaplar, nihayete ermeyen düşmanlıkların kaçınılmaz sonunda yine acı, keder ve ihanet vardır… En büyük musibetten kurtularak huzur bulan Hızır Çakırbeyli’nin mutluluğu Meryem’in de eve dönüşüyle ikiye katlanır. Ailesinin bir arada olmasını çok özlemiştir ve artık her şey eskisinden daha güzel olacaktır. Onların hayal ettiği güzel günler Nazlı’nın hayallerinin yıkılmasına yol açar. Hızır’ın tercihleri Nazlı’nın seçeceği yolu belirleyecektir.

EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ SON BÖLÜM İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Selim son nefesini verirken eski dostuna bir can bağışlar. Gözü hırsından kör olan Mahmut ise Hızır Çakırbeyli’ye yeni bir acı yaşatmak için pusudadır. Selim’in cenazesinde uzlaşmak adına bir araya gelen eski dost yeni düşmanlar ortalığı savaş alanına çevirirler. Ünal ise kendisini hiçe sayarak Hızır’ın bu kargaşayı planladığını düşünür. Bu varsayımıyla yüzünü Viktor’a çevirmekten çekinmeyeceğini açıklayarak tepkisini gösterir. Masadakileri de arkasında durmaları için ikna etmeye çalışır. Peki Hızır gerçekten cenazede yaşananları planlamış mıdır? Öyle ise dostları kendilerini ihanete uğramış sayacaklardır. Hayriye Ana olayların sonrasında Nazlı’yı yalnız bırakmaz. Ev ahalisi kendisine tepki gösterse de Çakırbeyli ailesinin tekrardan bir araya gelebilesi için birilerinin bir şeyler yapması gerekmektedir. Kendinden vazgeçildiğini öğrenen Meryem ise yıkılır; ama tepkisi bununla sınırlı kalmayacaktır.

EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ’IN KONUSUÇocuk denecek yaşta girdiği yeraltı dünyasının tepesine doğru tırmanmakta olan Hızır Çakırbeyli ve ailesinin hikayesi anlatılmaktadır. Yeraltı dünyasına giren her adam haksızlıklara başkaldırmaya yemin eder. Güçlenip zenginleştikçe kendisi bu haksızlıkların kaynağı olur. Hızır Çakırbeyli sevda adamıdır… Sevmekten hiç kaçmaz… Sevilmeyi de pek sever… Hayatındaki tüm kadınların odağında olmak ister; annesi, karısı, kızı ve sevgilisinin. Kardeşini, oğlunu, yeğeninin ve ailesinin diğer fertlerini de canından aziz tutar, onlar için fedakar bir “baba”dır. Vefakar bir dosttur. Vazgeçilmez bir ağabeydir. Adil ve cömert bir reistir. Bu özellikleri onun sonu olacak yerde Hızır’ı yeraltı dünyasında da yüceltir… Sözüne güvenilir, daima iş yapılır bir adam haline gelmişken devletin radarına takılır… Devlet kontrol etmek istediği gayri meşru faaliyetleri yürütmek için ondan iyi bir aday olmadığını düşünür… Bu Çakır’a en büyük olma teklifidir.Teklif öyle iki tarafı keskin bir kılıçtır ki, kabulü halinde “mafya” ailesine ihanet, reddi hali ise ebediyen mahkumiyettir. Devletin Hızır Çakırbeyli’ye koltuğunu vaadettiğini farkeden büyük patron, etrafını ihanetle örülü bir ağla çevirir. Hızır Reis’in özel hayatı da dalgalıdır… Birkaç yıl önce sevdalandığı mimar Nazlı diğer tarafta eşi Meryem…

Sur, sit alanıdır toplu konut olmaz

Pazar, 27 Ara 2015 yorum yok

Çatışmaların sürdüğü, hendeklerin açıldığı ve bazı binaların kullanılamaz hale geldiği Diyarbakır Sur’un nasıl yeniden yapılanacağı tartışılıyor. Bazı çevreler, TOKİ’nin Sur’a toplu konutlar yapmasını isterken konuyu TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan ile konuştum. Turan, Sur’a toplu konut yapılamayacağını söyledi. Turan, “Vatandaş, ‘Sur yıkılıyor. TOKİ gelip bina yapacak buraya’ diye düşünüyor. Yok böyle bir şey. Sur’un tarihi dokuya uygun planı var. Her isteyen burada istediği gibi bir şey yapamaz” dedi. Sur içinin sit alanı olduğunu vurgulayan Turan, “Tescilli bir sürü bina var. Koruma amaçlı imar planı var. Buranın tamamen boşaltılarak planlanan şey yüksek katlı binalar değil. Tamamen tarihi dokusuna uygun planlanmış ve koruma kurulunca onaylanmış bir plan var ortada. Burası toplu konut bölgesi olmayacak. Sur’a toplu konut yapılmaz, tarihi dokuya uygun binalar yapılır. O da 1-2 katlı olabilir” diye konuştu. ‘Bu anti propaganda’ Diyarbakır Sur ile ilgili bir anti propaganda olduğunun altını çizen Turan, Sur bölgesinde gündeme gelen konunun yeni olmadığını söyledi. Mehmet Ergün Turan, “2009’dan beri Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile beraber bir kentsel dönüşüm projesi var. 2 mahallesinde (Alipaşa-Lalebey ve Cevatpaşa Mahalleleri) devam eden. Belediye ile beraber yaptığımız bir proje vardı. Ama 2 yıldır tıkanıklık var, durdu” dedi. Sur’un tamamının riskli alan olduğunu belirten Turan, alanla ilgili yetkinin tamamen de kendilerinde olmadığı vurgusu yaptı. Projeyi valilik, büyükşehir ve Sur Belediyesi ile yürüttüklerini dile getiren Turan, şöyle devam etti: “Biz hak sahipleri ile uzlaşma bedelini Diyarbakır’daki bir hesaba gönderiyoruz, valilik ve büyükşehir yetkililerinin müşterek imzası ile ilgili kişiye ödeniyordu ve Büyükşehir Belediyesi de yıkım işlerimi gerçekleştiriyorlardı. Projede Kamulaştırma Kanunu kapsamında kamulaştırmaya yönelik gerekli iş ve işlemlerin yürütülmesi için Büyükşehir Belediyesi’nin bildirdiği avukatlara 2014 Mayıs ayında yetki verilmiş, ancak Belediye’ce davalar açılmamıştır. Alipaşa-Lalebey bölgesindeki günümüze kadar 361 adet yapı, Sur içi (Cevatpaşa) bölgesinde ise 218 adet yapının yıkımı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamlanmıştır. Burayla ilgili tescilli kurul kararı var. Tarihi dokuyu koruyan düşük katlı 1-2 katlı şekilde çizilmiş planı var. Koruma amaçlı planı var. Orada konut yapılacağı şehir efsanesi. Ortada bir plan var. Tarihi dokuya uygun yapılaşma olacak, bir toplu konut bölgesi olmayacak orası. Ne algı oluşturuyorlar; ‘TOKİ gelecek toplu konut yapılacak’. Biz orada ne yaptıysak Diyarbakır Belediyesi ile beraber yaptık. Toplu konut yapılmayacak.” Sur içindeki dönüşümle ilgili de Turan, “Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından Sur içinin dönüşümü için Çölgüzeli mevkiinde bin 272 konut, okul, sağlık ocağı, cami, karakol ve ticaret merkezi inşa edilerek 518 gecekondu yapı sahibi ile 185 adet kiracıya 703 adet konut verildi” ifadelerini kullandı. ‘Diyarbakır şahlanır’ Koruma amaçlı imar planının düşük katlı yapılaşma ve tescilli eserleri koruyan bir plan olduğunun ısrarla altını çizen Turan, “Sur’da yapılacak olan koruma amaçlı plan hayata geçerse 1940’lardaki tarihi doku ortaya çıkmış olacak. Asıl tarihi doku o zaman canlanacak. Bahsi geçen bu plan uygulanırsa Diyarbakır şaha kalkar” dedi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile 2009’tan beri çalıştıklarını belirten Turan şunları söyledi: “Belediye yetkilileri bunu biliyor. Koruma amaçlı plan dışında bir çivi çakamazsın, çaktığın an dünyayı başına yıkarlar. Herkes bunu biliyor. Ama söylem güzel, ‘TOKİ gelecek, TOKİ gelince bina yapacak rant olacak’. Böyle bir şey yok. Burası tamamen devlet sübvansiyonuyla yapılan bir yer. TOKİ burada sübvanse edici bir kuruluştur. Sur içindeki hak sahiplerinin kullanımı için inşa edilen Çölgüzeli konutlarının fiyatları, haksahiplerinin gelir durumları düşünülerek fiyatlar maliyetinin ortalama yüzde 25 altında belirlendi, bundan dolayı TOKİ günümüz fiyatları ile 23 milyon 700 bin TL sübvansiyon yapmıştır.” Suriyelilerin talebi Hatay gezimde sınırı gezerken konuştuğum Suriyeliler, TOKİ’den kalıcı konut istemişlerdi. Bu talebi Turan’a ilettim. Yanıtı şöyle oldu: “Suriye’den gelenler için TOKİ’nin konut yapacağına yönelik bir algı var. Böyle bir şey yok. TOKİ’de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı var. Biz şuana kadar Suriye’den gelen kardeşimize konut vermedik. Yasamızda müsait değil.” Suriyelilerin sınırda kaldığı kampları AFAD ile birlikte yaptıklarını belirten Turan, “Modern imkanlarla Suriyeli kardeşlerimiz barınıyorlar. 35 bin kişilik kamplar yapıldı. Bilinmesi gereken şu; Suriye’den gelen kardeşlerimize bir konut vermedik, satmıyoruz da. Doğu ve Güneydoğu’da yaptığımız bütün konutlar bölgede yaşayan ve evi olmanayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik. Ya da kentsel dönüşümdür. Suriyelilere yapılıyor deniyor yok öyle bir şey” vurgusu yaptı. Güvenli bölge mesajı “Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye’de güvenli bölge olmasını istiyor, orada yapılacak yapılaşmada rol oynar mısınız” sorum üzerine Turan, “Bize iletilmiş herhangi hiç bir şey yok. Ne teblig edilmiş ne iletilmiş hiç bir bilgi yok” dedi. “BM’nin de dahil olduğu uluslararası proje olsa bina yapar mısınız güvenli bölgede?” deyince ise Turan, “TOKİ bu coğrafyadaki ve yakın havzadaki, hem batıda hem doğuda sadece Türkiye’nin gururu değil. Birikimli kuruluş. Bize nerede görev verilirse yaparız. Biz Pakistan’da, Sri Lanka’da, Somali’de devletimizin ve milletimizin yardım elini oralara ulaştırmışız. Bize nerede görev verilirse orada yaparız” diyerek olumlu mesaj verdi. Doğu’ya yılda 6 bin konut TOKİ Başkanı Turan ile Doğu ve Güneydoğu’daki konut projelerini de konuşuyoruz. Doğu’da konuta talebin yoğunluğunu dile getiren Turan, Doğu ve Güneydoğu’da 141 bin 733 konut yaptıklarını söyledi. Bölgede toplam yatırım miktarının 19 milyar 54 milyon 767 bin 983 olduğunu belirten Turan, bunun içinde 66 hastane, 63 pansiyon, 20 sağlık ocağı, 115 lise, 163 ilköğretim okulu, 13 kreş, beş sevgi evi, 156 cami ve dört stat olduğu kaydetti. Diyarbakır’a Türkiye’nin en büyük stadlarından birini yaptıklarını söyleyen TOKİ Başkanı, “33 bin seyirci kapasitesi olacak. UEFA standartlarında inşa edilecek. Batman’a da 15 bin kişilik stat yapıyoruz. Mardin’de bin 675 konut yapıyoruz. Hatay’ın birçok ilçesinde konut yapıyoruz. Bölgede büyük hamle içindeyiz. Yılda 5-6 bin konut yapacak bir organizasyon içindeyiz” dedi. (Kaynak: Milliyet / Abdullah Karakuş)

Categories: Genel Tags: , , , , ,