arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘polis’

Ahmet Hakan: Barış Atay’ın gözaltına alınmasıyla polis bana

Pazar, 20 May 2018 yorum yok

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Barış Atay’ı hedef alan yazısından sonra oyuncunun gözaltına alınmasının aslında polis tarafından kendisine verilen bir mesaj olduğunu iddia etti.

Ahmet Hakan bugün yayımlanan “Benim çağrım polise, savcıya değil Muharrem İnce ve Meral Akşener’eydi” başlıklı yazısında, Barış Atay’ın açıklamalarına ilişkin “Barış Atay’ın sorumsuzca attığı bu “dangalak tweet”, resmen yeni bir kutuplaştırmanın aracı haline gelmiş, getirilmişti” ifadelerini kullandı.

Hakan yazısında şu ifadeleri kullandı: Benim çağrım Muharrem İnce’yeydi, Meral Akşener’eydi.

Ama cevap polisten geldi.

“Şak” diye gözaltına aldılar adamı.

*

Sanırım bana şöyle bir mesaj veriyorlar bu gözaltıyla:

– Yok öyle yağma Ahmet Hakan! Kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı biz de en az Barış Atay kadar severiz.

– Bu oyunu bozamazsın Ahmet Hakan! Bak işte bir gözaltıyla hem kutuplaştırmayı daha da derinleştirdik, hem de seni “tetikçi” durumuna düşürdük!

– Bırak bu normalleştirme çabalarını falan Ahmet Hakan… Sırtını bir yere daya… Ya bizden ol ya da onlardan… Yok öyle arada kalmak falan!”

Yazının tamamı

Categories: Genel Tags: ,

Teksas’ta okula silahlı saldırı

Cumartesi, 19 May 2018 yorum yok

Teksas’taki bir liseye giren saldırgan silahını peş peşe ateşledi, çok sayıda kişinin öldüğü bildiriliyor. Polis yetkilileri, okulu kana bulayan saldırganın yakalandığını açıkladı.

ABD’nin güney eyaletlerinden Teksas’ta bir okulda silah sesleri duyuldu. Houstonyakınlarındaki Santa Fe’de yer alan bir lisede, sabah saatlerinde ateş açıldı.

Bir televizyona telefonla bağlanan bir öğrenci, saldırganın sanat dersinde içeriye girdiğini ve ateş açmaya başladığını söyledi.

ABD’nin Teksas eyaletinde bir liseye silahlı saldırı düzenleyen ve en az 10 kişinin ölümüne, çok sayıda kişinin de yaralanmasına yol açan saldırganın kimliği belli oldu. Teksas polisi, saldırganın kimliğini 17 yaşındaki Dimitrios Pagourtzis olarak açıkladı.

teksas-ta-okula-silahli-saldiri-465286-1.

Galveston kenti yakınlarındaki Santa Ge Lisesi’ne silahlı saldırı düzenleyen Pagourtzis’in polis tarafndan yakalanarak gözaltına alındığı, Santa Fe Lisesi yakınındaki başka bir okulda da boru bombaları ve düdüklü tencereler bulunduğu belirtildi. Polis olayla ilgili olarak başka bir öğrencinin de gözaltına alındığını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, olayla ilgili yaptığı paylaşımda “Teksas’ta okula silahlı saldırı. İlk haberler iyi gözükmüyor. Tanrı hepimizi kutsasın!” ifadesini kullandı.

teksas-ta-okula-silahli-saldiri-465237-1.

Houston’ın 48 kilometre güneydoğusunda yer alan Santa Fe’de, yaklaşık 13 bin insan yaşıyor.

Okul saldırılarının sıklıkla yaşandığı ABD’de 14 Şubat’ta benzer bir saldırı olmuş, o olayda da 17 kişi hayatını kaybetmişti.

TRUMP’TAN AÇIKLAMA

Saldırı ile ilgili Twitter hesabından bir mesaj yayınlayan ABD Başkanı Donald Trump “Gelen ilk raporlar iyi görünmüyor. Tanrı hepinizi korusun” dedi.

Sergey Skripal tahliye edildi; ‘gizli bir yere götürüldü’

Cumartesi, 19 May 2018 yorum yok

İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri’nden yapılan açıklamaya göre, kızı Yuliya ile zehirlendikten sonra hastaneye kaldırılan eski Rus ajan Sergey Skripal, kaldığı Salisbury Bölge Hastanesi’nden taburcu edildi. Skripal’in kızı Yuliya, 11 Nisan’da taburcu olmuştu.

Sputnik’in haberine göre, İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri’nin açıklamasında “Sergey Skripal, Salisbury Bölge Hastanesi’nden taburcu edildi. Sayın Skripal ve kızı Yuliya Skripal, DS Nick Bailey (Salisbury’deki zehirlenme olayına müdahale eden ve aynı gün yoğun bakıma alınan polis) ile birlikte sinir gazına maruz kaldıktan sonra 4 Mart 2018’de hastaneye kabul edilmişti. Hepsi taburcu edildi” ifadeleri kullanıldı.

HASTANE TEDAVİ İLE İLGİLİ BİLGİ VERMİYOR

Salisbury Bölge Hastanesi, ikilinin tedavisiyle ilgili ayrıntıları vermeyeceğini açıkladı.

‘GİZLİ BİR YERE GÖTÜRÜLDÜLER’

Sergey ve Yuliya Skripal’in güvenlikleri için gizli bir yere götürüldüğü belirtiliyor.

Yuliya Skripal 11 Nisan’da hastaneden taburcu edilmişti.

Skripaller 4 Mart 2018’de A-234 sinir gazına maruz kalmalarının ardından Salisbury’de bir bankta bilinçlerini kaybetmiş şekilde bulunmuştu.

Olaydan Moskova’yı sorumlu tutan İngiltere, 23 Rus diplomatı sınırdışı etme kararı almıştı. Daha sonra İngiltere’ye destek veren çok sayıda ülke de benzer adımlar atmıştı.

Rusya suçlamaları reddederken, Londra da hâlâ olayla ilgili bir kanıt sunmadı.

Irak’ta üç ayrı noktada patlama

Cumartesi, 19 May 2018 yorum yok

Irak’ın Bağdat kentinde 2, Kerkük şehrinde ise 1 patlama meydana geldi. Patlamalarda 1 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.

İHA’nın aktardığı bilgiye göre, Irak’ın üç ayrı noktasında 3 patlama meydana geldi. Kentin güneyindeki Dakuk kasabasına bağlı Zenkar köyünde meydana gelen patlamada 1 kişi hayatını kaybetti. Bağdat’ın güneyindeki el-Dure bölgesinde bir halk pazarında meydana gelen patlamada ise 3 kişi yaralandı. Patlamanın ardından polis hemen olaya müdahale etti ve patlamada yaralananlar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Bağdat’ın kuzeyindeki bir diğer bölge olan Talibiye’de ise kimliği belirsiz kişiler tarafından atılan el bombasının patlaması sonucu 2 kişi yaralandı.

Categories: Genel Tags: , , , ,

Beyoğlu’nda polis kurşunuyla öldürüldüğü iddia edilen Yarış’ın

Cuma, 18 May 2018 yorum yok

Çöp atmak için sokağa çıktığı sırada uyuşturucu ticareti yapan iki grup ile polis arasındaki kovalamacanın arasında kalan Hamit Yarış’ın göğsünden vurularak öldürülmesinin üzerinden 1 buçuk yıl geçti. Polis tarafından vurulduğu iddia edilen Yarış’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmaya jet hızıyla gizlilik kararı getiren savcılık, aradan geçen zamana rağmen henüz bir iddianame hazırlamadı. Yarış ailesi adalet bekliyor.

İstanbul Beyoğlu’daki Aşikar Sokak’ta yaşadığı evinden 11 Aralık 2016’da saat 23.00 sıralarında çöp atmak üzere çıkan Hamit Yarış, uyuşturucu ticareti yapan iki grup ile polis arasında yaşanan kovalamacanın ortasında kaldı. Yaşanan kovalamaca ve çatışma sırasında göğsüne kurşun isabet eden 50 yaşındaki 3 çocuk babası Hamit Yarış, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Yarış’ın ölümü medyaya, uyuşturucu ticareti yapan iki grubun çatışması arasında kalarak vurulduğu şeklinde yansıtılmıştı. Ancak eşi Tenzile Yarış’ın iddiası, eşinin uyuşturucu ticareti yapan grubu kovalayan polisin kurşunu ile vurulduğu yönündeydi. Tenzile Yarış eşini polisin vurduğu yönündeki iddiasını savcılık şikayetinde de dile getirdi. Olay hakkında soruşturma başlatan savcılık ilk iş olarak dosya hakkında gizlilik kararı verdi.

‘GİZLİLİĞİN SEBEBİ, ŞÜPHELİLERİN ARASINDA POLİS OLMASI’

Yarış’ın vurulduğu tarihten itibaren geçen sürede soruşturmaya ilişkin gelişmeleri Ailenin Avukatı Batuhan Bal Evrensel gazetesinden Cansu Pişkin’e değerlendirdi.

Uyuşturucu ticareti yapan dörder kişilik iki grup arasında çıkan çatışma sonucu polisin olay yerine sevk edildiğini anlatan Bal, “İşin içinde 2 uzun namlulu silah ve tabancalar var. Yaklaşık 7-8 polis ve ekip arabaları olayın çeşitli bölgelerinde bazen çatışmaya bazen kovalamaya dahil oluyorlar. Kovalama sırasında bir köşe başında polisler uzun namlulu silaha sahip birini görüyorlar. Polislerin ifadesine göre o uzun namlulu silahla kendilerine doğru ateş edilmesi sonucunda Hamit Bey vuruluyor” dedi.

Olayın ardından çok hızlı bir şekilde dosyaya gizlilik kararı verildiğini aktaran Bal, “Normal şartlarda gizlilik kararı verilmeyecek bir dosya. Gizlilik kararının sebebi şüphelilerin bazılarının da polis olmasından kaynaklı. Kamuoyunda oluşan iklim gereği bu dosyada gizlilik kararı verilmesinin adli makamlara daha doğru hissettirdiği kanaatindeyim. ‘Polisin dahil olduğu olaylarda gizlilik kararı verelim ve eğer polis bir suça karıştıysa bile onu koruyalım’ şeklinde bir iklim oluşmasa böyle bir dosyada gizlilik kararı verileceğini sanmıyorum.” dedi. Bal, 2017 yılının sonlarına kadar kalan gizlilik kararının, balistik raporunun dosyaya girmesiyle birlikte kaldırıldığını kaydetti.

‘BİR POLİSİN SİLAHINA EL KONULDU’

Eşinin polisin silahından çıkan kurşunla vurulduğunu savunan Tenzile Yarış’ın iddiaları yanıtlayan Bal, “İddianame henüz hazırlanmış değil ancak gerek gözaltına alınan şüpheliler gerekse polis ifadelerinden gördüğümüz kadarıyla Hamit Bey’in ölmesine sebep olan kurşunun bir polisin tabancasından çıkmış olma ihtimali oldukça yüksek. Olay yerindeki kamera kayıtlarında kovalamaca esnasında polisin ateş ettiği görülüyor. Teknik incelemeden sonra netleşecektir ama görüntüler, polisin kovalamaca esnasında ateş açabileceği yönünde. Hamit Bey’in bulunduğu yer, uzun namlulu silahı taşıyan şahısla kaçtığı polisin yaşayacağı çatışma açısına bakıldığında, polisin ateş ettiği yönündeki şüphelerin belirginleştiğini söyleyebiliriz. Şüphelerimizi tatmin edecek bir iddianame hazırlanmazsa itirazımızı yapacağız.” diye konuştu.

Yarış’ın öldürülme olayına ilişkin herhangi bir tutuklama ya da açığa alınan polis memuru olmadığına dikkat çeken Bal, olay yerinde ateş eden polisin silahına el konulduğu bilgisini verdi.

‘ADİL YARGILAMA SEKTEYE UĞRADI’

Aradan geçen 1 buçuk yıla rağmen henüz iddianame hazırlanmamasını adil yargılamanın sekteye uğraması olarak değerlendiren Bal, “Adil bir yargılama başta hızlı bir yargılama yapılmasıyla gelir. Geç gelen adalet vicdanları soğutmuyor ve şüpheliler, sanıklar hakkaniyetle cezalandırılmış olmuyor. O kurşun kimin silahından çıktıysa ki bunu söylemekte sakınca bulmuyorum balistik raporuna göre kurşun uzun namlulu bir silahtan çıkmadı. Öldürme eylemi bir polisin eylemi ile olmuşsa da adil ve temiz bir yargılama yapılması ve suçlu kimse onun hakkaniyetli şekilde cezalandırılması temennimiz.” ifadelerini kullandı.

‘Gözleri kararan ben miyim yoksa hakimler mi?’

Cuma, 18 May 2018 yorum yok

UĞUR ŞAHİN | [email protected] | @uugurs

Türkiye’de ‘adaletin olmadığına’ dair eleştirilere her gün bir yenisi daha ekleniyor. Bunun son örneği ise halk arasında gece körlüğü ya da tavukkarası olarak bilinen ‘retinitis pigmentosa’ rahatsızlığı doktor raporuyla belirlenen 38 yaşındaki Ali Gökmen. 20 aydır cezaevinde olan Gökmen’in tutuklanmasının nedeni, ‘geceleyin polise taşmak.’ Hastalığı nedeniyle askerlikten muaf tutulan ve engelli maaşı alan Gökmen’in gece görmesi imkânsız. Ancak Ali Gökmen, gece saatlerinde gerçekleştirilen bir eylemde polis taş atmaktan suçlanıyor.

‘Gündüzleri bile göremiyorum’

Söz konusu suçlama nedeniyle Bolu F Tipi Hapishanesi’nde bulunan Gökmen, koğuş arkadaşlarının yardımıyla gazetemize bir mektup gönderdi. Mektubuna, “Önemli olan bir insanın körlüğü müdür, yoksa adaletin mi?” sorusuyla başlıyor, Gökmen. “Ben okuyamıyorum hakkımdaki suçlamaları, arkadaşlarım okuyor bana” diyor ve ekliyor: “Gözlerim yavaş yavaş kararıyor, gündüzleri bile göremiyorum. Kendimi bildim bileli 12 saat bana günler. 12 saat ise yok benim için. Ve bugün tutsağım, tam 20 ay oldu buraya gireli. Neden buradayım? Saat 23.45’te benim için kapkaranlık bir saatte polislere saldırmışım. Savcı böyle diyor, polisler bunu bile kabul etmiyor. Ben geceleri koşamam ki, isterdim koşmayı, refakatçisiz yürümeyi, yıldızlara bakmayı… Ama yapamam…”

Bir türlü ispat edemedi

Gökmen, mektubunun devamında doktorların verdiği raporların gözardı edildiğini dile getiriyor: “Askerden muaf kaldım, raporunu verdim, olmadı. Engelli maaşı alıyorum, ‘Hastayım’ dedim, olmadı. Adli tıbba gittim, ‘Görmüyor’ dedi doktor, olmadı. İspat edemedim bunu yapmadığıma.”

Gözleri kararan ben miyim
yoksa savcı mı?

“38 yaşındayım, gün sayıyorum kör olmak için. 40 yaşıma bastığımda… Artık göremeyeceğim, annemin, babamın, abimin yüzünü…” diyen Gökmen, bir sonraki duruşmasının 31 Mayıs tarihinde olduğunu kaydediyor ve mektubunu şu soruyla sonlandırıyor: “Asıl gözleri kararan ben miyim, yoksa savcı ve hâkimler mi?”

Gençlik örgütleri: Deniz’lere sözümüz faşizm yenilecek!

Perşembe, 17 May 2018 yorum yok

ZEYNEP KURAY

Gençlik örgütleri, idam edilişlerinin 46’ıncı yıl dönümünde ’68 kuşağı önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı Taksim’den Dolmabahçe’ye yaptıkları yürüyüşle andı. Dayatılan tek adam rejimini 68 kuşağından aldıkları direniş ruhuyla yeneceklerini vurgulayan Gençlik örgütleri, “Ezilenlere ve Deniz’lere sözümüzdür, faşizm yenilecek biz kazanacağız” dedi.

68 Kuşağı önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 46’ıncı yıl dönümünde Taksim’den 6’ıncı Filo’nun denize döküldüğü Dolmabahçe’ye yapılan yürüyüşlerle anıldı. EMEP ve CHP’nin anma etkinlikleri sonrası Dolmabahçe’ye omuz omuza yürüyen gençlik örgütleri, faşizmi yenme sözü verdi. MKM önünde başlayan yürüyüşte, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın fotoğraflarını taşındı, “ 1968-2018 bitmedi sürüyor kavga” yazılı pankart açıldı. Devlet tarafından katledilen 68 kuşağı önderlerinin isimlerini teker teker sayılıp, “Yaşıyor” diye haykırdığı yürüyüşte, hep bir ağızdan, “Deniz, Yusuf, Hüseyin sürüyor sürecek mücadelemiz”, “ Emperyalistler, işbirlikçiler 6’inci Filo’yu unutmayın”, “ Emperyalizme karşı Deniz olmalı”, “ Devrim şehitleri ölümsüzdür”, “ Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı.

‘68’LERİN DİRENİŞ RUHUYLA KAZANACAĞIZ!’

Polis ablukası altında Dolmabahçe’ye gelen gençler, çevredeki yurttaşlar tarafından alkışlarla karşılandı. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan şahsında hayatını kaybedeb devrimciler adına bir dakikalık saygı duruşunda bulunan gençlik örgütleri adına açıklama Cansu Eski tarafından okundu. Eski, ülkenin KHK’lerle yönetildiği, OHAL şeklini aldığı, üniversitelerin bölünmeye çalışıldığı bir ortamda 68 kuşağının kendilerine bıraktığı mücadele mirasından aldıkları güçle direndiklerini vurguladı. Başka bir dünya yaratmak için yola çıkan Deniz’lerin 12 Mart faşist rejimi tarafından idam edildiğini hatırlatan Eski, “Deniz ve Yusuf daha 25 yaşındaydı. Hüseyin ise 23’ündeydi. Cellatlarının adı tarih içerisinden silinip giderken, üç fidan kavgamızın bayrağı olup kaldı mücadelemizin satır başlarında…”

“Yalınayak idama giden Hüseyin İnan’ın, korkusuz Yusuf Aslan’ın ve son sözünü, “Yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği” olan “Deniz Gezmiş’in yoldaşlarıyız” diyerek sözlerini sürdüren Eski, “Tek adam rejimin baskı ve zulmü varsa, bizlerin de 68’lerden gelen direniş ruhu var. Bizler yine devrimci tarihimizden aldığımız derslerden biliyoruz ki zaferin büyüklüğü kavganın zorluğunda gizlidir. Ezilenlere ve Deniz’lere sözümüzdür, faşizm yenilecek, biz kazanacağız” dedi.

genclik-orgutleri-deniz-lere-sozumuz-fasizm-yenilecek-460357-1.

Anma gençlerin hep bir ağızdan Gündoğdu Marşı’nı seslendirmesiyle sona erdi.

Yürüyüş ve anmayı düzenleyen Gençlik örgütleri: Diren Üniversite, SDGF, Dev-Lis, LÖP, Öğrenci İnisiyatifi, Genç-Sen LÖP, Öğrenci Faaliyet, Liseli Direnişçi Genlik, Kaldıraç.

Hemşireler: Tükeniyoruz!

Perşembe, 17 May 2018 yorum yok

BURCU CANSU [email protected] @burcu_cansu

Hemşireler, 12-18 Mayıs arasında kutlanan Hemşireler Haftası dolayısıyla, sorunlarını BirGün’e anlattı. Gazetemize konuşan hemşirelerin ortak çığlığı “Tükeniyoruz” oldu.

Hemşireler, karşılaştıkları sorunları, “Ağır işyükü, uzun çalışma süreleri, riskli çalışma koşulları, ücretlerin yetersizliği, mesleğin statü sorunları, işin fiziksel ve zihinsel güçlüğü, şiddet ve mobbing” olarak sıralarken, “Bir de bunlara şiddet ve angarya eklendiğinde mesleğimiz neredeyse yapılamaz hale geliyor” ifadelerini kullandı.

‘Tek çare kendinizi odanıza kilitlemek’
İşten atılma korkusu nedeni ile adlarının açıklanmasını istemeyen hemşirelerin anlattıkları ise hemşirelerin çok zor şartlar altında çalışmak zorunda bırakıldığını ortaya koyuyor. İşte birkaç örnek:

»“Özellikle üniversite hastanelerinin acil servislerinde personel yetersizliğinden dolayı çok ciddi angarya ile muhatap oluyoruz. Danışma, sekreter, temizlik personeli, destek personeli ve teknik servis olmaması sebebiyle birçok iş bizlerin omzuna yükleniyor.”

»“Üniversite kampüslerinde öğrencilere ciddi şiddet uyguladığını televizyonlardan gördüğümüz güvenlik görevlilerinin, hastanede kapıları tekmeleyen, sağlık personeline küfür eden, vuran, personelin üzerine yürüyen problemli kişilere dokunma yetkisi yok.”

»“Hastane çalışanlarının güvenliğini sağlamak amacıyla tanımlanmış olan ‘Beyaz Kod’ uygulaması sadece bir tutanaktan ibaret. 155’i aradığınızda da polis size ‘Darp var mı? Fiziksel bir şey yaşadınız mı?’ diye soruyor. Kimsenin müdahil olamadığı o gerginlik anında tek çareniz kendinizi odanıza kilitlemek. Beyaz Kod sonrasında il sağlık müdürlüğünden ‘olayın araştırılmasına gerek duyulmadı’ diyen ve o mail sosyal medya veya basınla paylaşılırsa ‘cezalandırılacağımızı’ söyleyen bir mail geliyor.”

‘Cihaz tamiri de yapıyoruz’
»“Hekimin istediği tahlilleri anlamayan, reçetesini okuyamayan, doktoruna soru sormaya çekinen, nereye gideceğini bilmeyen, hastasının nerede yattığını bilmeyen bizlere soruyor. Klinik içerisindeki bozulan cihazlardan, tuvaletlerin kirli veya temiz olmasından, malzeme eksikliğinden, hasta güvenliğinden, çarşaf veya nevresimlerden, elektrik panosundan, teknik arızalardan, asansörün bozulmasından, yerlerin silinmesinden, personelin göreve gelmemesinden, eczane kayıtlarından, ilaçların yedeklenmesinden, hatta acil servis kapısına uygunsuz park edilen araçtan bile sorumlu tutuluyoruz. Gerekli organizasyonları yapmakla yükümlüyüz.”

Esenler’deki okulda eski bir el bombası bulundu

Cuma, 11 May 2018 yorum yok

Esenler’de “bomba” paniğinin yaşandığı ilkokulda eski bir el bombası bulundu.

Ressam Şevket Dağ İlkokulu’nun bahçesinde “bomba” bulunduğu ihbarı üzerine polis alarma geçti. Okula gelen polis, öğrencileri tahliye etti. Haberi alan veliler de okula gelerek çocuklarını aldı. Polisin yaptığı inceleme sonucu bahçede eski bir el bombası olduğu tespit edildi. Okula, bomba uzmanı ekip çağrıldı.

Okulun bahçesinde 2005 yılında bir düzenleme çalışması yapıldığı ve o zaman Esenler’deki askeri alandan da okula toprak getirildiği belirtildi. El bombasının o toprağın içinde okula getirildiği değerlendiriliyor.

Categories: Genel Tags: , , , , ,

Batman’da aranan 2 çocuk, Kapadokya’ya gezmeye gitmiş

Cuma, 11 May 2018 yorum yok

Batman’ın İpragaz Mahallesi’nde yaşayan, Batman Zeki Şanal Ortaokulu öğrencileri Furkan Aydın ve Azad Kaya, 7 Mayıs Pazartesi günü, okula gideceklerini söyleyerek, evlerinden ayrıldı. İki arkadaş, bir daha evlerine dönmedi. Okula da gitmedikleri belirlenen Aydın ile Kaya’dan haber alamayan aileleri durumu polise bildirdi. Batman Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kayıp çocukların bulunması için çalışma başlattı. Yürütülen çalışmalar sonucu 4 gündür kayıp olarak aranan Furkan Aydın ve Azat Kaya, Nevşehir’in Kapadokya bölgesinde bulundu.

İki arkadaşın, internette gördükleri Kapadokya ve Peri Bacaları fotoğraflarından etkilenip, merak ettikleri için Kapadokya’ya gezmeye gittikleri ortaya çıktı. Yanlarına 5 bin 500 lira alan çocukların Kapadokya’da çadır kurup, balon turu yaptıkları, internette kayıp olarak arandıklarına dair haberleri görünce de polise giderek, teslim oldukları öğrenildi. Polis ekiplerinin bilgi vermesi üzerine Nevşehir’e giden aileler, çocuklarını alıp, Batman’a döndü.

‘DİYARBAKIR, MALATYA, KAYSERİ VE NEVŞEHİR’E GİTTİK’

İnternette Kapadokya’dan fotoğraflar görüp, merak ettiklerini anlatan Furkan Aydın, “Arkadaşım Azat ile internetten Kapadokya’yı inceledik. Gitmek için plan yaptık. Evden aldığım 5 bin 500 lira ile önce Diyarbakır’a daha sonra Malatya, Kayseri ve Nevşehir’e gittik. Kapadokya’da çadır alıp, kurduk ve balonla gezdik. Daha sonra internete girdiğimizde ailelerimizin bizi aradığını haberlerini okuduk. Daha sonra taksiye binip, bizi çocuk polis merkezine bırakmasını istedik. Polisin ailelerimize haber vermesiyle ailemiz bizi almaya geldi. Çok pişmanım” diye konuştu.

Oğluna kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren baba Selahattin Aydın ise “Çok mutluyum, paranın önemi yok. Çocuğuma ‘Öf’ bile demedim. Bir maceraya girdiler. 7 çocuğum var. Sağ salim eve geldiği için bugün mevlit vereceğim” dedi.

batman-da-aranan-2-cocuk-kapadokya-ya-gezmeye-gitmis-462340-1.

‘AİLEMİZİ ÜZDÜĞÜMÜZ İÇİN ÜZGÜNÜZ’

Arkadaşı Furkan Aydın ile aynı sınıfta okuyan Azat Kaya ise “Çok merak ettiğimiz Kapadokya’yı gezmek, görmek için Furkan’la anlaştık. Merakımızı gidermek için evden kaçtık. Gezimiz güzeldi; ancak ailemizi üzdüğümüz için üzgünüz. Böyle olacağını tahmin etmiyorduk. Ayrıca Kapadokya’da hatıra fotoğrafı çekmek için ise fotoğraf makinesi aldık. Kapadokya çok güzeldi” diye konuştu.

(DHA)