arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘ramazan’

Afganistan’da stadyumda bombalı saldırı: 8 ölü

Cumartesi, 19 May 2018 yorum yok

Afganistan’ın doğusundaki Nangarhar vilayetinin merkezi Celalabad kentindeki kriket stadyumunda düzenlenen bombalı saldırılarda 8 kişinin öldüğü bildirildi.

Nangarhar Valiliği Sözcüsü Ataullah Hogyani, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Celalabad’daki kriket stadyumuna yerleştirilen 3 ayrı bombanın, Ramazan Ligi maçının oynandığı sırada uzaktan kumandayla patlatıldığını belirtti.

Saldırılarda aralarında oyuncuların da bulunduğu 8 kişinin hayatını kaybettiği bilgisini paylaşan Hogyani, 45 kişinin de yaralandığını söyledi.

Hogyani, hastaneye kaldırılan yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğunu kaydetti.

Saldırıyı henüz üstlenen olmazken, Taliban saldırıyla bağlantılarının olmadığını ileri sürdü.

Bakan Soylu’dan ‘seçim güvenliği’ açıklamaları

Cuma, 11 May 2018 yorum yok

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı”na katıldı.

Bakan Soylu, 24 Haziran seçimlerindeki güvenlik çalışmaları konusunda “Mevzuat itibarıya birtakım yenilikler var. Ayrıca yaşanan gelişmelerden, yapılan açıklamalardan anlıyoruz ki dünyanın hemen her yerinden, uluslararası toplum tarafından da yakından takip edilen bir seçim. Dolayısıyla her zamankinden daha ağır bir sorumluluk bizi beklemektedir. Haliyle her zamankinden daha büyük bir dikkat, daha fazla bir özen göstermek durumundayız” dedi. Bakan Soylu, “Seçim güvenliğini üç noktada ele alıyoruz. Birincisi kampanya ve propaganda döneminin güvenliği. İkincisi seçim günü oy verme güvenliği ve üçüncüsü de seçim akşamı oy sayımının güvenliği, sonuçların, listelerin, evrak ve oy pusulalarının ilgili yerlere sağlıklı ve seçim hukukuna uygun bir şekilde iletilmesi” diye konuştu.

DİJİTAL SUÇLAR

Kampanya döneminde alınacak tedbirlere değinen bakan Soylu, “Miting alanları, toplanma alanları, stand çalışmaları, broşür dağıtımı Ramazan nedeniyle iftar programları tedbirlerini kapsayacak. Ayrıca dijital ortamdaki güvenliği de tesis etmek maksadıyla, özellikle sosyal medyada terör örgütü propagandası veya başka türlü provakasyonların ortaya getirilmesi, dijital seçim çalışmalarını engellemeye yönelik siber suçların takibini yapmak maksadıyla da, ilgili birimlerimiz görevleri başında olacaktır. Elbette ki burada dikkat edeceğimiz en önemli konu, güvenliği bahane edip ifade özgürlüğünün önüne geçmemektir. Hayatımızın genel gidişatını yönetme yetkisini, ne kadar vergi vereceğimizi, nasıl bir kanun anlayışıyla yaşayacağımızı belirleyecek kişileri seçiyoruz. Bu önemli bir karardır. Esas olan özgürlüğü temin etmektir. Güvenlik, özgür bir ifade ve tercih ortamını sağlamak için vardır. Bu itibarla bizim temel sorumluluğumuz, birilerinin başkalarının özgürlük alanına müdahil olamayacağı, tercihlerin özgürce yapılabileceği güvenli bir ortamı tesis etmektir” şeklinde konuştu.

“TEDBİRLERİ DIŞARIDAN İZLEYECEK, KONTROL EDECEK BİRİMLER OLUŞTURACAĞIZ”

“Kampanya döneminde basına açık ve kapalı toplantılarda güvenlik tedbirlerini alırken, üçüncü bir göz kullanacağız” diyen Bakan Soylu, “Alınan tedbirleri dışarıdan izleyecek, kontrol edecek birimler oluşturacağız” dedi.

ÇOCUKLARIN BROŞÜR DAĞITMASI

Soylu, ayrıca seçim kampanyalarında 18 yaşından küçüklerin seçim broşürü, seçim materyali, afiş gibi malzemeleri dağıtmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Çalışmalarda bazen aşırı tepkiler gösterildiğini, gerginlikler yaşanabildiğini ifade eden Bakan Soylu, “Mahallenin küçük çocuklarının ellerine siyasi parti broşürleri tutuşturup onları tanımadıkları insanların önüne, evine, kapısına yollamak, çocuklarımız açısından bir risk içeriyor. Çocuklarımızı koruma adına böyle karar almış olduk” dedi.

“531 BİN 7 PERSONEL SEÇİM GÜNÜ GÖREV BAŞINDA OLACAK”

Bakan Soylu “Seçim günü tedbirleri kapsamında da kolluk birimlerinin bütün izinleri kaldırılacak. Hali hazırda 264 bin 526 emniyet personeli, 195 bin 695 jandarma, 50 bin 793 güvenlik korucusu ve 19 bin 993 gönüllü güvenlik korucusuyla beraber toplam 531 bin 7 personel seçim günü görev başında olacak” diye konuştu.

74 HELİKOPTER 18 İHA KULLANILACAK

74 helikopter, 18 İHA ve 6 insanlı keşif uçağı ile 765 TOMA’nın gerek seçim günü gerekse kampanya döneminde kullanılacağını belirten Bakan Soylu, “Bu süreçte emniyet birimlerindeki daha küçük dronelar da bu süreçte kullanılacak. Güvenlik, acil durum merkezi, izleme merkezleri, jandarma istihbarat ve emniyet istihbarat birimleri, güvenlik kamera sistemleri entegre şekilde yer alacak” dedi.

“SİLAHLA SEÇİM SANDIKLARININ YANINA GİDİLEMEYECEK”

Soylu, “Özellikle seçim günü, üzerinde silah bulunan kişilerin seçim sandıklarının bulunduğu binalara girişlerine izin verilmeyecektir. Aynı şekilde üzerinde propaganda etkisi olan rozet, amblem vs. bulunduran kişilere de sandık mahalline girmelerine, her seçimde olduğu gibi bu seçimde de müsaade edilmeyecektir. Güvenlik kameraları ve aydınlatma konusu hassasiyet göstereceğimiz konuların başında gelmektedir. Mevcut güvenlik kameralarının sağlıklı çalışmasına, sandık kurullarının olduğu, oy torbalarının depolanacağı yerlerin aydınlatılmasına ilişkin tedbirler alınacaktır. Yaz olması münasebetiyle havanın geç kararacağı göz önüne alınmaktadır. Ama seçim sonuçlarının sayım ve dökümü maalesef ilerleyen saatlere kadar devam etmektedir. Biz işimizi kış tutacağız, yaz çıkarsa bahtımıza. Erken biterse havanın aydınlığında seçim sayımı ve teslim işleri bitirilecek” diye konuştu.

“BAŞARIYI 24 HAZİRAN’DA BÜTÜN ARKADAŞLARIMIZLA BİRLİKTE TEKRARLAYACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Bakanlık olarak 16 Nisan referandumunda iyi bir sınav verdiklerini belirten Bakan Soylu, “Gerek kolluk birimlerimiz gerekse idari birimlerimizle hem kampanya döneminde hem de seçim günü akşamına kadar, bakanlığımız, özgür ifade ortamını ve seçim güvenliğini temin etme hususunda ülkenin her köşesinde başarılı olmuştur. İnşallah bu başarıyı 24 Haziran’da bütün arkadaşlarımızla birlikte tekrarlayacağımıza inanıyorum. İnanıyorum ki bütün vatandaşlarımız, huzur içinde, kardeşlik içinde sandığa gidecekler, iradelerini sandığa yansıtacaklar ve bir bayram havası içinde geçecek olan bu seçim döneminin sonunda, kazanan, herşeyden önce demokrasimiz ve ülkemiz, kazanan asil milletimiz olacaktır” dedi.

(DHA)

‘Biliyorum yenilenlerin de bir hikâyesi olduğunu’

Perşembe, 10 May 2018 yorum yok

Dr. Volga Yılmaz Gümüş

Aslında hepimiz biliyoruz yenilen, yenilmeyen; yoksul, varsıl; yetişkin, çocuk herkesin bir öyküsü olduğunu. Bir kısmını anlatmaya değer, bir kısmını göz ardı edilebilir buluyoruz. Taha Ramazan Üresin, ilk kitabı ‘Yoksulluk En Çok Çocuklara Değer’de kimi zaman görmezden geldiğimiz bireylerin, kimi zaman kulak vermediğimiz içimizdeki ‘ben’in tanıdık, ama bir o kadar da etkileyici öykülerini bizimle paylaşıyor.

On dört öyküden oluşan kitabı, ilk okuduğumda, şöyle tanımlamıştım: birçoğu alışıldık afili mutlu sonların ötesine geçip küçük ve sıradan mutluluklarla sona ulaşan, romanlardaki kadar incelikle işlenmiş karakterler barındıran, biz orta sınıf insanlarını -çoğunlukla- uzaktan baktığımız, hatta görmezden geldiğimiz yaşamlara yaklaştıran samimi öykülerden oluşan bir derleme. Yazar, edebiyat aracılığıyla insanı ve yaşamı anlama ve anlamlandırma çabalarımıza büyük bir katkı sağlıyor. Yazıya döktüğü günlük yaşam öyküleriyle ve görece mutlu sonlarıyla… Örneğin, ‘Sevinç’ ve ‘Kavuşmak’ta çocukların küçük mutluluklarının biz yetişkinlere neler öğretebileceğini görüyor, ‘Çingene Çocuklarla Bir Pazar Sabahı’nda önyargılarımızla yüzleşiyor, ‘Edebiyat Dersi’ ve ‘Kehanet Avcısı’nda modern insanın günlük yaşamdaki ikilemleriyle karşılaşıyoruz.
biliyorum-yenilenlerin-de-bir-hikayesi-oldugunu-461783-1.
Bir taraftan çocuk çalışanları, işsizliği, yoksulluğu, ihmal edilen kız çocuklarını, kadının aile ve toplumdaki konumunu bir kez daha sorgulayıp edebiyatın toplumsal (ve) gerçekçi yönüne tanıklık ediyoruz. Diğer taraftan kendimizi karakterlerin beynine konumlanmış bulup edebiyat ve psikoloji arasındaki güçlü bağı bir kez daha gözlemliyoruz. Öyle veya böyle, her bir öyküyü okurken kendimizi toplumsal ve psikolojik sorgulamalar içinde buluyoruz. Her şeyi ama en çok da insanı değersizleştirdiğimiz bu çağda, sıradanlıklar altına gizlenmiş derin öyküler bize her insanın anlatacak/anlatılacak bir şeyi olduğunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Çoğu zaman ötekileştirdiğimiz ama aslında her gün iç içe yaşadığımız bireyleri fark etmemizi sağlayarak -aramıza koyduğumuz yapay mesafeyi daraltarak- bir anlamda toplumsal barışa katkı sağlıyor.
Kısa cümlelerin hız ve ritim kazandırdığı öykülerde ayrıntılı; ama aşırıya kaçmayan, kafa karıştırmayan betimlemeler zihnimizde hızla görsellik kazanıyor. Gerek dilde gerekse anlatıda dolambaçlı yollara girmeyen yazar bizi samimiyetine inandırmakta zorluk çekmiyor. Bizi yormayan, küçümsemeyen, pasifleştirmeyen her bir öykü, yazarın olmaktan çıkıp okurun öyküsü haline geliyor. Karakterleriyle, olay örgüleriyle ve betimlemeleriyle bütünlük taşıyan öyküler bizi çabucak içine çekip, karakterlerin yaşamına dahil edip onların çaresizliğiyle empati kurmamızı sağlıyor. Kimi zamansa satır aralarında, ama aslında karakterin benliğinde ona yol gösterecek bir çözüm ararken buluyoruz kendimizi.

Sonuç olarak, bir solukta okuyacağımız, sıradan karakterlerin içindeki ‘sıra dışılığı’ fark ettiren, kolay okunan ama etkisi uzun süren öyküler tutuşturuyor elimize ve zihnimize Taha Üresin.

MESAM’da Arif Sağ ekibine kıyım başladı

Çarşamba, 09 May 2018 yorum yok

KARDELEN KOCATÜRK

Geçtiğimiz haftalarda Arif Sağ başkanlığındaki yönetim kurulunun tartışmalı şekilde Bakanlık tarafından görevden alındığı MESAM’da, Coşkun Sabah başkanlığındaki geçici yönetim kurulu Arif SAĞ ekibinde yer alan üst kurul üyelerini Haysiyet Kurulu’na sevk etmeye başladı.

İlk olarak genel kurul tarafından seçilen mevcut Haysiyet Kurulu’nun yerine kendi önerdikleri yeni bir Haysiyet Kurulu atanmasını sağlayan Coşkun Sabah yönetimi, eski Haysiyet Kurulu üyeleri ile birlikte Arif Sağ ekibinde yer alan pek çok eski üst kurul üyesini de Haysiyet Kurulu’na sevk etti.

MESAM Genel Kurulu’na bir aydan daha kısa bir süre kala yapılan bu operasyonla, Arif Sağ ekibine destek olan MESAM üyelerinin 31 Mayıs’ta yapılacak genel kurulda yeniden aday olmalarının önüne geçilmesinin hedeflendiği düşünülüyor. Orhan Gencebay tarafından desteklenen Coşkun Sabah yönetimi, MESAM’ı genel kurula götürmek dışında hiçbir yetkisi bulunmamasına rağmen 31 Mayıs’ta yapılacak genel kurul öncesi 50’nin üzerinde yeni üye kaydetmesi ve genel kurul tarihini Ramazan’a alması sebebi ile MESAM üyelerinin tepkisini çekmişti.

31 Mayıs’ta yapılacak MESAM Genel Kurulu’nda tekrar aday olacağını açıklayan Arif Sağ kendisine ve ekibine yapılan bu haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı, tüm MESAM üyelerinin genel kurula katılmaları çağrısında bulunarak, “Bunlar bir yandan bizlere destek olanları Haysiyet Kurulu’na verip MESAM’dan atmaya çalışırken bir yandan da 2 ay gibi kısa bir sürede 50’den fazla yeni üye kaydederek kendi taraftarlarını çoğaltmaya çalışıyorlar” dedi.

Orhan Gencebay’ın MESAM’dan ayrılırken yazdığı istifa dilekçesinde, etnik ve mezhepsel örgütlenme vurgusu yapmasının “nefret suçu” olduğunun altını bir kez daha çizen Arif Sağ, gerek Türkiye’de gerekse uluslararası alanda bu konuyla ilgili yargıya başvuracağını açıkladı.

TRT’ye işgal girişimi davasında 16 sanığa ağırlaştırılmış

Cumartesi, 05 May 2018 yorum yok

Darbe girişiminde TRT’nin Harbiye’deki binasının işgali girişimiyle ilgili davada 16 sanık ağırlaştırılmış müebbet, 15 sanık da müebbet hapis cezasına çarptırıldı

15 Temmuz darbe girişiminde TRT’nin Harbiye’deki binasının işgal edilmesi ve sonrasında çıkan olaylarda 3 kişinin ölümü, 50 kişinin yaralanması ile Taksim Meydanı’nın kontrol altına alınmaya çalışılması sırasında 39 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olaylara ilişkin görülen davada, “anayasayı ihlal” suçundan 16 sanık ağırlaştırılmış müebbet, 15 sanık da müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesindeki büyük salonda yapılan duruşmaya, 31 tutuklu sanık ile avukatları katıldı.

Müşteki avukatlarıyla izleyicilerin hazır bulunduğu duruşmada, mahkeme heyeti kararını açıkladı.

Mahkeme heyeti, sanıklar Hamza Mermer, Ramazan Argunşah, Duran Keskin, Ufuk Kenan Konuk, Erdoğan Çelik, Günay Kaya, Birhan Şahan, Mustafa Karademir, İsa Gözetici, Nurullah Yıldırım, Mustafa Kemal Kütahya, Emrah Altunkalem, Yavuz Sarıoğlu, Ali Kazanpınar, Asım Özdemir, Nuh Çetiner’in “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Sanıklar Abdullah Badur, Ahmet Ergün, Aykut Keklik, Ener Bilecek, Eshed Öksün, Haşem Ülker, İbrahim Gör, Mehmet Uysal, Mücahit Özcan, Müjdat Bozkaya, Ömür Mazlum, Sinan Ertepe, Sinan Mişe, Yasin Mapavrelioğlu ve Yener Dertli’ye de aynı suçtan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanıkların duruşmadaki tavır ve davranışlarını, verilen hapis cezasının cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkilerini dikkate alarak cezayı müebbete indirdi.