arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘son’

Göç Zamanı 12. son bölümü ekrana kilitledi – İzle

Pazar, 17 Nis 2016 yorum yok

Göç Zamanı dün akşam 12.bölümüyle izleyenlerinin karşısına çıktı. Dizinin dün akşam yayınlanan son bölümünde Yılmaz’ın elinden kaçmayı başaran Handan’ın eline, Koçeri Ailesi’ne zarar verebilmek için yeni ve güçlü bir koz geçer. İşte Göç Zamanı’nda yaşananlar.Cennet ve Sevgi, Handan’ın saldırısından Yılmaz sayesinde kurtulmuşlardır. Yılmaz’ın elinden kaçmayı başaran Handan’ın eline, Koçeri Ailesi’ne zarar verebilmek için yeni ve güçlü bir koz geçer. Zümrüt, Demir’in kendisiyle yaptığı konuşmadan sonra Yusuf’tan uzak kalmak için elinden gelen her şeyi yapacak ancak kendisini bir karmaşanın ortasında bulmaktan kurtulamayacaktır.Yılmaz’la boşanmaktan vazgeçen Sevgi’nin hedefinde yine Cennet vardır. Kıskançlık oklarını Cennet’e çeviren Sevgi, Cennet’i köşeye sıkıştırabilmek için elinden gelen her şeyi yapar.İstanbul’da ilki düzenlenecek uluslararası bir halıcılık fuarında Koçeri Halıcılık da yer alacaktır. Yılmaz ve Artem sergi heyecanını yaşarken, teşhire çıkaracakları antika halının onarım işini Cennet’e emanet ederler. Cennet, halıyı tamir eder ancak kendilerini bekleyen kötü sürprizden henüz haberleri yoktur.

GÖÇ ZAMANI 12. BÖLÜM FRAGMANI

GÖÇ ZAMANI SON BÖLÜMDE NELER OLMUŞTU?

Göç Zamanı’nda yaşananlar; Cennet’in için bir umut ışığı var artık. Kendi küçük lokantasında yeni ve güzel bir hayata adım atmak üzere. Yılmaz’ın beklenmedik hediyesi karşısından şaşkına dönen Cennet; bu konuyu konuşmak için gittiğinde, yanlış zamandan ve yanlış yerde olmanın bedelini ödemek zorunda kalıyor.

Handan, Yılmaz ve sevdiklerinin etrafındaki çemberi iyice daraltırken, Yılmaz ve Artem de Hande’nin intikamını almak için saldıran bu gizemli ablaya adım adım yaklaşıyorlar. Zümrüt ve Yusuf doludizgin bir aşkın en büyük adımını beraber atıyorlar. Annesini tehlikeden uzak tutmak için çırpınan Demir’in bu durumdan şimdilik haberi yok. Sevgi’nin boşanma davası açması ve Yılmaz’ı bir valize kapıya koyması dengeleri tamamen bozuyor. Artem ve Leyla beş yıllık bir küslüğü bitirmek üzereler. Leyla, suçladığı babasının hiç bilmediği bir yönüyle karşılaşıyor.

Hande’nin cesedi başında yakalanan Yılmaz’ın hayatı bambaşka bir yola giriyor. Buradan dönüşü mümkün olacak mı? Sevgi ve Demir; Yılmaz’ın yakalanmasıyla yıkıyorlar. Artık onlar için de hayat hiç kolay olmayacak… Hande’nin gizemli ablası, Hande’nin öldüğünü haber alır almaz hastaneden kaçıyor. Yılmaz, suçsuzluğunu ispatlamak zorunda. Ama daha büyük bir tehlike adım adım yaklaşıyor. Kiraz’ın kaçtığını gören Yemin peşinde. Kız kardeşini adamların elinden kurtarmak için elinden geleni yapıyor. Başaracak mı, yoksa Kiraz karanlık bir dehlize kaybolup gidecek mi? Cennet, Kiraz’ın kaybolmasıyla birlikte tamamen yıkılıyor. Tek ümidi Yemin….

GÖÇ ZAMANI KONUSU

Göç Zamanı, bir annenin, zulümden kaçırdığı çocuklarını bilmeden bir cehenneme sokuşunun; gözlerinin önünde her birinin dağılıp gidişinin; onlara sahip çıkmak için çırpınışının öyküsünü anlatıyor.

Yıllarca annesini ‘kuma anne’ bilen ve onu öldürmek için gelen Yemin… Cennet önce ona kendisinin annesi olduğunu kabullendirmeye çalışacak. Zümrüt ise girdiği bu parıltılı dünyada, yolunu kaybedecek. Cennet kızına sahip çıktığında ise çok geç olacak; geriye kalbi kırık bir genç kız ve masumiyetini kaybetmiş bir aşk hikayesi kalacak. Bu zengin çevreden tiksinen Kiraz ise bambaşka bir hayalin peşinden gidecek. Cennet bir kez daha kadının değişmeyen yazgısını görecek ve yeniden isyan edecek ama umudunu asla kaybetmeyecek. Çünkü o anadır. Dünya yansa da çocuklarını kanatları altına alacak, o sıcak kucak onlar için daima sığınılacak son kale olarak varlığını sürdürecek.

Categories: Genel Tags: , , , , , , , ,

Boğaz da kâbusa son!…

Pazartesi, 08 Şub 2016 yorum yok

Yeni Şafak’ta yer alan habere göre TÜBİTAK’ın geliştirdiği projede Boğaz’ın altına yerleştirilen sensörler Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi’ne entegre edilerek veri aktarımı sağlanacak. Alt ve üst akıntı hızları, bölgesel değişiklikler ölçülerek gemilere yön verilecek. Kaza riski sıfıra indirilecek.Boğaz’dan yılda 50-55 bin gemi geçiyor. Bunların 10 bini petrol tankeri. Yılda 150 milyon ton yük taşınıyor, bunun da 100 milyon tonu petrol. 15 mil boyunca 90 derece eğimli 8 nokta var. Şimdi 6 yere ‘Akustik Doppler Akıntı Algılayıcı Sistemi’ kuruluyor.KAZA RİSKİ SIFIRA İNİYOR

Categories: Genel Tags: , , ,

Maliye Bakanı asgari ücrette son sözü söyledi

Pazar, 27 Ara 2015 yorum yok

Melikgazi Belediyesi Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıya Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı ve Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, Ak Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Cahit Özden ve AK Parti Melikgazi ilçe üyeleri katıldı.

Toplantıda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı ve Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, “Bugün burada birçok hayırlı işe sayın bakanımızla birlikte katıldık. Ülkenin normalleşmesi için artık önümüze bakacağız. Takıntılarla uğraşmayacağız. Önümüze çıkan engelleri tek tek aşacağız. Genel Başkanımız bildiğiniz gibi meclisteki diğer siyasi partilerle bir görüşme yapacaktı ancak bir siyasi parti bunun için ‘kaçak çay içip giderler’ dedi.

Bu şekilde üslup kullandılar. Biz yolumuza devam ederiz. Bizler Türkiye’nin büyümesine katkı koymaya devam edeceğiz. Bir kısım zorlukları aşmış olan ülkemiz bu zorlukları da inşallah aşacaktır. bugünkü olanlar HDP’ye oy veren bir kısım vatandaşlarımızda dahil şuan ki durumdan memnun değil. Bu ülke şehit kanlarıyla beraber bugünlere geldi. Biz bunun bir karış dahi hiçbirini feda etmeyiz. AK Parti seçimden önce verdiği bütün vaatlerin bir taahhütname olduğunu ve bunları birbir yerine getirdiğimizi söylemek isterim” ifadelerini kullandı.

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ise, “Biz 1 Kasım seçimlerine giderken 7 Haziran seçimlerinde milletimizin bizden istediği taahhütler vardı. 7 Haziran’dan sonra AK Parti milletimizin isteklerini seçim beyannamesi olarak sundu. İlk yaptığımız şeylerden biri idari kararlarla ilgili şeyler, ikincisi ise hukuki şeylerle ilgili yapılan çalışmalardı. 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren emeklilerimiz söz verdiğimiz gibi seyyanen 100 lira zamlarını alacaklar. İkinci taahhüdümüz asgari ücret bin 300 lira olacak dedik. Bugünlerde bu tartışılıyor. Bu konuya ilgili herkese söylemek istediğim önümüzdeki aydan itibaren asgari ücret bin 300 lira olacaktır. 1 Kasım seçimleri tarihe vurulmuş önemli bir damgaydı. 2019 seçimlerine de büyük bir gayretle çalışmanın bizlere düştüğünü belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.

Categories: Genel Tags: , , , , , ,

İşte Çılgın Proje de son durum…

Pazar, 27 Ara 2015 yorum yok

Serpil YILMAZ / GAZETE HABERTÜRK

Kabinenin en yeni yüzü, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Türkiye’nin “erkek işi” ezberini bozan bir iş ve siyasi deneyimle Ankara’ya geldi. Nüfus kütüğünde Malatya’nın Darende İlçesi kayıtlı olmasına karşılık dedelerinden Adana’da yaşayan bir kadın olarak yapsat müteahhitliği yapıyordu, yatırımcı bir bakanlığa atandı. Politikaya 2008 yılında; filmlere, edebiyatımıza “toprak ağalığı” sistemi ile konu olmuş Çukurova’nın ilk AK Parti ilçe başkanı olarak girdi. 1980’lerde Tarsus Amerikan Koleji’nde eğitim gören toplam 117 kişi arasında yer alan 21 kız öğrenciden biriydi. Beytepe Mahallesi’ndeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yeni 19 katlı ana hizmet binasının içi çiçekten geçilmiyor. Kutlamalar için gönderilen orkidelerle kaplı odasının yanı sıra içi en yeşil bina olmuş!..

Sarı’nın makam katına çıktığımda, saat 18.00 olmasına rağmen bekleme odası ziyaretçilerle doluydu. Gece saat 23.00’e kadar bu düzen sürüyormuş. Bakan yemeğe bile çıkamıyor, arada çorba içiyormuş. Bir saate yakın süren görüşmemizde sık sık “potansiyel” kelimesine vurgu yapan Sarı’nın yol haritasında; Anadolu’da kültürel dokuya uygun ve mahalle hayatına olanak veren yatay yerleşimler inşa etmek ve Paris Sözleşmesi’nde taahhüt edilen 2020 hedefini tutturmak var… Bakan ile ilgili ilk bilgiyi vereyim; yakın çevresinde “Demet” adını kullanıyor. “Önceki mevkidaşlarınıza da bakarsak, yap-sat müteahhitliği bu bakanlık için belirlenen kriterlerden biri gibi” diye soruyorum. Bakan şöyle anlatıyor: “Muhtemelen siyasette bu partinin içinde çalışmış olmam, mimar olmam, kamu müteahhitliği falan değil, serbest çalışıyor olmam etkili olabilir… Adana’da son 5-6 yıldır kardeşimle kurduğum firmamla, yap-sat müteahhitliği yaptım. Baba (Yücel Sarı) İstanbul’da İTÜ’de okudu, mimar olarak Adana’ya gelip müteahhitlik yaptı. Sağlık problemlerinden dolayı bir süre iş yaşamına ara verdi. Kardeşlerimle üniversiteyi bitirip, iş hayatımıza babamızın bıraktığı yerden devam ettirdik.”

Gelelim sorulara…

‘YENİ TÜRKİYE’NİN MEGA PROJELERİ!Yeni mega projelerin altında yine…3. YENİ HAVALİMANI İNŞAATI 7/24 SÜRÜYOR! İşte yeni havalimanı inşaatı…

– Bakanlığın “Şehircilik” tarafında gündeminizin ilk sırasında hangi konu yer alıyor?

Kentsel dönüşüm. Kadim şehirlerimize; doğal, kültürel, mimari mirasımıza bakanlık olarak sahip çıkmak, olmazsa olmazımız. Yöresel mimari etikleri ile yapılmış köy projelerimiz var. Köylerde isteyen vatandaşlarımıza veriyoruz.

– Sizde “kentsel dönüşüm” ifadesinin karşılığı nedir?

Klasik olacak ama “yaşanabilir alanlar”; konutun kendisinden tutun da, sosyal donatıları, yeşil alanı, parkları, sosyal, dini, eğitim tesisleri… Dikey yerine yatay yapılaşmaya vurgu yapıyoruz. Artık kentlerde yatay yapılaşmaya dönmeliyiz. Aynı kültürel dokuyu sürdürebiliriz.

– Yeterli arsa var mı?

Rezerv alanları kullanıyoruz, oluşturuyoruz. Kentsel dönüşüm denince aklımıza İstanbul, Ankara, İzmir geliyor ama Anadolu’nun farklı bölgelerinde mütevazı illerimizde var. Bunların da kentsel dönüşüme ihtiyacı var.

– Gayrimenkulde, rant vergisi, yabancıya satış tartışmaları yarım kaldı; nereden devam edeceksiniz?

Değer artış payı dediğimiz olay eylem planımızda var zaten. Henüz bu konular, netleşmedi. Oda ya da sivil toplum örgütlerinin getirdiği raporlardan ortak kanaat çıkarabiliriz.

– İstanbul belli yerlerdeki yoğunluklar nedeniyle yaşanması güç bir kent. Belediyeler ve ilgili bakanlıklarla bir “kent kurulu” oluşturma girişimi olur mu?

Yapılabilir tabii. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ımızın talimatı ile olabilecek bir şey. İstanbul bir cazibe merkezi. Herkes şehrin kalbinde yer almak istiyor. Kanal İstanbul ile aşırı yoğunluğu azaltma fırsatımız olacak. Kanal İstanbul’un alternatif yaşam merkezi olacağını düşünüyorum.

“KANAL İSTANBUL’DA ÇARPIK KENTLEŞME OLMAYACAK”

– Kanal İstanbul hangi aşamada?

Proje çok büyük, hazırlık çalışmaları devam ediyor. Hazırlık çalışmaları noktasında kısa bir brifing aldım. Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan’ı bilgilendireceğiz. O kadar yoğunuz ki; 3 aylık- 6 aylık planlarımız var. …

– Yeri belli mi?

Taslak olarak ön çalışma yapılıyor. Hiçbir şey sabit değil şu anda. Kanal olduğu için asıl olarak Ulaştırma Bakanlığı’nın konusu. Biz kanaldan sonra oluşacak, iki yakanın şehirleşme planlarını gerçekleştiriyoruz. İki bakanlığın çalışmalarını bir araya getirip, ortak bir brifing vereceğiz.

-Kanal İstanbul mimari çevrelerde tartışma yaratıyor, sizce gerekli bir proje mi?

Açılması çok iyi olur. Boğaziçi’nin doğal gelişimi dışında, suni bir kanal yapılıyor ama, bu güzel ya da faydalı olmayacağı anlamına gelmez. Örneklerini dünyada çok gördük. Katar’da, Dubai’de deniz içine şehir yapılıyor. Tamamen kontrolümüzde olacak bir yapılaşma, yeni şehircilik anlayışımızın pilot olarak sergilendiği alan olabilir burası. Çok potansiyele sahip. O açıdan baktığınızda sıfırdan her şeyi ile dört dörtlük bir ilçe inşa ediyorsunuz ve 5-10 yılda temelinden çatısına kadar bitmiş bir halde sunacaksınız. Burada hiç bir şekilde çarpık kentleşme olamayacak. Sokaklar ve altyapısı tamamlanmış…

ÇILGIN PROJE İLE İLGİLİ FLAŞ GELİŞME2011’de tanıtılan Çılgın Proje K…FİYATLAR YÜZDE 100 ARTTI!Gayrimenkul İçin Strateji Platfo…

“KÖMÜRDEN VAZGEÇEMEYİZ”

– Bakanlığınız ilk olarak hangi konuları ele alacak?

İklim değişikliği stratejimiz var. 2030 yılına kadar sera gazının yol açtığı emisyon artışında, yüzde 20 azalım hedefliyoruz.

– Birincil mücadele alanı santrallar mı, konutlar mı, sanayi mi olacak?

Ana payı enerji ve ulaştırma alıyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın da pozitif anlamda katkısı var: Yutak alanları, yeşil alanları artırarak çevre tahribatını önleyebilir.

– ÇED raporundan muaf ihaleler devam edecek mi?

Tablo ortada: Eğer bugünkü durum sürerse, senaryolara göre Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi dışında kalan tüm bölgeleri kurak alan olacak. O yüzden yenilenebilir enerjiye dönmemiz lazım. HES’lerle, nükleer, rüzgâr ve güneş enerjisi ile takviye etmeliyiz. Enerji kaynağı olarak petrolümüz yok ama kömürümüz var. Ondan vazgeçemeyiz. Gelişmekte olan bir ülke olarak tamamen dışarıya bağımlı hale gelemeyiz.

RİSK ARTTI! UZMANLAR UYARDI…İstanbul, ulusal hava kirliliği …İSTANBUL’A KORKUTAN ALARM!İstanbul’da hava kirliliği her y…

“KENDİMİ HİÇ KENARDA HİSSETMEDİM”

– Siyasete 2008 yılında atılıyorsunuz, aile olarak oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

Çok öncesinden de AK Parti’den davet alıyordum. Ancak babamın rahatsızlılığı nedeniyle uzun süre hastanede kalıyordum, vakit ayıramadım. Ağabeyim (Bekir Sarı) 2007 yılında AK Parti milletvekili adayıydı. Biz 2002 yılından beri AK Parti’ye oy veren normal vatandaşlardık… Daha önceleri, ANAP’a, DYP’ye oy verdik.

– Çukurova’da muhafâkâr bir partide, kadının liderliğini kabul ettirmesi zor değil mi?

Kendimi hiçbir dönem dışarıda ya da kenarda hissetmedim. Dışarıdan gördüğünüz gibi Adana’da kadın-erkek ayrımı sert değildir. Özellikle köklü ailelerde anneler ön plana çıkabiliyor. 15 ilçeden 14’ü erkek başkandı. Sayın Cumhurbaşkanı’na, Sayın Başbakan’a bir istek iletileceği zaman, “Bayansın sen iste” diye beni öne attıkları bile oluyordu.

– Bakanlığınızda “kadın penceresi” açar mısınız?

Bir insanın işini doğru yapması, nitelik üst kriterdir. Kadın olması daha da güzel olur. İstihdam noktasında kamuda ve diğer alanlarda kadınlar çok daha fazla olmalı. Yönetici kademesinde güzel noktaya geldik, bunu devam ettirmemiz lazım.

Categories: Genel Tags: , , , , ,

Erdoğan dan son dakika açıklamaları

Cuma, 04 Ara 2015 yorum yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:

Engellilerin hayata katılması noktasında kamunun insiyatif alması gerekir. İnsanın ruhundan ve fıtratından kopartan anlayış maalesef bugün de devam ediyor.

DAEŞ ile mücadele kılıfı altından çocukları ve kadınları öldürenlerin vicdanı olduğunu söyleyebilir miyiz. İnsan olmadığı yerde devletin de bir anlamı yoktur. Bütün insanlığı kucaklamayan bir anlayış insani olamaz.

Kasım 2015 itibariyle 467 bin 600 engelli vatandaşımız evde bakım hizmetinden yararlanıyor. Bakım için sıra bekleyen engellimiz kalmadı.

Categories: Genel Tags: , , , ,