ana sayfa > Genel > Yabancı şarkıları kopyalamayan yoktu

Yabancı şarkıları kopyalamayan yoktu

Pazar, 13 Ara 2015 yorum ekle yorumlara git

KÜBRA PAR / GAZETE HABERTÜ[email protected]İngiliz şarkıcı Adele’in ‘Milllion Years Ago’ adlı şarkısıyla Ahmet Kaya’nın ‘Acılara Tutunmak’ şarkısı arasındaki benzerlik, tartışma konusu oldu. Murat Bardakçı, Macide el-Rûmî’nin ‘Kelimât’ıyla Ahmet Kaya’nın şarkısı arasındaki benzerliğe dikkat çekince tartışma yeni bir boyut daha kazandı. Peki Türkiye müzik tarihi boyunca kim kimden (ç)almıştı? Müzik eleştirmeni Naim Dilmener ile konuştuk…

1 haftadır Adele ile Ahmet Kaya’nın şarkıları arasındaki benzerliği konuşuyoruz. Son karar nedir?

Bence başından beri araklama ya da çalma yoktu. Ama Adele’in şarkısını dinledikçe, “Bu şarkı Ahmet Kaya’nın şarkısının yolunun bir kısmını takip etmiş” diyorsunuz. Fakat dikkat ederseniz, Ahmet Kaya’nın söz konusu ‘Acılara Tutunmak’ adlı şarkısı diğer şarkılarına göre farklıdır. Batılı bir formdadır. Hatta ne zaman bu parçayı dinlesem, “Ahmet Kaya bunu bir yerden mi aldı?” diye düşünürüm. Shazam adlı uygulamaya dinlettim, bir yığın şey listeledi. Sonra Londra’da müzik eğitimi alan Donat Bayer ile konuştuk. “Bu şarkı Charles Aznavour’un herhangi şarkısından biri olabilir. Bu Fransız şansonları formudur” dedi.

Murat Bardakçı, ‘Acılara Tutunmak’ı Lübnanlı şarkıcı Macide el-Rûmî’nin ‘Kelimât’ adlı şarkısına benzetiyor.

Evet, benziyor. Ama tamamen aynı değil. O da Fransız şarkı formudur

Ahmet Kaya, Fransız şansonlarından almış olabilir mi?

Türkiye müzik piyasasında, yabancı şarkıların olduğu gibi kopyalanmasına çok örnek var. Fakat Ahmet Kaya’nın böyle bir şey yaptığını hiç zannetmem. Bazı sound’ları sürekli dinlerseniz, bilinçaltınız onu kaydedebilir. Beste yaparken farkında olmadan o melodiye kayabilirsiniz. Adele’in ya da Ahmet Kaya’nın durumu da böyle olabilir.

“Adele de Ahmet Kaya da masum” diyorsunuz ama bizde açıkça başkasının bestesini araklama da az rastlanır bir durum değilmiş…

Bir zamanlar araklama diye bir şey yoktu. Herkes bütün şarkıları serbestçe kullanabiliyordu. Çünkü Türkiye’de telif hakları yasası yoktu. Zaten Türkiye’de pop da bir yabancı şarkıyla başladı. ‘C’est Écrit Dans le Ciel’ adlı şarkı, ‘Bak Bir Varmış Bir Yokmuş’ oldu. Fecri Ebcioğlu, bestecisine bile danışmadan Türkçe söz yazmış ve söylemiş. İzin almak gerekmiyordu.

İzin almak gerekmiyor muydu, yoksa işlerine mi gelmiyordu?

Bence akıllarına bile gelmiyordu. Böyle haklar anonim görülürdü. 1961-1962 yıllarından bahsediyorum.

‘ORHAN BABA VE SEZEN AKSU MASUM’

Orhan Baba’nın bazı şarkılarının Arap şarkılarına benzediği iddia ediliyor.

Bu hep iddia edilmiştir. Orhan Gencebay’ın beslendiği kaynaklar vardı ama yepyeni şarkılar yaptı. Anadilim Arapça olduğu için çok Arapça şarkı dinledim. Hiçbir benzerlik duymadım. Eğer çalsaydı bu internet furyasında mutlaka ortaya çıkardı. Tersi doğrudur. İsrailli şarkıcı Zehava Ben, Orhan Gencebay’ın şarkılarını izinsiz söyledi.

Sezen Aksu’yla ilgili de iddialar var. Yargı kararı da var sanırım…

O yargı kararı Meral Okay’ın sözlerini yazdığı ‘Adı Bende Saklı’ ile ilgiliydi. Beğeniyorlar ama Yunan besteciyle bağlantı kuramıyorlar. Bu yüzden “Anonim” yazıyorlar. Bu fark edildi ve mahkemelik oldular. Orhan Gencebay ve Sezen Aksu gibi biri neden geçmişini çöpe atıp böyle bir şeye ihtiyaç duysun ki! İkisi de yaratıcı insanlar.

Ama izin alamıyorsa kullanması doğru mu?

O kadar güzel şarkı ki siz olsanız almamaya dayanabilir misiniz? (Gülüyor.) Nitekim daha sonra şarkının bestecisi Thanou Mikroutsikou şarkıyı o kadar çok sevmiş ki Yunanistan’da tribute albümü çıktı ve Sezen Aksu’yu da dahil etti.

‘Ajda Pekkan, Patricia Carli’den Nilüfer Anne-Marie’den aldı’

En meşhur uyarlama ya da araklama örnekleri nelerdi?

Ajda Pekkan’ın diskografisinin yüzde 90’ı yabancı şarkıdır. Daha çok Fransız, İtalyan ve İspanyol şarkılardan almışlar. Fecri Ebcioğlu, daha çok Patricia Carli’den seçip onun şarkılarını Ajda Pekkan’a yazardı. Bu şarkılardan biri de ‘İlkokulda Tanışmıştık’ idi. Tuhaf bir tesadüfle Patricia Carli Türkiye’ye geldi. Sezen Cumhur Önal’la çalışarak aynı şarkının Türkçe’sini yaptı. Fakat Ajda Pekkan’ın Türkçe versiyonu daha çok satıyordu. Tartışma çıktı. Patricia Carli, Ajda Pekkan’ı mahkemeye vermek istedi. Sonra aralarını buldular.

Başka?

1973’te Anne-Marie David, Eurovision’da Lüksemburg adına ‘Tu te Reconnaîtras’ şarkısını söyledi. Bu şarkının Türkçe’sini “Göreceksin Kendini” adıyla Nilüfer yaptı. Sonra Anne-Marie David de Türkiye’ye geldi. Türkçe plak yapıldı. Baktılar millet Nilüfer’le daha çok ilgileniyor. Anne-Marie, Nilüfer’e düşman kesildi! 1975’te Eurovision Türkiye elemelerinde Nilüfer ‘Boşver’ şarkısıyla yarışırken, şarkının çalıntı olduğunu iddia edip Nilüfer’i çekilmek zorunda bıraktı.

O dönem başka kimler vardı yabancı şarkıları ‘uyarlayan’?

Erol Büyükburç yabancı şarkıların üzerine söz yazıyordu. Gönül Turgut, Ayferi, Yeliz, Füsun Önal, Nil Burak, Asu Maralman… 1990 öncesinde yabancı şarkı üzerine söz yazıp söylemeyen çok az insan var. Moğollar bile bunu yapmıştır.

Albümlerinde şarkıların orijinal adlarını geçiriyorlar mıydı?

Hayır, genelde geçirmiyorlardı.

Eski albümler günümüzde yeniden çıktığında orijinallerinin adını yazıyorlar mı peki?

Kanun şimdi yürürlükte olduğu için izin istemek zorundalar. Hak sahibine başvuruyorlar. Şarkının asıl sahibi, sözlerin çevirisini isteyip tartıyor. Ondan sonra karar veriyor. Bazı yabancı şarkılar söylenemiyor.

Ahlaken sorun yok mu?

Bunu şimdi düşünüyoruz. Nasıl ırkçılık, ayrımcılık, cinsiyetçilik son 15-20 yıldır farkında olduğumuz bir şeyse, bu da böyle. O dönem bunun ayıp ya da başkasının emeğine saygısızlık olduğu kimsenin aklına gelmiyordu. Son derece normaldi.

‘ÜMMÜ GÜLSÜM’Ü TÜRKÇE’LEŞTİRDİLER’

Mısır ve Arap müziğinden de çok etkileniyorlar değil mi?

Bu daha çok 30’lu ve 40’lı yıllarda olurdu. Müzikal Arap filmleri çok ilgi gördü. Yapımcılar, “Filmler iyi gidiyorsa müzikleri de iyi gider” diye düşündü. Özellikle Ümmü Gülsüm’ün eserlerini Münir Nurettin Selçuk ve Müzeyyen Senar’a Türkçe’leştirmişler. Sadettin Kaynak da bu film şarkılarının yolundan giden besteler yapmıştı.

‘TARKAN DA BESTECİYİ BAŞLANGIÇTA GİZLEDİ’

Tarkan’ın da bir şarkısı var galiba…

Tarkan ilk çıkışını Gipsy Kings’in şarkısıyla yapmıştı zaten. ‘Vazgeçtim’ şarkısıydı.

Yazmış mıydı orijinal kaynağı albüme?

Yazmamıştı. Ortaya çıkınca düzelttiler. Tarkan besteci olarak iyi değil demek ki. Bu yüzden yıllarca Sezen Aksu şarkıları söylemedi mi? ‘Şımarık’ şarkısında Şanar Yurdatapan’ın bestelediği Alpay’ın söylediği ‘First Kiss’ten etkilenme vardır. Orada ritim paralel gider ve Alpay şarkıda “Muucck” yapar. Bu dünyadaki kaç şarkıda öpücük geçer ki? Dolayısıyla Sezen Aksu, bilerek ya da bilmeyerek bu şarkıdan etkilenmiştir.

Ya Teoman?

Teoman için “Manic Street Preachers’tan, U2’dan alır” deseler de bugüne kadar bu gruplarla Teoman arasında direkt bağ kuranı görmedim. Bence almıyor. Müzisyenler bir şey yaratmak için bir sürü şey dinliyorlar. Manic Street Preachers da muhtemelen Teoman’ın beslendiği kaynaklardandır.

‘YILDIZ USMONOVA, CANDAN ERÇETİN’İ AFFETMEDİ’

Başka örnek var mı?

Candan Erçetin’in ‘Yalan’ şarkısının Yıldız Usmonova’nın olduğu ortaya çıktı. Usmonova’ya hakları ödenmeye başlandı ama albüm ilk çıktığında altında “Anonim” yazıyordu. Yıldız Usmonova, Candan Erçetin’i affetmedi. Serdar Ortaç da bir şarkısını istemişti ama Yıldız Hanım vermedi.

Sertab Erener’in de Hint müziğinden aldığı iddiaları var…

Onu bilmiyorum ama başka bir Hint müziği davası büyük bir tazminatla sonuçlandı. Bizimkilere de büyük bir gözdağı oldu. Panjabi MC’nin bir şarkısını Davut Güloğlu aldı. Altına da kendi adını yazdı. Ondan sonra kıyamet koptu. Panjabi MC mahkemeye verdi, Davut Güloğlu ve firması Özer Plak bu davanın altında kaldı. Davut Güloğlu o günden beri yok. Bu iyi bir örnek oldu. Artık şarkıyı olduğu gibi alıp “Benim şarkım” diyemiyorlar.

Melodiyi uyarlayanlar var mı?

Var ama isim verip kimseyle sürtüşmek istemem. Fabrika gibi beste üretenleri dikkatli dinleyin. Arap dünyasında Marcel Khalife vardır. 5 dakikadan başlayıp 20 dakikalara kadar giden olağanüstü şarkılar yapar. Müthiş bir müzisyendir. Bu uzun şarkıların hem birkaç melodisi hem de onlarca alt melodisi olur. Beste fabrikatörü dediğimiz insanlar ana melodilere kapılmıyorlar. Alt melodileri kopyala- yapıştır yapa yapa ana melodi çıkarıyorlar.

‘MUSTAFA SANDAL BESTECİNİN ADINI YAZMADI’

Üstü kapatılan vaka var mı?

Telif hakları yasasına göre birinin bestesine söz yazıyorsanız, teliflerin besteciye gitmesi gerekiyor. Bizimkiler para ödememek için bestecinin adını yazmak yerine “Anonim” yazmaya başladılar. Nawal Al Zoghbi adında müthiş bir Arap yıldızı var. Mustafa Sandal’ın ‘Güncel Zalim’ şarkısı çıktı. Baktım Nawal’ın şarkısının aynısıydı ama bestecinin yazıldığı bölüme “Anonim” yazmışlar. MSG’yi aradım. Düzelteceklerini söylediler, düzeltmediler.

‘SERTAB ERENER ORKESTRAYI YAKALAYAMIYOR’

Bugünkü şarkılar kalıcı mı? 50 sene sonra hatırlayacağımız, şu an popüler isimler var mı?

Çok… Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Alpay, Erol Büyükburç, Mirkelam, Mor ve Ötesi, Duman, Rashit, Aylin Aslım, Burcu Güneş… Büyük ve güçlü ses zor bulunur. Tabiatın büyük ses bahşettiği her insanın büyük şarkıcı olduğunu söylemek mümkün değildir. Işın Karaca ve Sertab Erener çok büyük ses ama kullanamıyorlar. Burcu Güneş kullanıyor.

Sertab neden kullanamıyor?

Kendilerini, beraber çalıp söyledikleri orkestranın bir parçası gibi kabul etmiyorlar. “Biz starız” diye düşünüyorlar. Dolayısıyla şarkıların hiçbir zaman dengesi olmuyor.

Naim Dilmener’e göre…TÜRK POPUNUN EN İYİ 5 İSMİ Selda Bağcan, Hümeyra, Mazhar Fuat Özkan, Moğollar, Ajda Pekkan.

EN KÖTÜ 5 İSMİ Sinan Akçıl, Mehmet Erdem, Mustafa Ceceli, Serdar Ortaç, Nil Karaibrahimgil.

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok